ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 31 Ocak 2004 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

KARILAR
PAZARI

Makale : Yüksel Şen
(Emekli Bankacı - Gazeteci - Şâir ve Yazar)

KARILAR PAZARI

            Yazarlar Ünye'yi anlatırlarken "HUSUSİYETLERİ OLAN GÜZEL BİR ŞEHİRDİR" diye söz ederler.

            Zaman zaman kentimizin bu hususiyetlerini yazıyor, merak saikası olanları bilgilendiriyoruz. Bugünkü yazımda da şehrin tarihî KARILAR PAZARI'na değinmek istiyorum.

            Çok eski yıllarda, Orta Mahalle'nin Türbe Mezarlığı'na yakın bir yerinde, Ünye eşrafından rahmetli Seyit Ali DÖNMEZ ve evlâtları Adnan ve Faruk DÖNMEZ'lerin evlerinin önündeki o geniş alanda bir pazar kurulurmuş.

            Semt sakinlerinin her türlü ihtiyaçlarını giderdikleri bu alışveriş merkezinin satıcısı da alıcısı da hep kadınlardan oluşurmuş.

            Pazar yerine hiç erkek girmezmiş. Bu nedenle de buraya KADINLAR PAZARI  denirmiş. Zaman içerisinde kent halkı bu ismi KARILAR PAZARI diye çağrışım yapmaya başlamış.

            Söz konusu pazar, çoktan tarihe karışmış olmasına rağmen, şehir sakinleri ve çevre halkı bu semti o günden bugüne hep Karılar Pazarı diye anımsarlar.

            Şimdilerde burada pazar kurulmuyor ama, ismi de belleklerden hiç silinmiyor.

            Mahallenin Dereboyu, Kanlıkuyu Sokakları, İstiklâl ve Türbe Caddeleri bu alana açılıyor.


Türbe Caddesi

            Bir zamanlar meydanın orta yerinde Musalla Taşı vardı (şimdi de var mı bilmiyorum?). Geçmiş yıllarda Belediye'nin şimdiki gibi Cenaze Arabası yoktu. Hoparlör teşkilâtı da bulunmuyordu.

            Şehirde bir ölüm vukû bulduğunda, Belediye ölenin kimliğini tellâl bağırtmak suretiyle halka duyururdu. Bu görevi PAMAK AHMET EFENDİ üstlenmişti.

            Ahmet Efendi bir ölüm haberi aldığında, şehir çarşısında dolanır, davudî sesiyle ölenin kimliğini de belirterek "ŞİMDİ FALANCANIN CENAZESİNİ ALMAYA GİDİYORUZ; SEVABINI ARZU EDENLER BUYURSUN" diye duyuru yapardı.

            Tellâl Ahmet Efendi'nin arkasına takılan cemaat ölenin adresine gider, tabutu alırdı.

            Cenaze Namazı kılınmak üzere Büyük Câmi'ye gelinirdi.Namazdan sonra da tabut, cemaatin elleri üzerinde defnin yapılacağı ELMALIK veya TÜRBE MEZARLIĞI'na götürülürdü.

            Türbe yokuşunu çıkmaktan yorulan cemaatin dinlenmesi için tabut, Karılar Pazarı'nın orta yerinde buluna Musalla Taşı'na konur. Verilen kısa bir molayı müteakip, tekrar eller üzerinde taşınırdı.

            Şimdilerde Cenaze Arabaları'nın kullanılması ile bu yöntem tarihe karıştı.

            Karılar Pazarı'nın bir başka işlevi de şehrin eğlence merkezini oluşturmasıydı.

            Ruhu şâd olsun; mahalle sakinlerinden Kâmil EMMİ, ekibiyle birlikte Ramazan ve Kurban Bayramları'nda meydandaki Musallam Taşı'nın hemen yanına, bugünkü Luna Parklar'daki Dönme Dolaplar misali, kalın kalas ve tahtalardan yapılan DOLAP kurardı.

            Bu dolap, günümüzdeki gibi bir düğmeye basılarak motor gücüyle değil, ekibin bilek gücüyle çalıştırılırdı. Döndükçe, birbirine sürtünen ağaçların gıcırtısı metrelerce uzaktan duyulurdu.

            Dolaba binenlerin kahkahaları gökyüzünün masmavi enginliklerine dağılıp giderdi.

  
Trabzon'da eski bayramlarda kurulan ahşap Dönme Dolaplar

            Biniş ücreti, kişi başına 25 kuruştu.

            Binme ve inme sırasında, oturaklar havada kalınca, buradan şehrin görüntüsü harikulâde güzel olurdu. Meydan, çocuklarını dolaba bindirmek ve eğlenmek için gelen ailelerle dolup taşardı.

            Halk, renk renk giysileriyle, seyyar satıcılar tatlı teraneleriyle çevreyi bir karnaval yerine dönüştürür, tarihî Karılar Pazarı nostaljik görüntüsünü yeniden yaşardı. Ben çocukluğumda bu ortamı defalarca izleme imkânı buldum. O güzelim görüntülere yakından tanık oldum.

            Bugün Türkiye genelinde iki ayrı şehirde daha Karılar Pazarı var. Bunlardan biri Bartın'da, diğeri Bolu'da kuruluyor. Günümüzde Bartın'daki tüm ilginçliği ile işlevini sürdürüyor.

            Orada Ziraat Mühendisi olan yeğenim Ayşe Sevtap UZUN'u ziyarete gittiğimde, satıcısı ile alıcısını kadınların oluşturduğu bu pazarı bizzat dolaştım; alışveriş yaptım. Ve hep Ünye'yi anımsadım.

            Bartın'ın tarihî Karılar Pazarı halen güncelliğini korurken, Ünye'deki Karılar Pazarı'nın sadece isminin kalmış olmasından üzüntü duydum.

            Burada yerleşik tüm Ünyeliler'in de aynı duygular içerisinde olduklarını gözlemledim.

            Ey benim güzel şehrim!

            Canım ÜNYE'm.

            Taşına, toprağına selâm olsun...

                                                    Yüksel ŞEN
 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR