ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 25 Eylül 2005 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

HAZİNEDARZÂDE
KONAĞI

Araştırma : Osman DOĞAN
(Marmara Üniversitesi, Tarih Bölümü YL Öğrencisi)
(Fotoğraflar : Üzeyir KOYUN - Eren TOKGÖZ)

Ünye Hazinedaroğlu Konağı, İç Avlu Görünümü.
La résidence des Hazinedaroglu à Unye, vue de la cour intérieure.
Les dessins de Jules Laurens (1825-1901) - La côte de la Mer noire - 14 Ağustos 1847


http://www.inha.fr/images/bibliotheque/expo04/grande/eba2351.jpg

HAZİNEDARZADE
KONAĞI
(Tarih ve Düşünce Dergisi - Mayıs 2005, Sayı : 58, Sh. 46 - 51'de Yayımlandı.)

Sancak Beyliği Sarayları
dendiği zaman akla hemen ilk o gelirdi

Jules Laurens`ın Türkiye Yolculuğu - Le Voyage de Jules Laurens en Turquie.
Xavier Hommaire de Hell'in İran ve Türkiye Seyahati - Voyage en Turquie et en Perse.

Eunieh'nin Yer Aldığı Kitapların Fransızca Aslı : Kaynak : http://unyezile.com

"Bağdat Oda denilen ünlü odayı ziyaret ediyorum.
Süleyman Paşa'nın bu halının üzerine oturarak bazı toplantılara
başkanlık ettiği söyleniyor. Oda sekizgen bir biçimde,
sedirlerle çevrili ve duvarlar hiç Avrupalı zevkine uymayan
tablolarla dolu. Meyve ve çiçek kordonları çok hoş gözüküyor.
Şimdiki sahibi Süleyman Paşa'nın uzaktan akrabasıymış."
Xavier Hommaire de Hell

Sait Haznedar'ın Evi, Lâmia - Abdullah Hazinedarların Evi, Askerlik Şubesi Binası,
Şükrü Yanlıoğlu'nun Evi, Atıf ve Ahmet Bayraktarların Evi, Ferhan Şensoy'un Dedesinin Evi, Kuyumcu Mahmut
Çelikkol'un Evi, Belediye Reisi Rahmi Öztürk'ün Evi, Ayakkabıcı Hulusi Âşıkların Evi.

Fotoğraf : Üzeyir Koyun - Eren Tokgöz Arşivi

            XIX. yüzyılda Karadeniz Bölgesi'ne damgasını vuran bir âyan ailesi olan Hazinedarzadeler hakkında akademik ve popüler düzeyde pek fazla araştırma yapılmadığını görmekteyiz.

            Prof. Dr. Feridun M. Emecen'in de ifade ettiği gibi "Doğu Karadeniz Bölgesi âyanı genel bir çalışmaya konu olmamıştır. XVIII. yüzyıl ortalarında bu bölgede etkili olan Canikli Ali Paşa ve Tuzcuoğulları ile ilgili monografiler varsa da diğer mahallî âyanlar hakkında mufassal bilgilere ulaşılamamaktadır. Bu konu toplu olarak yeniden ele alınıp incelenmelidir."1

            Karadeniz Bölgesi'nde, bu dönemde nüfuzlu mahallî hanedanların (kimlikleri, ortaya çıkış şartları ve) fonksiyonları üzerinde çalışma gereği vardır. Bu, aynı zamanda şehirlerin sosyal yapısını aydınlatmak yanında, tesirlerinin yakın tarihe uzanması sebebiyle önemlidir.2

            XIX. yüzyıl başlarında Doğu Karadeniz Bölgesi'nde Arhavi'ye Tuzcuoğlu Memiş Ağa, Hopa'ya Yordanoğulları, Of ve Sürmene'ye Osmanoğulları, Pazar'a İsmail Çop, Rize'ye Baltacıoğulları, Viçe'ye de Mataracılar hâkim idiler.3

            Mahallî âyanlar, Osmanlı coğrafyasının her tarafında izlerini hissettirmişlerdir. O devirlerde âyanların hâkimiyet sembolünü ve gücünün zirveye ulaştığını en iyi ifade eden, askerî güçleri ve inşa etmiş oldukları konaklardır diyebiliriz.


Fotoğraf : Üzeyir Koyun - Eren Tokgöz Arşivi

            İstanbul'da dahi görülmeyen ihtişamdaki âyan konakları, hükûmet konaklarının fevkinde olması sebebiyle Osmanlı İmparatorluğu'na sıkıntılı anlar yaşatmaktaydı.  Bu konakların inşasında kullanılan malzemeler, bölgenin coğrafî yapısı ve iklim durumu ile doğrudan alâkalıdır.

            Karadeniz Bölgesi'nde ahşap mimarîyi zirveye ulaştıran konaklar, sıcak bölgelerde de taş mimarîsinin ulaştığı son noktayı bizlere göstermektedir. Bu konaklardan çoğu günümüze ulaşmamıştır.

            Âyanların yönetimdeki seslerinin kısılması ve merkezî idarenin yeniden güçlenmesi esnasında, hükûmet konağına gölge yapan ve âyanların en büyük güç sembollerinden biri olan bu konaklar veya saray yavruları dediğimiz yapılar ya devlet tarafından ortadan kaldırılmış ya da yokluğa terkedilmiştir.

            Bu âyan konaklarından en önemlisi diyebileceğimiz, Hazinedarzâde Süleyman Paşa konağı Boğaziçi'ndeki yalılara taş çıkartırcasına o tarihlerde Trabzon Vilâyeti, Canik Sancağı'nın bir kazası olan Ünye'de bulunuyordu.

Hazinedarzâde Süleyman Paşa Konağı Surları

Ahmet Kabayel - Ahmet Varilci Fotoğraf Arşivi

            Taşra Saraylarının En Büyüğü

            Sancak Beyliği sarayları denildiği zaman hemen hemen ilk akla gelen Ünye'deki Hazinedarzâde Süleyman Paşa'nın konağıdır. Aslında buna konak yerine saray denilmesi daha uygun düşmektedir.

            XIX. yüzyılın başlarında Canik Bölgesi'nin idarecisi olan ve daha sonra Trabzon Vâliliği'ne kadar yükselen Süleyman Paşa tarafından 1808 yılında inşa ettirildiği bilinmektedir. Zamanın en iyi mimar ve ustalarınca inşa edilen saray o yıllarda sadece Karadeniz Bölgesi'nde değil, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde bulunan taşra saraylarının en büyüğü ve en ihtişamlısı idi.

            1847 yılının 20 Haziran - 24 Ağustos tarihleri arasında ikinci defa Karadeniz kıyılarını gezen Fransız seyyah Xavier Hommaire de Hell ve beraberinde ressam Jules Laurens olduğu halde Ünye'ye de uğrar4. Hommaire Ünye'ye geldiğinde Süleyman Paşa'nın meşhur sarayında misafir edilir ve kendi ifadesi ile buraya hayran kalır5. Seyahat arkadaşı ressam Jules Laurens (1825 - 1901) sarayın iki farklı açıdan resimlerini çizdiği gibi iç ayrıntılarından da çizgiler çekmeyi ihmal etmez.

            Ayrıca ressam Ünye Kalesi'ni de gezmiş ve kalenin kaya mezarı cephesini resmetmiştir. Bu resimler bugün Paris Güzel Sanatlar Akademisi'nin duvarlarını süslemektedir. Ayrıca Yapı Kredi Kültür ve Sanat Yayıncılık, İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Paris Güzel Sanatlar Akademisi işbirliği ile düzenlenen "Jules Laurens'in Türkiye Yolculuğu" adlı sergi dolayısıyla Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. için 1998 yılında bir katalog halinde de yayımlanmıştır.


Eunieh'nin Yer Aldığı Kitabın Fransızca Aslı : Kaynak : http://unyezile.com

            Bağdat Oda

            Ünye Hazinedaroğlu Konağı, şatafatı yanında bulunduğu mevki itibarıyla da önemlidir. Deniz kenarında yaklaşık 5 - 6 m yüksekliğinde bir set üzerinde yapılmış olan konak, çiziminde görülen kısmıyla üç katlı, hilâl biçiminde bir ana yapıyla, avludaki bir divanhaneden oluşmaktadır.

            Rivayetlere göre saray 125 odalıdır. Bu odalardan en meşhuru Hommaire'in bahsettiği Bağdat - oda'dır. Hommaire, Bağdat - oda denilen ünlü odayı ziyaret ettiğini, odanın sekizgen bir biçimde olup sedirlerle çevrildiğini ve duvarların hiç Avrupalı zevkine uymayan tablolarla donatıldığını, meyve ve çiçek kordonlarının çok hoş gözüktüğünü hayranlıkla anlatmaktadır.

La résidence de Hazinedaroglu à Unye :
détails de la façade intérieure de la cour


Ressam : Jules Laurens - 16 Ağustos 1847
Ünye Hazinedaroğlu Konağı : Avlunun iç cephe detayları.
http://www.inha.fr/images/bibliotheque/expo04/grande/eba2341.jpg

            Çizimin sağındaki ağaçlık kısımda daha başka yapıların olma ihtimali bulunduğu kaynaklarda belirtilmiştir.6 Hazinedarzâdeler'in varislerinden aldığımız izinle, İbrahim GÜRKAN, Mücahit GÜREL ve Üzeyir KOYUN ile Ünye'de yaptığımız mekân araştırmasında çizimin sağındaki ağaçlık kısımda daha başka yapıların olduğunu biz de tespit ettik.

            Sarayın sur kalıntıları ve surları tutan büyük ayakların varlığı bunun apaçık bir delilidir. Hommaire'in "Bizi saraydan ayrılmış bir köşke benzeyen bir yere götürdüler. Orada her şey var; harika resimler, mısır hasırları, tatlı uğultuyla akan çeşme, yaldızlı kepenkler, geniş sedirler, sayısız hizmetçi, avluları ve girişleri dolduruyor. Harem binanın hemen arkasında bahçenin dibinde yükseliyor."7 ifadesinden anladığımız kadarıyla harem saraydan ayrı yerde bulunmaktaydı. Ayrıca hizmetçilerin kaldığı binalar hemen sarayın bitişiğinde olmalıdır.

            1817 - 1818 yılında tüm Karadeniz sahillerini baştan sona gezen Ermeni Papaz Trabzonlu P. Minas Bıjiskyan Seyahatname'sinde; "Paşa'nın konağı muhteşem bir binadır."8 demektedir.

            1836 - 1840 yıllarında Anadolu'da araştırmalarda bulunan William John Hamilton, Karadeniz Bölgesi'ne yaptığı gezide Ünye'deki muhteşem sarayı görmüş ve 'duvarlarında büyük antika eserlerin' olduğunu kaydetmiştir.9

            Hazinedarzâde Süleyman Paşa Konağı Ünye'yi tüm ihtişamıyla süslerken, konak etrafında, Paşa'ya yakın olmak isteyen, denizcilikle iştigal eden ve bu sayede büyük servetlere kavuşan Ünyeliler de onun kadar olmasa da büyük konaklar inşa etmişlerdir.

            Erzurumlu Emrah (Ö. 1860) Ünye'nin yapılarını "Köşk-i Cinana" yani Cennet Köşkleri'ne benzetmiştir.10

Paşabahçe Konakları/Ünye

Hazinedar Süleyman Paşa Sarayı Bahçesi

HAN SARAYI'NDAN BÜYÜK

            Bu mimarî şaheser Kırım'da bulunan Han Sarayı'ndan daha büyük ve daha ihtişamlıdır. Kırım'daki Han Sarayı sanki Hazinedaroğlu Konağı'nın küçültülmüş halini andırmaktadır.

            Ayrıca, Tirebolu'daki Kelalioğlu Konağı'nın plân şeması Ünye'deki Hazinedaroğlu Konağı'yla benzerlik gösterir. 'U' biçiminde olmasına karşılık daha küçük ve iki katlıdır. Renkli Büyük Türkiye Ansiklopedisi'nde "Ünye'de XVIII. yy. sonlarında inşa olunmuş hükûmet konağı ilginç bir yapıdır. Benzeri Osmanlı İmparatorluğu'nda enderdir." denilmektedir.

            Reşad Ekrem Koçu, "Osman Gazi'den Atatürk'e" adlı eserinde bu sanat abidesi sarayın, ressam Nezih tarafından yapılan kopyasını vermiş ve altına da şu notu düşmüştür. "Karadeniz yalısında Ünye Sancak Beyi Sarayı (Hükûmet Konağı), Türk yapı sanatının bir şaheseri olan bu güzel bina, diğer emsali gibi maalesef bugün mevcut değildir."

            Doğan Kuban ise ahşab yapılar ile alâkalı çalışmasında Boğaziçi Sarayları'ndan önce bu saraya öncelik vermiş ve bu konağa olan hayranlığını eserine yansıtmıştır.

Hazinedaroğulları (Süleyman Paşa) Sarayı

Güzelliği ile dillere destan olan bu saray, bir yangında tümüyle harap oldu.
Hazinedaroğulları (Süleyman Paşa) Sarayı

Günümüze Sadece Surları Ulaşmıştır.

ONU BOĞAZDAKİ SARAYLARLA BİR TUTMAK GEREKİR

            "Birkaç yıl önce ölmüş olan Süleyman Paşa'nın sarayına girmek için masalsı zamanı ve onun güzelliğini bırakıyoruz. Sarayda bizi hoş bir şekilde karşılıyorlar. Bizi saraydan ayrılmış, köşke benzeyen bir yere götürdüler.

            Orada her şey var; harika resimler, Mısır hasırları, tatlı uğultuyla akan çeşme, yaldızlı kepenkler, geniş sedirler. Ne yazık ki bu güzel eser gelecek bir yıkımla bozuluyor, terk edildikten sonra iyice bırakılıyor.

            Birkaç önemli kişiden başka burada oturan olmaması, gelenin de çok çabuk gitmiş olması, yapının bu kadar zayıflığı onu hizmet dışı bırakması gayet normal. Işıkta görünüşünden daha harika bir şey yok. Bütün bu resimler biraz Güneş ışığında çekici bir hal alıyorlar.

            Altın yaldızlı süslemeler, mineli sütunlar, sedirlerin kumaşları, çeşmenin beyaz mermer havuzu, çevredeki göz alıcı renkler ışıl ışıl parıldıyor ve Laurens'i heyecanlandırıyorlardı.

            Saraya gelince, onu boğazdaki saraylarla bir tutmak gerekir. Geniş bir girişi, yüksek şömineleri, köşkleri ve geniş salonları var. Sayısız hizmetçi, avluları ve girişleri dolduruyor.

            Harem binanın hemen arkasında bahçenin dibinde yükseliyor. Kadınlar tek bir odaya kapatıldıktan sonra oraya girebiliyoruz. Bağdat - oda denilen ünlü odayı ziyaret ediyorum.

            Süleyman Paşa'nın bu halının üzerine oturarak bazı toplantılara başkanlık ettiği söyleniyor. Oda sekizgen bir biçimde, sedirlerle çevrili ve duvarlar hiç Avrupalı zevkine uymayan tablolarla dolu. Meyve ve çiçek kordonları çok hoş gözüküyor. Şimdiki sahibi Süleyman Paşa'nın uzaktan akrabasıymış."11

Yandı

            Hazinedaroğlu Sarayı'nı çizen Laurens, Dünya san'at tarihine ölümsüz bir eser kazandırmıştır. Ressam bu yaptığı çizimlerden sonra Fransa'da, Paris'te büyük üne kavuşacaktır.

            Strasbourg Beşerî Bilimler Üniversitesi'nde san'at tarihi uzmanı olan Christine Peltre şöyle diyor. "Ünye'de sanatçı, kendisini Süleyman Paşa Sarayı'nın büyüsüne kaptırır ve bu sarayın ayrıntılı birkaç resmini yapar".

            Hommaire de Hell ise eserinde ressam Laurens için "Altın yaldızlı süslemeler, mineli sütunlar, sedirlerin kumaşları, çeşmenin beyaz mermer havuzu, çevredeki göz alıcı renkler ışıl ışıl parıldıyor ve Laurens'i heyecanlandırıyorlardı." diyerek onun duygularına tercüman oluyordu.

            Güzelliği ile dillere destan olan bu saray, sonraları bir yangında tümüyle harap oldu. Eğer Laurens bu sarayı çizmemiş olsa idi, bugün bu saray hakkında çok kısıtlı bilgilerimiz olacaktı.

            Hazinedarzâde Süleyman Paşa Sarayı hakkında bize en geniş bilgiyi ulaştıran Hommaire 1847 yılının Temmuz ayında saray hakkındaki notları kaleme alırken, bu san'at şaheserinin geleceğini sanki okur gibi yazıyor ve acı gerçeği şu satırlarla özetliyor.

            "Ne yazık ki bu güzel eser gelecek bir yıkımla bozuluyor, terk edildikten sonra iyice bırakılıyor". Sarayın ne zaman yandığı hakkında elimizde kesin bir bilgi yoktur. Fakat XVIII. yüzyıl sonu ile XIX. yüzyıl başlarında yapıldığını baz alırsak ve 1847 senesinin Temmuz ayında da resmin çizildiğini göz önünde bulundurursak, sarayın yarım asır Ünye'nin çehresini süslemiş olduğunu söyleyebiliriz.

Saray Câmîi, Hamam ve Çeşme Üçlüsünden
Hamam Yıkık ve Virane Halde,
 Çeşme ise Tarihî Kimliğinden Çok Uzaklaşmış Durumda

Fotoğraf : Üzeyir Koyun - Eren Tokgöz

Bize Kalan

            Ünye Hazinedarzâde Süleyman Paşa Sarayı'ndan geriye temel surları, çeşme, sarayın hemen bitişiğindeki Saray Hamamı ve Saray Câmîi kalmıştır.

Paşalar (Saray) Hamamı
Çamurlu Mahallesi, Saray Caddesi

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 13.05.2005 Cuma 08:42
Hükûmet Konağı ve Saray Câmîi - Otel Kılıç arasındaki
Hacı Emin Cad. İlk Deniz İnşaiye Mühendisi Hacı Emin Efendi Adına

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 11.05.2005 Çrş. 12:17

            Bunun dışında rivayetlere göre yangın esnasında kaurtarılabilen tahtalar ve taşlar Bolaman'da bulunan konaklarında ve Ünye'de sarayın bulunduğu yere yapılan binaların inşasında kullanılmıştır.

            Surlar bütün gücüyle zamana karşı direnmektedir. Saray Câmîi, hamam ve çeşme üçlüsünden hamam, yıkık ve virane haldedir; çeşme ise tarihî kimliğinden çok uzaklaşmış bulunmaktadır.

            Hommaire'in överek anlattığı "çeşmenin beyaz mermer havuzu" ise ortalıkta gözükmemektedir. Jules Laurens'in tablolarına baktığımızda saray surlarının denize çok yakın olduğunu ve hattâ burada kayıkların sur dibine kadar çekildiğini fark etmekteyiz. 1955 yılında Karadeniz sahil yolu yapımı esnasında denizin doldurulması ile surlar denizden uzaklaşmıştır.

            Ordu, Amasya, Tokat ve Samsun bölgesinde Kültür Bakanlığı ve İstanbul Üniversitesi adına arkeolojik yüzey araştırmalarında bulunan Prof. Dr. Mehmet ÖZSAİT önümüzdeki dönem arkeolojik araştırmalar için Ünye'ye gelecektir.

            Eğer Hazinedarzâdeler'in izni olursa sarayın bulunduğu yerde yüzey araştırması yapılarak, Dünya literatürüne giren bu mekânın karanlık tarihine büyük oranda bir ışık tutulmuş olacaktır.

            Bunun yanında Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde sarayın projesi ve iç yapısı ile alâkalı ayrıntılı bilgilerin olduğunu bilmekteyiz; ancak bunlara şimdiye değin rastlanılmış değildir.

            Osmanlı Arşivi'nde tespit ettiğimiz bir belge de Süleyman Paşa'nın Trabzon Vâliliği'nden ayrılıp, Alanya'ya giderken Çarşamba'da bulunan konağında vefat etmesi üzerine, Ünye'de bulunan konağı, içindeki eşyalarla beraber müsadere edilmiş ve eşyalar sayılarak deftere geçirilip kapısına mühür vurulmuştur.12

Hazinedar Süleyman Paşa Sarayı Surları İçinde Yeni Mimarî

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 11.05.2005 Çrş. 11:51
Hazinedar Süleyman Paşa Sarayı Surları

 

Otel Olabilir

            Ünye Kaymakamlığı, Ünye Belediyesi ve Ünye'de bulunan sivil toplum kuruluşları, artık Hazinedarzâdeler'den çıkıp, Dünya'ya mâl olan bu eseri yeniden inşa ederek, Ünye'ye kazandırmak istemektedirler.

            Bunun için 2003 Nisan ayında Ünye Kaymakamı Ali BAKOĞLU, Belediye Başkanı Mehmet TÜRK ve yardımcısı Yaşar ARGAN'ın öncülüğünde ve sivil toplum kuruluşlarının da desteği ile TÜYAP Turizm Fuarı'na "Süleyman Paşa Sarayı Otel Projesi" ile katılmışlardır.

            Süleyman Paşa Sarayı'nın, beş yıldızlı bir otel olarak inşa edilmesi yanında, tarihî kimliğine duyulacak saygı ve sevginin Ünye'nin ve Türkiye'nin tarih ve kültürüne büyük katkı yapacağı aşikârdır.

Askerlik Şubesi Binası, Şükrü Yanlıoğlu'nun Evi, Atıf ve Ahmet Bayraktarların Evi,
Ferhan Şensoy'un Dedesinin Evi, Kuyumcu Mahmut Çelikkol'un Evi, Belediye Reisi Rahmi Öztürk'ün Evi,
Ayakkabıcı Hulusi Âşıkların Evi, CKMP Bşk. Turhan'ın Evi, Manifaturacı Mehmet Cerrahoğlu'nun Evi.


Fotoğraf : Üzeyir Koyun - Eren Tokgöz Arşivi

            DİPNOTLAR :

            1 Aktepe, Münir., "Tuzcuoğulları İsyanı" Tarih Dergisi, c. III/5 - 6, 1953, s. 21 - 52; Özkaya, Yücel., "Canikli Ali Paşa", Belleten, XXXVI/144, 1972, s. 483 - 525; Özcan Mert, "Canikli Ali Paşa Ailesi" DİA, c. VII, s. 151 - 154.

            2 Emecen, M. Feridun., "Giresun Tarihinin Bazı Meseleleri" Giresun Sempozyumu (24 - 25 Mayıs 1996) Bildiriler, İstanbul 1997, s. 24.

            3 Tarih Boyunca Samsun ve Samsun Belediyesi, Ankara 1977, s. 33; Yolalıcı, M. Emin; XIX. Yüzyılda Canik (Samsun) Sancağı'nın Sosyal Ekonomik Yapısı, Ankara 1998, s. 13.

            4 Xavier Hommaire de Hell, Voyage en Turquie et en Perse, c. II, Paris 1855, s. 366 - 369.

            5 Eyice, Semavi., "X Hommaire de Hell ve Ressam Jules Laurens" Belleten, c. XXVII, sayı : 105 (Ocak 1963), Ankara, s. 59 - 104, Derman, İsmet; Ünye Monografisi, İstanbul 1966, s. 22.

            6 Jules Laurens'in Türkiye Yolculuğu, YKY, İstanbul 1998, s. 152.

            7 Xavier Hommaire de Hell, age, s. 368 - 369.

            8 P. Minas Bıjışkyan (Trabzonlu), Karadeniz Kıyılarının Tarih ve Coğrafyası (1817 - 1818), (terc. ve not. Hrand D. Andreayan) İstanbul 1969, s. 36.

            9 William John Hamilton, Researches in Asia Minor, Pontus and Armenia, Newyork 1984, s. 273.

            10 Doğan, Osman., Tarih Boyunca Ünye, Samsun 2003, s. 189.

            11 Xavier Hommaire de Hell, age., s. 366 - 369.

            12 BOA, HH 478/23393.

Hazinedaroğulları (Süleyman Paşa) Sarayı

Bir Yangında Yok Olmuş Olup, Günümüze Sadece Surları Ulaşmıştır.

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR