.
|
|
DEFİNE CENNETİ |
|
Röportaj : Hacer
COŞKUN
Araştırma : Yaşar KARADUMAN
(Araştırmacı Yazar - Gazeteci - Matbaacı)

Yaşar KARADUMAN Fotoğraf Arşivi
DEFİNE CENNETİ
ÜNYE

Ünye başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi, yaşadığı tarihî ve kültürel zenginliklerin etkisinden olacak define avcılarının bir numaralı gözde yerlerinden biri haline geldi. Tarihe ve kültüre saygısı olmayan definecilerin dağ taş demeden, mezarlıklara saygı duymadan birçok tarihî güzelliği talan ederek zarar verdiği görülüyor. Ermenilerin tehcirde, Rumların da 1924 yıllarında mübadelede Ünye’den göç ederken sakladıkları ve bir kısmı zaman zaman tesadüfen bulunan altın ve ziynet eşyaları her zaman definecilerin iştahını kabartmış ve Ünye’yi “Define Cenneti” olarak görmüşlerdir.
Ünye tarihine ışık tutan araştırma yazılarıyla birçok bilinmeyeni gün ışığına çıkaran Araştırmacı Yaşar Karaduman, Ünye’de yaşayan Ermeni ve Rumlara ilişkin bir araştırma sırasında ulaştığı ve Ünye’de bulunduğu iddia edilen defineler hakkında yaptığı açıklamayla kısa bir süre önce bütün dikkatleri üzerine çekti.
Define Bulma Uğruna Yokedilen Bir Mimarî Kültür

Fotoğraf : Yaşar KARADUMAN
Yaşar Karaduman ulaştığı bu bilgilerle bir anda Ünye’de gündeme oturdu. Üzerinde yaşadığımız topraklarda ne paralar, ne altınlar, ne defineler varmış! Meğer biz Ünyeliler bir hazinenin üzerinde oturuyormuşuz da haberimiz yokmuş!
Eski bir Ünye konağının bodrumunda sandığın içinde ulaşılan belgeler ve define hikâyeleri ile gelinen noktaya ilişkin çok sevdiğim değerli büyüğüm Yaşar Karaduman ile yaptığım röportajı sizlerle paylaşıyorum.
Hizmet Gazetesi Muhabiri
ve Editörü Hacer COŞKUN Röportajı Redakte Ederken

Hacer COŞKUN Fotoğraf Arşivi
Hacer COŞKUN - Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Yaşar KARADUMAN - Ben Ünye’nin köklü bir ailesinden gelmekteyim. Cumhuriyet'ten önceki aile adımız “Köleoğulları” imiş. Soyumuzun geldiği en büyük dedem Köle Mehmet, Osmanlı kadırgalarında forsa olarak (kürek çeken) Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon fethinden dönerken Ünye’yi korumak için bıraktığı bir kadırga ve 300 kadar denizciden oluşan askerlerle birlikle Ünye’ye gelmiştir.. Asıl kökenimizin, İskenderiye olduğu sanılmaktadır. Yani beş yüz senedir Ünye'deyiz ve beş yüz senedir ailemiz denizcilikle uğraşmaktadır ve beş yüz senedir Ünye Yalıkâhyalığı ailemize aittir. Son Yalıkâhyası dedem Veysel Kaptan’dır. Veysel Kaptan 1936 yılında vefat edince ve Ünye’de belediye teşkilatı kurulunca Yalıkâhyalığı kaldırılmıştır. Son kaptan Yaşar Kaptan benim amcamdır. Ben ailede sekizinci kuşak kaptan olarak hazırlanırken Ünye’de deniz taşımacılığı bitti. Halen çocukluk arkadaşlarım bana “Yaşar Kaptan” derler
Tarih benim hobimdir. O nedenle fazla iddialı değilim. Benim eğitimim halen yaptığım matbaacılık mesleği ile ilgidir.. kâğıt, makine, grafik ve baskı tekniği (Druck und Papier - Maschinentechnik).
Otuz yıl Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde çalıştıktan sonra on yıl kadar önce ülkeme döndüm. Okuldayken en büyük arzum, tarihçi, edebiyatçı veya bir arkeolog olmaktı. Rahmetli Hocam Ömer Çam bana çok güvenmişti. Kısmet hobi olarak yapmakmış. Halen İstanbul’da yaşamaktayım; bir kız bir erkek olmak üzere iki çocuğum var.
|
Yaşar Karaduman |
Hacer COŞKUN - Sayın Yaşar Karaduman, İzmit ve özellikle Sapanca Gölü, Türkiye’de definenin en çok bulunduğu şehirlerin başında geliyor. Peki Ünye’nin tarih zenginliği göz önüne alındığında bugün “Ünye keşfedilmemiş bir define şehri. Bu kentte birçok kişi define zengini olmuştur ve keşfedilmeyi bekleyen zenginlikler var” diyebilir misiniz?
Yaşar KARADUMAN - Benim nerelerde hangi defineler var, bu konuda fazla bir bilgim yok. İzmit, Sapanca, İznik bölgesi de Bizanslıların ve Hıristiyanların yoğun yaşadıkları yerlerdir. Ünye’de de ne kadar ve nerelerde var onu da bilemiyorum, ama burada yaşamış bir Ermeni ve Rum topluluğu vardır, onların giderken bu tür eşyalarını saklamaları doğaldır. Ayrıca, Cevizdere, Saraçlı ve Bayramca da kurulmuş üç antik Ünye şehri ve eski İpek Yolu'nun (Ünye - Niksar) buradan geçmesi, fetihlerden dönen askerlerin ganimetleri bu güzergâhta saklamış olmaları varsayımı define avcılarının gözünde Ünye’yi bir define cenneti yapmıştır.
Ünye’de arka sokaklarda kalmış bir Rum evi

Yaşar KARADUMAN Fotoğraf Arşivi
Hacer COŞKUN - Siz Ünye tarihine ilişkin birçok araştırmalara imza attınız ve devam eden çalışmalarınız var. Peki bu define haritasını bulduğunuz sandığa ulaşma hikâyeniz ne şekilde oldu?
Yaşar KARADUMAN - Ben araştırmalara başlayana kadar kimse bu işe el atmamıştı. Bir bayan öğretmen arkadaşımız zaman zaman bu konuya eğiliyordu. Yaşlı insanlar tek tek bu dünyadan ayrılıyorlardı, bildikleri de onlarla beraber gidiyordu. Hikâyeler, anılar, bir Ünye tarihi yavaş yavaş yok oluyordu. Bizden önce de kimse yazmamıştı. Kısa zamanda dediğiniz gibi birkaç konuyu kayıt altına almayı başardık. Ünye basını, televizyon ve radyoları bize destek verdiler.. sağolsunlar. Şimdi benim gibi birkaç değerli arkadaş süratle Ünye’nin geçmişini kayıt altına almaya çalışıyoruz. Aramıza hocamız İrfan Işık da katıldı, daha güzel şeyler yapmaya başladık.
Benim defineyle bir işim yok. Ben Serveti Fünun şâirlerinden Ünyeli Şâir Behlül Ziya Bey’in evrak-ı metrukesini yani kayıp evraklarının bulunduğu bir sandığı arıyordum. Karşıma bu sandık çıktı.
Serveti Fünun Şâiri Ünyeli Ziya Behlül
Bey’in evrak-ı
metrukeleri ve el yazması eserleri aranırken tesadüfî bulunan sandık.

Fotoğraf : Yaşar KARADUMAN
Biz aslında iki sandık bulduk. O gün o sandıklara bakmaya giderken seni de alacaktım, ama sen habere gitmiştin. Sandığın birinde evraklar vardı, fareler kemirmişti ve yuva yapmıştı sandığın içine, kapağını açınca üzerimize atladılar.
Evrak Dolu Sandık ve
Yanında İçi Boşaltılmış Başka Bir Sandık.

Fotoğraflar : Yaşar KARADUMAN
Hacer COŞKUN - Acaba define burada mıydı?
Yaşar KARADUMAN - Bana Ünye’de biri bir haritaya benzeyen bir şey verdi ve dedi ki : "Bu haritayı ben babamdan aldım, burada gösterilen yerlerin dört tanesinde tesadüfen define bulundu. Babam bu haritayı Ünye’de bir konaktaki sandığın içinden almış, orada daha birçok evrak varmış, fakat şimdi ağır hasta olduğu ve konuşamadığı için bu konağı hatırlayamıyor" dedi. Uzun uğraşlardan sonra konağı buldum. Sahibinden izin alarak içeri girdik ve bodrumda iki sandık vardı. Sandığın birinde evraklar, belgeler, el yazması defterler, mektuplar her şey vardı.
Sandığın biri boştu. İçinde ne vardı, neler alınıp götürülmüştü bilemiyoruz. Belki aradığımız hazine buydu, geç mi kalmıştık? Bizden önce biri buraya gelmiş ve sandığı boşaltmıştı!!! ?
Hacer COŞKUN - Ünye Konağı’nda ulaştığınız bu belgeler şu an inceleniyor. Ünye ve çevresinde Rumlar’ın giderken sakladıkları ve bir kısmı tesadüfen bulunan altınların yerini gösteren define haritası bunların içinde mi?
Araştırmacı Yazar Yaşar KARADUMAN Mezarlıkta Bir Araştırma ve
Tetkik Gezisinde.

Fotoğraflar : Musa Ö. KIROĞLU
Yaşar KARADUMAN - Ben özellikle Ermeni ve Rumları çok yazdığım için, bir zaman sonra insan o tarihlerde geçenleri yaşamış gibi oluyor. Definecilik ise birçok şeyi bilmeyi gerektiren bir iştir. Yasaldır, izin alır, çalışabilirsiniz; yasak olan.. izinsiz kazı yapmak ve eserlere zarar vermektir. Bilinçsiz defineciler Ünye’de de hüsrana uğramışlardır. Bu iş sanıldığı gibi kazmayı omuzlayıp, tarlayı kazmak değildir. Tarih bilgisi gerektirir, o bölgenin sosyal yapısı hakkında ne arıyorsanız o zamana ait bilgi sahibi olmanız gerekir. Yoksa bir gün kazdığınız taşın altında can verirsiniz. Bu işin tuzakları da vardır. Tepenizdeki taşta bir işaret vardır. “Taşı çekin altınları alın” der. Taşı çektiğinizde tüm bina üstünüze yıkılır altında kalırsınız.
Rumlar giderken altınlarını teslim ettikleri Ünyeli Sarraf Aleks bunları on iki ayrı yere saklamıştı. Aleks sonraki yıllarda üç defa Ünye’ye gelmiş, iki seferinde sakladıklarını almış, bir tanesinde bulamamıştır.
Alınan yerler, Ünye’nin beş kilometre batısındaki “Bitli Çeşme”, Kiraztepe'deki Evliyâ Mezarı. Bulamadığı yer ise Aynikola’daki definedir. Buradaki defineyi işaret eden kartal başını ve karşı kayaya kazınmış H&Q veya H&E işaretini tam olarak çözememiştir.
Aynikola'da
Kaya Üzerine Yazılı Harfler ve Kartal Başlı Kaya Oluşumları

http://www.sirinunye.com/detay.asp?hid=4546
Hacer COŞKUN - Define haritası ile birlikte diğer belgeler şu an nerede inceletiliyor ve incelemeler ne aşamadadır ve define işaretlerine ilişkin biraz bilgi verir misiniz?
Yaşar KARADUMAN - Ünye’den aldığım belgeleri İstanbul’da bu işlerle ilgili yerlerde görevli Osmanlıca okuyabilen bir Ünyeli arkadaşla çözmeye çalışıyoruz. Henüz tam ve sağlam bilgilere ulaşmış değiliz. Elle yazılmış bir deftere çizilmiş, Ünye haritasını andıran bir şekil üzerinde yoğunlaştık. Daha önce ele geçmiş define haritaları ve krokileri ile karşılaştırıp anlamaya çalışıyoruz.
Verilmiş olan örnek haritaların hiç bir şekilde doğruluğu hiçbir şekilde tarafımızdan teyit edilmemektedir.

http://www.defineciyiz.com/ornhar/odh.htm
Hacer COŞKUN - Ünye’den göç eden Ermeni ve Rumların, altınlarını ve ziynet eşyalarını sakladıkları on iki yer olduğu söyleniyor. Bu yerler nereler olarak tahmin ediliyor ve araştırmanız sırasında ulaştığınız bu belgelerde de bu noktalara işaret ediliyor mu?
Yaşar KARADUMAN - Rumların giderken Sarraf Aleks’e saklasın diye verdikleri altınları Aleks, uğur getirir diyerek Hz. İsa’nın on iki havarisi adına on iki yere sakladı ve on iki harita yaptı. Haritada herkes kendi yerini görüyor diğerlerini göremiyordu. Aleks bir de on iki yeri gösteren bir harita yaptı kendine. Bunlardan dediğimiz gibi dördü tesadüfen bulundu, ikisini Aleks gelip kendi aldı.. etti altı. Altı yer daha kaldı.
Hacer COŞKUN Aynikola'da Kayaya Yazılmış Şifre ve Rakamları Görüntülerken

Fotoğraf : Yaşar KARADUMAN
Sen bunları soruyorsun.. buralar neresi diye? Bilsem gider alırım. Tahmin edemiyor muyum? Tabii ki ediyorum ama nasıl söyleyeyim, hemen akşama gider oraları kazarlar. Hattâ bir tanesinin tarifini bir makalemde bire bir yaptım, yine yapayım.
Şöyle deniyor :
“Çınar ağacından elli adım cenuba gidildiğinde su terazinin on adım batısında güneş gurub ederken mezar taşlarının birbirine sarılmış iki insan figürü meydana getirdiği mezarın ayakucu”.

Hacer COŞKUN - Burası neresi?
Yaşar KARADUMAN - Ünye’de bir yer var ki her gün yüzlerce insan önünden gelip geçer.. Eskiden mezarlık olan buraya en son Çanakkale Anafartalar Muharebesi'nde yaralanan ve vapurla Ünye’ye getirilirken yolda hayatını kaybeden Çanakkale Şehitleri gömülmüştü. Yıllar sonra buradaki bir okula yanı başında yatan şehitlere atfen Anafarta adı verilmişti.
Cumhuriyet Meydanı - Sağda
Anafarta İlkokulu (Fevziye Mektebi)

Gönderen : Araştırmacı - Fotoğraf Sanatçısı Süleyman İSKENDER / Trabzon
Hacer COŞKUN - Rumların definelerinin saklandığı bir yer de Aynikola’daki adanın üzerinde bulunan kilise kabul edilmekte. Burada olabileceği düşünülen defineyi işaret eden bir kartal başının olduğuna dair yeni bir açıklamanız var. Definecilerin gözü kulağı da yapılan tarihî araştırmalarda ortaya çıkan birkaç ipucunu yakalamakta. O nedenle tarihî değerlerimize zarar verdirecek ve definecileri gece nöbete dikmeyecek şekilde konuya ilişkin bilgi verir misiniz?
Yaşar KARADUMAN - Aynikola’da bugün tarihî değer taşıyan bir şey kalmamıştır. Adanın üzerindeki kilise 1900 yıllarında cemaatinin göç etmesi nedeniyle işlevini yitirmiş o günden bu güne kadar yüzlerce defa define aranmıştır.
Aya Nikola Kilisesi
(Ünye'nin 40 Adetlik İlk Kartpostal Koleksiyonundan)

Ahmet - Gülay BİRBEN Arşivinden Alınmıştır - Fotoğraf :
Ahmet Hüseyin ŞEN
Aleks'in altınları sakladığı on iki yerden biri de burası kabul edilmektedir. Burada iki işaret vardır. Biri adanın üzerindeki kayalar. Günün belirli bir saatinde gölgelerin vurması ile şekillenen kartal başı bir yeri işaret etmektedir. Kartal başı karaya çevrildiğinde de bir yeri göstermektedir. Adanın karşışındaki, bizim çocukken güneşten korunmak için sığındığımız ve Köroğlu Köşkü dediğimiz kayanın yan tarafında da işaretler ve çizimler vardır.
Kayaya Kazılmış Şifre ve
İşaretler

Fotoğraf : Yaşar KARADUMAN
Bunlar genelde hayalperestler tarafından defineyi gösteren işaretler olarak yorumlanır. Kayadaki işaretleri, zamanında buradaki bir Rum köyünde yaşamış iki gencin aşk hikâyesine bağlayanlar da vardır.
Yukarıda da söylediğim gibi, izinsiz kazı yapmak suçtur. Hele hele böyle sit alanlarında daha büyük suçtur. Zaten bilinçli defineciler buna dikkat ederler. Bilinçsizlere de uyarımız olsun ki kazma küreği sırtlayıp her yerde kazı yapamazsınız, hem suçtur hem de defineler tuzaklarla ve etraf sahte harita ve söylentilerle doludur. Ben hemen sana iki sahte harita örneği gösterebilirim.

Yaşar KARADUMAN Belge Arşivi
Benim yaptığım bilinçsiz definecilere hedef göstermek değil, unutulmuş eski Ünye hikâyelerini küçük ipuçlarına dayanarak kurgulayıp toparlayıp Ünye Kültür Arşivi'ne hediye etmektir. Bu define ve harita hikâyesi de bunlardan biridir. Zaten benim yazım üzerine gidip Aynikola'yı falan kazmazlar, korkmayın!
Hacer COŞKUN - Definelerin saklandığı her noktanın bir hikâyesi vardır, muhtemelen tarih araştırmalarınızda da ulaşmışsınızdır bu bilgilere. Bu hikâyelere ilişkin bilgi alabilir miyiz?
Yaşar KARADUMAN - Daha önce de dediğim gibi ben bir define uzmanı değilim ve ilk defa bir define hikâyesi yazıyorum. Saklanan her noktayı da kesin bilemiyorum. Çalışmalarım beni tesadüfen Rumların sakladığı eşyalar üzerine yoğunlaştırdı. Bulunan yerlerin ilginç hikâyeleri var. Hepsi başlı başına yazılıp Ünye Kültür Arşivi'ne bırakılacak değerdedir. Definelerden biri, Yalıkahvesi'nde bir evin bodrumunda patlayan su borusunun tamiri için yapılan bir kazıda bulunmuştur.
Kiraztepe sırtlarında bir evliyâ mezarının.. birkaç gündür mahallede dolaşan, kendilerini tarih profesörü olarak tanıtan insanların aniden ortadan kaybolmaları ile soyulduğu anlaşılmıştır. Eski bir Selçuklu Mezarlığı olan bu yer tamamen kazılmıştır. Buradan bir şeylerin alındığına o gün kesin gözü ile bakılmıştır. Gelen büyük bir ihtimalle Ünyeli Sarraf Aleks’tir. Toprakların arasında testi parçaları bulunmuştur. Belki başka yerden alıp, yön şaşırtmak için burayı kazmış olmaları muhtemeldir.
|
Mithradates VI |
Pontos (Pontus) Kralları :
-
Mithradates I (302 -
265 M.Ö.) |
http://unyezile.com/przela.htm
Bitli Çeşme’de yine çeşmenin su haznesi parçalanarak alınmış ve çeşmenin önünde bir adet pontos damgalı altın bulunmuştur. Bir de bizim mahalleye adını veren (Türbe Mahallesi) Halka Baba dediğimiz bir evliyânın türbesi (şimdi türbe falan kalmadı, taş bile bırakmadılar), her sene bir defa kazılır. Ben bu yaz gidip baktığımda gene kazmışlardı.
Hacer COŞKUN - Definelerin korunması için tılsım uygulandığı söylenir. Sizin de “Tılsımcı Hoca” adıyla bir araştırmanız vardı. O nedenle bu konuda sizin de fikrinizi almak istiyorum.
Yaşar KARADUMAN - Kazılar esnasında bir şeylerin göründüğü ve duyulduğu hep kulaktan kulağa dolaşır. Onun için de bu işten anlayan uzmanları yanlarında götürür defineciler.

Hacer COŞKUN - Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yaşar KARADUMAN - Bak bu işi sen de öğrenmişsin.. Öyle derler.. Defineciler yanlarında tılsımı çözmesi için bazen hoca götürürler. Zaten bilinçsiz ve acemi defineciler, sahte haritacıların ve tılsım çözücü sahte hocaların elinde oyuncak olmuşlardır. Doğaldır ki defineyi saklayan insanlar onları korumak için bir takım önlemler almışlardır, yanlış işaretler, hedef şaşırtan rivayetler ve böyle tılsım hikâyeleri gibi.
Benim araştırmam, bizim mahallede yaşamış “Durmuş Emmi”ye aitti. Herkes ona “Muskacı Durmuş” derdi, bense “Cinci Durmuş”.. Durmuş Emmi define işi de yapardı, fal bakardı, remil açardı, nerde lânetli ve tılsımlı define varsa cinleri ile tılsımı bozduğu söylenirdi. Durmuş Emmi bir gün bu define işinde çarpılmış, ağzından köpükler geliyormuş, gece yarısı getirdiler ve bahçedeki dut ağacına ayaklarından astılar, karşı kuyudan kova kova su getirerek döktüler üzerine. Ne zaman bir yaramazlık icat etsem annem hemen Durmuş'a muska yazdırırdı.. Ben sevmezdim Durmuş’u.. Çocukken bir gün bahçesine kaçan topu almaya gittiğimde pencerenin önüne konmuş ve ağaç dallarına kurutulmak için asılmış hayvan organları görünce çığlık atarak kaçmıştım. Durmuş bunları büyü yapma işinde kullanırmış.
Durmuş üç gün ağaçta asılı kaldı.. Bir daha kara büyü ve define işi yapmadı. Hayırlı işlerle uğraştı. Büyünün hayırlısı nasıl oluyorsa!.. Annem bana bir gün bir kız göstermişti, istemem dedim. Hemen Durmuş'a gitmiş sıcaklık muskası yazdırmıştı.
Hacer COŞKUN - Sayın Karaduman, eğer define haritasını bulup altınlara ulaşılabilinirse bu hazine ile ilgili ne yapılmalı ve defineyi nasıl değerlendirmeyi düşünüyorsunuz?
Yaşar KARADUMAN - Bir kere bu uzak bir ihtimal.. ben define ile değil hikâyeleri ile ilgileniyorum. Herhalde bundan sonra daha çok define hikâyesi araştırır ve yazarım. Zaten başka bir konu araştırırken buralara geldim. Eğer hasbelkader defineyi de ben bulursam (zaten bir kısmını devlet alıyor), bulana ait kısmını da.. benim bir şeye ihtiyacım yok, dört beş kitap var yazılmış, onları bastırıp geri kalanından Ünyespor’a bir miktar veririm, artarsa eski bir Ünye konağı alınıp restore edilerek bir Ünye Müzesi yapılabilir.
Hacer COŞKUN - Ünye’de yakın tarihte talan edilen hazineler hangileridir?
Yaşar KARADUMAN - Ünye zaten bize bahşedilmiş başlı başına bir hazineydi. Yalıkahvesi'nde sıra ile otantik Rum evleri, yukarılarda Ünyeli Kaptanlar'ın hepsi bir mimarî harikası Ünye evleri, çakmak taşlı sokaklar, Kadıların oturduğu sokak ve evler, Osmanlı mezarlıkları.. bütün bunları koruyamadık ve talan ettik. Hazineyi, defineyi bulsak ne olur, bunları geri getiremeyiz ki!

Ünye’nin yakın tarihinde öyle talan edilmiş büyük defineler olmamıştır, olsa bile bizim haberimiz olmamıştır. Çünkü defineciler bu işleri gayet gizli yaparlar. Ünye’de definecilerin pîri, uzun boyu ve fötr şapkasıyla gerçekten başlı başına bir araştırma ve tez konusu olabilecek “İpotek Ömer” emmimizdi. Ne buldu ne kaybetti, bilemiyoruz. İsminden de anlaşılacağı gibi pek bir şey bulamadı gibi geliyor bana. Ruhu şâd olsun. Babamın iyi dostuydu.
Hacer COŞKUN - Ünye’nin tarihî zenginlikleri göz önünde bulundurulduğunda sit alanı olması gereken yerler var mı ve bu konuda neler yapılabilir?
Yaşar KARADUMAN - Artık vakit çok geç. Tahminime göre altmış - yetmiş kadar ev koruma altına alındı. Antik yerleşimin olduğu Cevizdere, Saraçlı ve Bayramca sırtları kaybedildi. Buralardaki antik eserler, kaya mezarları, lâhit mezarlar korunamadı. Lâhit mezarların içine çiçek diktiler, iskelenin başında duruyor, kimse ne olduğunu bilmiyor. Ben Avrupa’da gittiğim bir müzede böyle bir eseri cam fanuslar içinde korumaya almışlar, insanlar görmek için kuyruklar oluşturmuştu.
Bir tek kalemiz kaldı elimizde. Onu iyi değerlendirip elde kalanları şöyle toparlamak gerek. Ben Topyanı'ndan başlayarak Aynikola'ya kadar sahilin, kayalıkların, falezlerin derhal korumaya alınmasını öneririm.
İnciraltı'ndan Aynikola'nın Görünümü

Fotoğraf : Yaşar KARADUMAN
Hacer COŞKUN - 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan Turizm Bakanı ile Maliye ve Gümrük Bakanı’nın yürüttüğü ''Define Arama Yönetmeliği'' var. Burada nasıl define aranacağı, nelerin serbest veya yasak olduğu yazıyor. Tarihî eser kaçakçılığı ve ruhsatsız kazılar her gün çoğalıyor. Ünye ve çevresinde bu sıkıntılar yaşanıyor mu? Ünye tarihine ışık tutacak ve insanlarda büyük bir merak ve heyecan uyandıran bu yeni gelişme sonrasında, Ünyeliler başta olmak üzere bir mesajınız var mı?
Yaşar KARADUMAN - Ünye’de böyle bir sıkıntı bugüne kadar gün ışığına çıkmamıştır. Fakat bizim bilmediğimiz bir takım kazılar vardır veya olmuştur. Yönetmeliğe uygun davrananlar için bir sorun yok. İzinsiz çalışanlar karşılarında yasaları bulurlar. Sanırım onların bu yönetmelikten haberleri vardır.
Her şeyi gizli ve saklı yaptıkları için sıkıntı çok az gün ışığına çıkar. Geçende Tekkiraz’ın köyünde böyle bir olay oldu, yakalandılar.
Bizim başka bir şey araştırırken hasbelkader bulaştığımız bu konu definenin kendisi değil hikâyesidir. Hikâyeyi yazarken bahsettiğimiz olaylardan, define kesin var anlamı çıkmaz. Ben bilsem, yazacağıma gider alırım. Bunlar zaten yıllardır konuşulan anlatılan herkesin bildiği, fakat bugünkü kuşağa ulaşmamış şeylerdir. Bizim yaptığımız, bugüne kadar ağızdan ağza anlatıla gelmiş hikâye ve anıları daha derli toplu, içlerindeki hurafe ve yanlış bilgileri temizleyerek bugünkü kuşağa aktarmak ve Ünye’nin kültür hazinesi sandığına bir şey daha koymaktır.

Çok uzun yıllar sonra bu sandığı açanlar benim gibi bir boş, bir de farelerin yuva yaptığı evrak dolu bir sandık yerine, içinde temiz bilgilerin olduğu bir define sandığı bulacaklardır.
Biz eski Ünye konaklarının küf kokan bodrumlarında ve tavan aralarında altın gümüş değil, onlardan daha değerli bu hikâyeleri arıyoruz. Benim için en kıymetli hazine bunlardır. İnsanları özendirmemek, hedef göstermemek, yönlendirmemek için bulduğumuz ve bildiğimiz şeylerin çoğunu yazamıyoruz, yazdıklarımızı çoğu kez üstü kapalı geçiyoruz.
Define ile ilgilenecek kişilerin kesinlikle izin almaları, yönetmeliklere ve yasalara uymaları zorunludur. İzinsiz kazı ve definecilik yasalarımıza göre suç sayılmaktadır ve tehlikelidir. Hikâyelerimizde anlatılanları yorumlayarak kimse bir şeylere ulaşmaya çalışmasın, yazdıklarımız defineyi değil hikâyesini anlatmaktadır. Biz de yazılarımızda define saklayanların yön şaşırtma yöntemleri gibi yöntem ve şifreler kullandık, hikâyelerimizden anlam ve manâ çıkarıp, yanlış yerlerde zaman ve para kaybetmeyin.
En iyi define ve hazine sağlıklı çalışarak, üreterek kazanılan paradır. Eğer böyle yapıyorsanız siz zaten defineyi bulmuş sayılırsınız.
Tüm Ünyelilere sevgilerimle.
Yaşar KARADUMAN

Hacer COŞKUN - Gizemli bir dünyayı hemşehrilerinizle paylaştığınız için onlar adına sizi kutluyorum. Umarım mesajlarınız da olması gereken adreslere aynı duyarlılıkta ulaşmıştır.
Esenlikler diliyorum.
Hacer Coşkun