ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 27 Mart 2009 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

GEZGİN - RESSAM
XAVIER HOMMAIRE DE HELL
JULES LAURENS
VE SOLIMAN PACHA SARAYI

Kitap Adı : X. Hommaire de Hell ve Ressam Jules Laurens
(Müşterek Türkiye seyahatnamelerinin değerlendirilmesi yolunda bir araştırma)
Yazarı : Doç. Dr. Semavi EYİCE
Derleme ve Özet :
M. Ufuk MİSTEPE

H. de Hell'in portresi. J. Laurens'in çizdiği resimden Ch. Goutzwiller tarafından hak edilmiştir (sağda).

Hommaire de Hell'in J. Laurens tarafından 20 Ocak 1847'de İstanbul'da yapılan portresi (solda).
Kaynak : X. Hommaire de Hell ve Ressam Jules Laurens - Doç. Dr. Semavi EYİCE

X. Hommaire de Hell ve Ressam Jules Laurens
(Müşterek Türkiye seyahatnamelerinin değerlendirilmesi yolunda bir araştırma)

(Belleten, Cilt XXVII,  Sayı 105 (Ocak 1963)'den ayrıbasım, TTK Basımevi, Ankara, 1963, Sh. 58 - 104.)
Ünye Vizyon Gazetesi - 24 Şubat - 03 Mart 2009, Yıl : 1, Sayı : 52, Fiyatı : 50 Krş, 9. sh.
http://www.unyevizyongazetesi.com

            Türkiye ile ilgili çeşitli konularda yapılacak araştırmaların en önemli kaynaklarından biri de yabancılar tarafından yazılan seyahatnamelerdir. Şimdiye kadar kütüphanelerimizden birinde bu çeşit yayınların tam bir koleksiyon halinde toplanmış olmayışı, hattâ bunların bir rehber gibi faydalanılacak bir bibliyografyasının yapılmaması, muhakkak ki büyük bir eksikliktir.

            Alsace'lı bir âilenin tek oğlu olan İgnace Xavier - Morand Hommaire de Hell, Yukarı Ren (Haut - Rhin)'de Altkirch Kasabası'nda, 24 Kasım 1812'de doğarak, Altkirch ve Dijon'da yaptığı ilk tahsilinin arkasından Saint - Etienne Madencilik Okulu'na devam etmiş ve  1833'de buradan mezun olmuştu. Henüz 21 yaşındaki genç jeolog, o sırada Adèle Hériot adında 16 yaşındaki bir kızla evlenmiş, derin bir aşkla bağlandığı eşi, genç araştırıcının bütün çalışmalarına yardımcı olmuştur.

            Hommaire de Hell'in kendisine daha iyi maddî imkânlar sağlayacak bir iş aradığını ve nihayet Osmanlı Devleti'ni seçtiğini tesbit ediyoruz. Hizmet teklifleri Osmanlı Devleti tarafından uygun karşılanan De Hell, 1835 Sonbaharı'nda Fransa'dan ayrılarak İstanbul'a gitmek üzere Marsilya'dan yola çıkmıştır.

Ünye'de Eski Türk Âyân Konağı

Kaynak : X. Hommaire de Hell ve Ressam Jules Laurens - Doç. Dr. Semavi EYİCE

            Avusturya yelkenlisi ile İzmir'e, oradan da Marie - Dorothée adında bir vapurla İstanbul'a hareket eder. De Hell'in İstanbul'da ilk ziyâret ettiği ve dostluğuna çok önem verdiği şahıs, Moniteur Ottoman Gazetesi'ni çıkaran Blake Bey'dir. Üsküdar tarafında oturan Blake Bey'den sonra ziyâretine gittiği diğer önemli şahıs ise Mehmed Namık Paşa'dır. Kendisini gayet iyi karşılayan Namık Paşa (1804 - 1892) onu Serasker Paşa ile tanıştırır ve Hell, böylece Osmanlı Hükûmeti ile temaslara geçer. Vezirler ile yapılan birçok görüşmeden sonra Hell nihayet Osmanlı Hükûmeti ile bir anlaşma imzalar. Ayda 2000 kuruş aylıkla mühendis olarak hizmete giren Hell'in, ayrıca ikamet edeceği evi temin edildikten başka, kendisine günlük tayın tahsili de verilmişti.

            En yakın hâmisi olan Namık Paşa'nın mevkiinden uzaklaşması ile Hell de unutulur, Serasker Paşa'ya teslim ettiği projeler ise Sultan'a sunulmadan bir köşede kalır. İstanbul'da mühendis olarak giriştiği büyük işlerin böylece sona ermesi üzerine Hommaire de Hell bir araştırıcı olarak çalışmak yolunu tutar. Öğrendiğimize göre İstanbul'da oturduğu süre boyunca hazırlıklar yapar ve nihayet yola çıkar. Gayesi, Karadeniz kıyılarında, Güney Rusya'da ve Hazar Denizi kıyılarında uzun bir inceleme gezisi yapmaktır. Bu seyahatte Kırım'ın géognostik bünyesini öğrenmek, Boğaz'ın meydana gelişinin sebebini bulmak ve nihayet evvelce Hazar Denizi ile Karadeniz arasında bir bağlantı olup olmadığı sorusunu aydınlatmaktadır.


Ünye Vizyon Gazetesi - 24 Şubat - 03 Mart 2009, Yıl : 1, Sayı : 52, Fiyatı : 50 Krş, 9. sh.

            26 Şubat 1845'te kendisine Légion d'Honneur nişanı veriliyor ve Maarif Nâzırı M. de Salvandy tarafından, Hell'den araştırmalarını Karadeniz'in güney kıyılarında da devam ettirmesi ve İran'a giderek, Hazar Denizi'ni o taraftan da incelemesi teklif ediliyordu. Bir yıl süren bir hazırlıktan sonra Hommaire de Hell, 1846 Şubat'ında Paris'ten ayrılarak 18 Mayıs'ta da Toulon'dan yola çıktı.

            Hell'in bu ikinci büyük seyahatinde yanında eşinden başka ressam olarak da Jules Laurens (1825 - 1901) bulunuyordu. Bu ressam Fransa Hükûmeti tarafından genç araştırıcının yanında görevlendirilmişti.

            Hommaire de Hell, ikinci büyük seyahatinin başlangıcı olarak gene İstanbul'u seçtiğinden, 1846 yılının Temmuz ayı içlerinde Napoli, Malta, Atina ve İzmir üzerinden İstanbul'a gelir.

Ünye'de eski Türk konağının başka bir cepheden görünüşü. Laurens'in bu gravürü
 Tchihatcheff'in Asie Mineure adlı kitabının Géographie Physique Bölümü Albümü'nde yayımlanmıştır.

Kaynak : X. Hommaire de Hell ve Ressam Jules Laurens - Doç. Dr. Semavi EYİCE

            Sadrâzama sunulan kanal hakkındaki rapor, 29 Mayıs 1847 tarihli Courrier de Constantinople’da basılmıştır. Hell bundan başka, kömür istihsali ve gümüş madenleri hakkında olmak üzere Osmanlı Hükûmeti’ne iki rapor daha sunmuştur.

            Hommaire de Hell son büyük seyahatine önce kara yolundan başlar. Anadolu Kavağı’ndan 20 Haziran 1847’de yola çıkan grup, Karadeniz kıyısındaki ufak iskân yerlerine uğrayarak Şile’den Üskûbi’ye giderler.

            Hell’in bu yolculuğunda yanında olanlar, Ermeni bir tercüman, Pierre adında bir uşak, bir kavas ve ressamı Laurens’dir. Hell, Sinop’tan Alaçam’a kadar yine kayıkla oradan da karadan, Bafra üzerinden Samsun’a gider. Buradan Çarşamba’da Haznedaroğulları’ndan Hacı Ahmed Paşa’ya  misafir olurlar. Terme’den geçerek Ünye’ye vardıklarında, Haznedaroğlu ailesinden Süleyman Paşa’nın yaptırdığı hârikulâde güzellikteki konakta misafir edilirler. Fatsa, Vona Burnu, Ordu, Giresun, Tirebolu’dan geçerek seyyahlar nihayet Trabzon’a varırlar.

Hazinedarzâde Nuri Paşa Terme'de / II. Abdülhamit Han Fotoğraf Albümü
Yıldız Kütüphanesi İ. Ü. Nadir Eserler Bölümü Fotoğraf Albümü


Günümüze Aktaran : Osman DOĞAN - (06.05.2005 Tarihli Hizmet Gazetesi'nde Yayımlandı.)

            02 Ağustos 1848’de Tahran’dan İsfahan istikametinde yola çıkan Hell at üzerinde dahi duramayacak derecede rahatsızdır. 16 Ağustos’ta İsfahan’a ulaşan seyyahlar, burada halk tarafından kötü karşılanır. Hell, İsfahan’ın Ermeni mahallesi olan Culfa’da Katolik Rahibi Giovanni Daderian’ın evinde konaklar.

            O devirde Culfa’da hekim olmadığından hiçbir tedavi görmeyen genç seyyahın durumu ağırlaşır ve 29 Ağustos günü artık konuşamaz bir duruma girer. Nihayet 30 Ağustos günü, otuz altı yaşında olduğu halde, ruhunu teslim eder. Kaldırılan cenazesi, Culfa’daki Katolik Ermeniler’in mezarlığına defnedilmiş ve sonraları eşi tarafından mezarı üzerine şu kısa kitabeli sâde bir taş dikilmiştir :

            HOMMAIRE DE HELL,
            VOYAGEUR FRANÇAIS,
            MORT A ISPHAHAN,
            LE 30 AOÛT 1848.

Hazinedarzâde Süleyman Paşa Sarayı

Gönderen : Avukat M. Korkut HAZİNEDAR

            Hell’in Türkiye ve İran seyahatinin notları, Fransız Akademisi tarafından seçilen altı mütehassıs tarafından incelendikten sonra verilen raporda işaret edilen prensiplere göre eşi tarafından tanzim edilerek 1854 – 1860 yılları arasında dört cilt metin ve gayet büyük bir albümden ibaret olarak basılmıştır.

            Metin ciltlerinden dördüncüsünün sonunda ayrıca, yolda alınan basit krokiler de bulunmaktadır. Voyage en Turquie et en Perse executé par ordre du gouvernement français pendant les années 1846, 1847 et 1848 (=Fransız HÜkûmeti’nin emri ile 1846, 1847 ve 1848 yıllarında Türkiye ile İran’da yapılan seyahat) adlı kitabı, Ressam Jules Laurens’in 100’den fazla resmi ile süslü albümü ile Türkiye arkeolojisine ve Anadolu coğrafyasına faydalı bilgiler sağlayan bir kaynaktır.

Jules Laurens`ın Türkiye Yolculuğu - Le Voyage de Jules Laurens en Turquie.
Xavier Hommaire de Hell'in İran ve Türkiye Seyahati - Voyage en Turquie et en Perse.

Eunieh'nin Yer Aldığı Kitapların Fransızca Aslı : Kaynak : http://unyezile.com

SEYAHATNAME VE RESİMLERİN ÖNEMİ

            Hommaire de Hell ve Jules Laurens’in müşterek mesailerinin sonucu olan dört cilt metnin, kitabe kopyaları ile eskizlerin ve nihayet her biri bir tablo değerinde olan hârikulâde güzellikteki gravürlerin taranması büyük bir mesai gerektirecektir. Muhakkak ki Fransa’da bir arşivde Hell’in yayımlanmamış notları ve bir koleksiyonda Laurens’in basılmamış desenleri kendileri ile ilgilenecek bir araştırıcı beklemektedir. Bunların aralarında Anadolu arkeolojisi, Türk sanat ve medeniyet tarihi bakımından çok değerli şeylere rastlamak mümkündür.

            Çarşamba'da oturan Hacı Ahmed Paşa'nın burada da muhteşem bir konağı vardır, ayrıca üç câmi ile yirmi kadar çeşme yaptırmaktadır. Fakat bu sahilin en pis şehri Samsun'dur (s. 355). Halkı 100 ev kadar Türk, 20 ev kadar Ermeni'den ibarettir.Rumlar Kadıkoyü'nde yerleşmiştir. Bir kalesi vardır. Çok iyi bir idareci olan Hacı Ahmed Paşa Çarşamba'da oturmaktadır (s. 362).

            Canik Vilâyeti'ni idare eden bu şahsın canlı bir portresini burada bulmak kabildir. Çarşamba'da 1200 Türk, 200 Ermeni, 100 Rum evi vardır. Ayrıca Paşa'nın muhteşem konağı bilhassa dikkati çeker. Çok zengin ve zarif bir konak daha doğrusu bir saray da Ünye'de Haznedaroğlu Süleyman Paşa'nınkidir (s. 366).28 Bunu, Laurens kalemi ile ebedîleştirmiştir.

            28 Bu havalide, elli yıl kadar h^kim olan Hazinedaroğulları hakkında bk. R. Vadala, Samsun, passé - présent - avenir, Paris, 1934, 21. Kâzım Dilcimen, Canik Beyleri, Samsun 1940, 63'de, Canikli Hacı Ali Paşa ve evlâtlarının hazinedarı iken başlıbaşına bir âyân sülâlesi kuran Hazinedaroğulları hakkında da aynı yazarın başka bir eser hazırladığı haber verilmekte ise de bugüne kadar bu araştırmanın basıldığını bilmiyoruz.

Ünye Hazinedaroğlu Konağı, İç Avlu Görünümü.
La résidence des Hazinedaroglu à Unye, vue de la cour intérieure.
Les dessins de Jules Laurens (1825-1901) - La côte de la Mer noire - 14 Ağustos 1847

http://www.inha.fr/images/bibliotheque/expo04/grande/eba2351.jpg

            Tezgâhlarında o sırada yirmi iki gemi yapılan Ünye'de vâdi dibinde haşmetli bir kale harâbesi vardır. Ayrıca kayadan yontulmuş bir anıt da dikkati çeker (kşl. Levha : XVIII, b). Harap kalesi olan ve 25 evden ibaret perişan bir köyden ibaret Fatsa'da civarda bir dere (Polemona) kenarında dikkat çekici yuvarlak plânlı bir kilise yıkıntısı vardır (s. 369 ve IV. 393). Ordu, 300 Türk, 200 Rum, 80 Ermeni evinden ibarettir (s. 371).

Sancak Beyliği Sarayı Surları - 1880 Yılında Ünye Kumsalında Çaparlar ve Surlar
II. Abdülhamit Han Fotoğraf Albümü - Yıldız Kütüphanesi İ. Ü. Nadir Eserler Bölümü Fotoğraf Albümü


Günümüze Aktaran : Tarihçi Osman DOĞAN - (İlk Kez 06.05.2005 Tarihli Hizmet Gazetesi'nde Yayımlandı.)

            Hommaire de Hell'in bu uzun yolculuğu sırasında yanında Ressam Jules Laurens'den ve ahçı, tercüman vs. gibi yardımcılardan başka bir de uşak vardır. Batı Karadeniz seyahatinde Joseph adında birisi, Anadolu seyahatinde ise Pierre adında bir kimsedir. Fakat hiç şüphesiz bu azimli araştırıcının hâtırasına adı sıkı sıkıya bağlı olan yol arkadaşı, Ressam Jules Laurens'dir.

            Jules Joseph Augustin Laurens, 26 Temmuz 1825'de Vaucluse'de Carpentras Kasabası'nda doğmuştur. Laurens, 1846'da Hell ile Türkiye ve İran seyahatine çıkmış ve ölümü üzerine, 1849'da Fransa'ya 1.000'den fazla resim ile dönmüştür. Bu resimlerin bir kısmı seyahatnamenin albümünde yüz büyük levha halinde basılmıştır. Jules Laurens, Vaucluse'de Saint Didier'de 05 Mayıs 1991'de ölmüştür.

La résidence de Hazinedaroglu à Unye :
détails de la façade intérieure de la cour


Ressam : Jules Laurens - 16 Ağustos 1847
Ünye Hazinedaroğlu Konağı : Avlunun iç cephe detayları.
http://www.inha.fr/images/bibliotheque/expo04/grande/eba2341.jpg

            Jules Laurens'in Fransa'nın birçok müzelerinde dağınık olarak eserleri bulunduğu tespit olunmuştur. Bazılarının adları mahiyetlerini belirtemeyecek şekilde olmakla beraber aralarında kesin olarak yurdumuz ile ilgili bulunanlar da vardır.

            1956'da Jules Laurens imzalı, Anadolu Hisarı'nı tasvir eden yağlıboya çok güzel bir tablo İstanbul piyasasında üç bin lira havalisinde satışa arzedilmiş, fakat maalesef bu sanatçının memleketimiz bakımından önem ve değeri takdir edilmediğinden, başlıca müze ve ilgili müesseselerin haberdar edilmelerine rağmen ilgi görmemiştir. Laurens muhakkak ki birinci derecede bir sanatçı olmamakla beraber, son derece çalışkan, çok kuvvetli bir kaleme sahip ve gördüğünü hayret verici bir mükemmeliyetle aksettirebilen zarif ifadeli bir desinatör idi.

            Hommaire de Hell seyahatnamesinin Laurens tarafından hazırlanan büyük boyda litoğrafya levhaları 1853'den itibaren yirmi levhalık fasiküller halinde Paris'te Lemercier Basımevi'nde basılarak Pierre Bertrand Kitapevi tarafından satışa çıkarılmıştır.

            Bugünkü Türkiye ile ilgili olan 51 levhadan Ünye ve komşularıyla ilgili olanları şunlardır :37

            37 Bu levhalardan birkaçı, vaktiyle mimar ve sanat tarihçisi H. Saladin tarafından kopya edilerek, İslâm sanatı hakkındaki kitabında yayımlanmıştır, bk. H. Saladin, Manuel d'Art Musulman, I Architecture, Paris, 1907, res. 18 (levha XV), 350 (lev. XXXIII), 351 (lev. XLIV), a), 352 (lev. XXV, b), 353 (lev. XLIV, b), 354 (lev. XXV, a), 355 (lev. IV), 356 (lev. XLI); Ünye ve Tirebolu konaklarının Refik Gökkan tarafından renklendirilen reprodüksiyonları şu yazı ile yayımlanmıştır, S. Nüzhet Gerçek, Yabancı Gözü ile Sivil Mimarîmiz, "Güzel Sanatlar, V (1944) 39 ve 40 - 41 arasındaki levha.

La résidence des Hazinedaroglu à Unye
Les dessins de Jules Laurens (1825-1901) - La côte de la Mer noire


http://www.inha.fr/bibliotheque/expo04/laurens.html
http://www.inha.fr/images/bibliotheque/expo04/grande/eba2207.jpg

            XXIX.                  Çarşamba.
            XXX.             
     Ünye'de eski Türk konağı.
            XXXI. a.        
     Fatsa'da (Polemona) eski kilise, b. Tirebolu'da kilise.
            XXXII.          
     Giresun genel manzara.
            XXXIII.              Tirebolu'da Türk konağı.
            XXXIV.              Ünye ve Tirebolu konaklarından detaylar.
            XXXV.                Karadeniz halkından Türk ve Rumlar.
            XXXVI.              Trabzon Ayasofyası.
            XXXVI. a. ve b. Trabzon Ayasofyası'nın detayları ve iç görünüşü.

            Ünye'de harikulâde bir mimârîye sahip Barok üslûplu eski bir konak (Lev. XXX), Tirebolu'da yine aynı derecede muhteşem olmakla beraber metrûk bir halde bulunan diğer bir Türk konağı (Lev. XXXIII) (Palais d'Onié) ve bunların çeşitli detayları, ahşap aksamlarının tafsilâtlı resimleri (Lev. XXXIV) Anadolu'nun sivil mimârîsi hakkında büyük faydalar sağlayacak önemli vesikalardır.

La résidence des Kelalioğlu à Tirebolu.

http://inha.fr/spip.php?article364&id_document=614
http://www.inha.fr/IMG/jpg/eba2343.jpg

            Eğer bu seyahatname, bizzat Hommaire de Hell tarafından kaleme alınarak, Laurens'in yolda çizdiği bütün resimler ile süslenebilmiş olsaydı, her halde Texier veya Laborde'un albümleri ayarında bir esere sahip olacaktık. Nitekim tanınmış coğrafyacılardan Pierre de Tchihatcheff'in (1808 - 1890) Anadolu Coğrafyası hakkındaki büyük kitabının Album'larında da Laurens'in resimlerine rastlanır.55 Bu ciltde, Laurens'in 'Ünye'deki konağın avludan görünüşü' resmi yayımlanmıştır.

            55 P. de Tchihatcheff, L'Asie Mineure, Paris 1853 - 1869, 8 cilt, Géographie Physique - Album. Buradaki resim levhalarının hepsi de numaralı olmadığından bir takım karışıklıklar ortaya çıkmaktadır. Laurens'in resimleri, altındaki imzasından kolaylıkla teşhis edilebilir.

            Karadeniz kıyılarında Amasra, Tirebolu, Trabzon, Sürmene, Of ve Ünye yörelerinde sıralanan eski âyân konakları başlı başına bir inceleme konusu olabilir. Yol notlarının tam bir şekilde verilememesine rağmen, memleketimizin eski eserleri, etnik durumu, yolları, arazi yapısı gibi hususlarda hayli değerli bilgiler toplayan bu seyyahların, belki en dikkat çekici taraflarından biri, her ikisinin de bu memleketi, toprağı ve insanları ile sevmiş olmalarıdır. Türkler'e karşı Batı'da aşırı menfi cereyanların estiği yıllarda yetişen iki Avrupalı'nın bu davranışları her halde ilgi çekicidir.

            Biz, bu yazımızla, hemen hemen unutulmuş bir araştırıcıyı ve yardımcısını bizim için değerli tarafları ile tanıtmakla iktifa ediyor ve böylece doğumunun yüz ellinci yıldönümünde Hell'in hâtırasına karşı şükran borcumuzu ödemeye çalışıyoruz.

                                                                                                          Doç. Dr. Semavi EYİCE
   
                                                                                                           İstanbul, 1962 - Ağustos

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR