ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 02 Nisan 2010 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

TABAKHANE
DERESİ KÖPRÜSÜ

Araştırma : M. Ufuk MİSTEPE
(Araştırmacı - Orman Endüstri Yüksek Mühendisi)

TABAKHANE
DERESİ KÖPRÜSÜ
(Ünye Vizyon Dergisi - Yıl : 1, Sayı : 2, Şubat 2010, Sh. 30 - 31'de yayımlandı.)

Tabakhane Deresi Köprüsü - Muhtemelen 1864/65'li Yıllarda İnşâ Edildi.
Ünye'nin en eski fotoğrafı olmaya aday bir fotoğraf olup, çekeni ve tarihi belli değildir.

Gönderen : Fotoğraf Sanatçısı Süleyman İSKENDER / Trabzon

            Fotoğraf Sanatçısı Süleyman İSKENDER’in gönderdiği Köprübaşı’na ait tarihî değeri olan Tabakhane Deresi Köprüsü’nün fotoğrafı beni bu köşe yazısını yazmaya yönlendirdi. Köprü detaylarını bu denli net veren belki de en önemli fotoğraftı elime geçen? 2005’te, arşivindeki bu küçük ebat fotoğrafa bir subay daktilo ile Ünye Köprüsü yazıvermiş.

            1864 tarihli Osmanlı belgelerinde yıkılan Tabakhane Deresi Köprüsü yerine iki gözlü köprü inşâ edilmesinden bahsedilmekteydi. O halde köprü 1864/65’li yıllarda tamamlanmış olmalıdır. Fotoğrafı kimin hangi tarihte çektiği bilinmiyor! Bu fotoğrafın kesin olmamakla birlikte II. Abdülhamit Han’ın 1880 yılında çektirdiği ilk fotoğraflardan belki de daha eski olma ihtimali olup, muhtemelen Ünye’nin en eski ilk fotoğrafı olma unvanına adaylık özelliği taşıdığını söyleyebilirim.

  
Ünye Vizyon Dergisi - Yıl : 1, Sayı : 1/2, Ocak - Şubat 2010

            1805 doğumlu, William John Hamilton 1836 - 1840 yıllarında Anadolu'yu ziyaret eder, Ünye’ye de uğrar ve ‘Researches in Asia Minor, Pontus and Armenia’ adlı eseriyle günümüze çok değerli bilgiler bırakır. “Fatsa istikametinden kasabaya yaklaştıkça birçok kırmızı ve beyaz kireç taşı yığını çıkarılmaya hazır bir şekilde kumsalda öylece duruyordu, bazıları Giresun’a taşınıyor bazıları kaldırım taşı olarak kullanılıyor. Ağırlığımızla bükülen, yere doğru eğilen tahtadan yapılı bir köprü ile Ünye Suyu’nu geçtik ve çınar ağaçlarının altında uzun bir yürüyüşe başladık. Burada Osman Paşa’ya ait ticarî amaçlı yapılan birkaç tekne vardı.” demektedir.1 Burada söz konusu edilen tahta köprü kanaatimce Phigamus (Figamus = Ünye Suyu) olarak bilinen Cevizdere Irmağı’na ait köprü olmalıdır.

            19. Yüzyıl’ın sonlarında bölgemizde büyük bir sel felâketi yaşanmıştır. Bunun neticesinde Tabakhane Deresi üstünde bulunan köprü yıkılmıştır. O dönemde de son 300 yıldır devam eden ekonomik zorluklar köprünün bir an evvel yapılmasına engeldir. Batum muhaciri belediyede görevli Osman Efendi (Kokulu Hafız’ın kayınpederi, tiyatro sanatçısı Mete Sezer’in dedesi) bu sorunu Ünye’de yaşayan ve ticaretle iştigal eden Yahudi bir aile ile çözebileceğini düşünerek aileyi ziyaret eder, durumu anlatır. Aile yardımcı olabileceğini, yalnız bir şartlarının olduğunu, ibadet günü olan Cumartesi ile haftalık pazarın çatıştığını bunun düzenlenmesi koşuluyla yardımcı olabileceğini söyler. Şehrin ileri gelenleri bunu uygun bulurlar. Halk buna biraz zorlanır. Köyden gelenler jandarma zoruyla geri gönderilir. Belli bir süre sonra halk alışır ve o günden beri hafta pazarı ÇARŞAMBA günleri kurulur.6

Ünye - Sarıyer 30.10.1907 Varışlı Pullu Kart (Belki de Ünye'nin En Eski Fotoğraflarından)

            Ünye Sancağı’nın yönetimini ve imar faaliyetlerini takip eden Müfettiş Paşa, 1864’te Ünye’ye gelerek yapılan çalışmaları daha yakînen görmüştür. Müfettiş Bey’den sonra faaliyetler artarak devam etmiş, şehirde bulunan câmiler, kabristanlar, taş köprüler tamir edilmiş, ayrıca Ünye Kasabası çarşısına gelen leziz suyun yeniden getirilmesi için çalışmalara başlanmıştır. Ayrıca şehir çeşmeleri yeniden onarılıp, tatlı sular akıtılmış, Hükûmet Konağı civarında bulunan kütüphanesi olan FETVAHANE güzelce badana edilip gerekli görülen yerleri boya ile tezyin edilmiştir.2

 
Ünye Vizyon Dergisi - Yıl : 1, Sayı : 2, Şubat 2010, Sh. 30 - 31, 7,50 TL

            Bu konular ile alâkalı Ünye Kaymakamlığı’ndan Müfettişlik Makamı’na 23 Temmuz 1864 tarihinde uzunca bir bilgilendirme yazısı gönderilmiştir.5 Ünye, sancak olduğu günden (1864) itibaren müthiş bir hareketlenmeye sahne olmuştur. Ünye Sancağı’na bağlı kazâlar (Merkez, Fatsa, Niksar, Erbaa, Bolaman ve Karaguş)3 birer birer imar edilip yollar, köprüler, çarşılar yapılmıştır. Ünye Kasabası civarındaki iki adet taş köprü dahi fena bir hale gelmiş olduğundan yeni yapılmışçasına güzelce tamir olunup normal halinden haylice genişletilmiş olduğu gibi kendir mahzeninin öte tarafından olan taş köprü dahi yıkılıp harap olduğundan gidiş – geliş zorlukla yapılmakta bulunduğundan bu da tamamen yıkılıp iki misli genişletilerek yeniden düzenlenmiştir. Bunlardan başka Terme ve Fatsa tarafındaki yollara da ahşap iki adet köprü yaptırılmış ve bu iki tarafta düzenlenmesi gerekli olan köprülerin de tanzim işlerine başlanmıştır.2 – 4 Muhtemelen bu köprüler Cevizderesi Irmağı, Lâhna Deresi, Tabakhane Deresi, Curi Irmağı ve Akçay Irmağı köprüleri olmalıdır.

            Ünye Kasabası çarşısına gelen leziz su, nehrin üzerinde bulunan köprü üzerinden terazi ile getirilmekte olup, her sene yağmurların sebebiyet verdiği seller sonucu bu terazi yıkılıp harap olduğundan, yapılıncaya kadar ahali beş vakit namaz için denizden abdest almak zorunda kalmıştır. Bu işin çözümlenmesi maksadıyla mezkûr nehir üzerine İKİ GÖZLÜ KÖPRÜ inşâ edilip, bu tatlı suyun üzerinden geçirilmesiyle pek çok fayda sağlanacağından hemen inşâsı işi uygun görülüp, ahali tarafından da desteklendiğinden, Bolaman Kazası’ndan köprü ilminde mahir bir taşçı ustasına keşif yaptırılmakta olup, Allah’ın izniyle onun dahi şu günlerde inşâsına başlanacaktır.5

Köprübaşı Mevkii'nden Ünye'nin Görünümü.

http://www.ordulu.8k.com/ordufotograf_03.htm

            O yıllarda Ünye’de Havuzbaşı ve çevresi mesire yeriydi. 'Tepe'de üfle, Köprübaşı'na git, örzgârından serinle!' sözünü ağzından düşürmeyen Ünyeliler senelerce evvel, kentin en çok rağbet gören yeri olarak, eski Fatsa Caddesi üzerinde, Köprübaşı Mevkii'nde, şimdi her biri tarih olan dabakhanelerin bulunduğu yerden, Döşemedibi'ne giden yolun yaklaşık 250 - 300 metre solundaki, şehrin kullanma suyunu temin eden HAVUZBAŞI ve de çevresini mesire yeri olarak seçmişlerdi.

            Balıkdeğirmeni’nden Ünye’ye pöğreklerle getirilen içme suyu için Köprübaşı’nda vaktiyle Su Terazisi yapılmıştı. Köprübaşı’nda ayrıca Kireç ve Tuğla Fırınları, Kendir Tezgâhı ve Debbağhaneler de bulunurdu. Burada faaliyet gösteren en büyük dabakhaneler rahmetli Hasan Ürer ve Necati Vidinli'ye aitti. İlâveten Lâzzâde Ruşen Efendi ile Ahmet Kavaklıoğlu’nun Çömlek Fabrikaları da vardı. Daha sonra şehrin en büyük dabakhanelerini oluşturan Hasan Ürer ve Necati Vidinli'ye ait işyerleri birleşerek, dabakhâneden Ürer Lâstik Fabrikası’na dönüştü. Ünye’nin organize sanayi bölgesiydi sanırdınız Köprübaşı Mevkii’ni...

Servet-i Fünûn Dergisi Kapağında Ünye ve Tabakhane Deresi Köprüsü (1902)

SERVETIFUNOUN Journal Illustré Turc Paraissant Le Jeudi Constantinople 14me Année Directeur - Propriétaire Ahmed İhsan

            1960’lı yılların sonlarıydı. Keşaplı Sokak sakinleri Becoğlu Cemal GÜVEN'in üç katlı evine koşuşturuyordu. Biz de ailecek telâşe mahalline geldik. Hengâmenin sebebi daha önce 1963’te küçük bir yangın geçiren Köprübaşı'ndaki Ürer Lâstik Fabrikası'nda çıkan yangınmış meğer! Evin üçüncü kat pencerelerinden sarkarak 4 km uzaklıktaki yangını korku ve endişeyle seyretmeye başlamıştı tüm mahalleli!!! Gökyüzü, parlayan devâsa alevler nedeniyle koyu kıpkırmızı olmuş.. çocuk beynimde sanki mahşer canlanıvermişti! Fabrikanın yanışı sırasında, Ünye semaları, korkunç alevler ve simsiyah dumanlarla kaplanmış, halkımız büyük panik ve korku yaşamıştı. Korkudan metabolizmamın doğal olarak verdiği masumâne tepkiyle sık sık da çişim gelmişti yangını seyrederken!

Tabakhane Deresi Peyzaj Düzenleme Çalışmaları

Ünye Belediyesi Fotoğraf Arşivi

            Yangınlar, seller.. Ünye’de yaşanan felâketlerden bazıları. Suların kabarmasının ekonomik hayatta bazen getirisi de olmaktaydı. 1930 Ünye doğumlu Çömlek Ustası Faruk YILDIZ’ın aktarımlarına göre Sarı Hacıoğulları’ndan Sefil Tüccar Kaptan’ın kızkardeşi, içme suları tesisi için Beylik Horu’nun mülkiyetini Belediye’ye hibe eder. Kırk kadar tapuyu da 93 muhacirlerine bağışlar. Ailenin büyükleri Sultan Hamid’in ilim sofrasında bulunurlarmış. Sefil lâkabı uluslararası sularda gezen kaptanlara verilirmiş. Şimdiki Veterinerlik Binası’nın Tabakhane Deresi hududunda vaktiyle Yelkenli Gemi İmalâtı yaparlarmış. Her sene suların kabardığı dönemlerde de gemileri yüzdürerek denize indirirlermiş.

            Fotoğraflardan da tespit edileceği üzere Tabakhane Deresi üzerine yapılan köprülerin mimarîsi farklılıklar arz etmektedir. Yakın plân çekimler yapılmadığından inceleme şansı ne yazık ki bulunamamaktadır. Bu yazımızda yayımlanan en eski fotoğraf ise en detaylı görünenidir. İki gözlü köprü 1902’den önce yıkılmış olsa gerek! Haziran 1914’te vuku bulan sel neticesinde de Servet-i Fünûn Dergisi’nde yayımlanan altı gözlü köprünün yıkıldığını tahmin ediyoruz.

Ünye Hâtırası / Genel Manzara - Tabakhane Deresi Köprüsü

Editeur : Osman Nouri, Trébizonde, No. 95

            Eski Ünyeliler'in Foto Ahmet olarak tanıdığı, Araştırmacı Yüksel ŞEN’in babası, Ünye’nin ilk Türk Fotoğrafçısı Ahmet Hüseyin ŞEN, 13 Haziran 1907 tarihinde Ünye'de Orta Mahalle, Keşaplı Sokak’ta, 23 numaralı evde doğmuş ve ilk kez 1922 yılında Ünye'de "Alimünot" yani Sehpa Makinesi ile fotoğraf çeken fotoğrafçı dükkânını açmıştı.7 Dolayısı ile söz konusu fotoğrafı çekmiş olması muhtemel değildir! 1902 yılında yayımlanan Servet-i Fûnun Dergisi’nin 693’üncü sayısı kapak sayfasında yayımlanan ve Köprübaşı’nı da gösteren fotoğraf da bir başkasına ait olmalı. Bunların dışında 1930’da yayımlanan ‘Resimli Ünye Rehberi’ ile 1933 yılında yayımlanan ‘1923 – 1933 İktisadî Hareketleri’ kitaplarındaki fotoğraflar ona aittir.

            Tarihî coşku ve perspektiften, köprülerin yıkılmaması dileğiyle.. esen kalınız.

                                                                                                                16 Şubat 2010 / Ankara

Debbağhaneler Yöresi ve Tabakhane Deresi Köprüsü / Ünye

Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (ŞEN) - (D. 13.06.1907 Ünye - Ö. 70'li Yıllar İst.)

            KAYNAKÇA :

            1 WILLIAM, John Hamilton – Researches in Asia Minor, Pontus and Armenia, Newyork, 1984, sh. 268 – 280.
            2 DOĞAN, Osman – Tarih Boyunca Ünye, Belediye Kültür Yy. 3, Samsun, 2003, 514 sh.
            3 BOA.A.MKT.MHM 317/7.
            4 ARGAN, Yaşar – İpek Yolu ve Ünye, Kent Araştırmaları Serisi : 1, İstanbul, 2004, 176 sh.
            5 BOA.A.MKT.MHM 311/56 Lef 5.
            6 KABAYEL, Ahmet – Tarihte Ünye Pazarları
            7 MİSTEPE, M. Ufuk – Ünye’nin İlk Fotoğrafçısı Ahmet Hüseyin ŞEN http://unyezile.com/ahmetsen.htm
 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR