ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 06 Kasım 2004 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

ZİLE'DE SÖYLENEN
GELİN KAYNANA

MANİLERİ

Araştırma : Yrd. Doç. Dr. Mehmet YARDIMCI
İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümü Öğretim Üyesi
(
Tokat Kültür Araştırma Dergisi,  Sayı : 5 - 6, Mart - Haziran 1992, Sh. 21 - 22'de yayımlandı.)


(mehmet.yardimci@deu.edu.tr)

ZİLE'DE SÖYLENEN
GELİN KAYNANA MANİLERİ

     

            Kıskanma, insanoğlunun ruhunda var olup, her kişide, her yaşta kişinin irade gücüne ve yetişme biçimine bağlı olarak derece derece belirir.

    Kıskançlık olayı aynı cinsten insanlar arasında daha belirgin olup "Bir evde iki kız, biri çuvaldız, biri biz" özdeyişinde olduğu gibi kız kardeşler, eltiler, erkek kardeşler arasında sık sık örnekleri görülmektedir.

    Bu kıskanma olayının en ilginç örnekleri de gelin ve kaynana arasında cereyan edenidir.

    Kaynana yıllarca emek verip büyüttüğü oğlunu bir el kızı ile paylaşmayı bir türlü kabullenemez. Gelin de üzerinde gölge gibi hissettiği kaynananın varlığına, hele kocası üzerindeki anne nüfuzuna bir türlü alışamaz.

    Son yıllara kadar Zile ve çevresinde zorunlu olmazsa gelin ayrı eve getirilmez; şimdilerde de örnekleri olduğu gibi baba ocağına getirilirdi. Bu nedenle birlikte kalabalık bir aile yaşamı sürdürülür; birlikte yaşamanın verdiği zorluklar sonucunda çoğu kez gelin - kaynana çekişmeleri ve geçimsizlikleri ortaya çıkmakta idi. Bu geçimsizlikler manilere de konu olmakta, halâ kadınlar arasında oynanan mantuvar oyunlarında ezgi ile söylenmektedir.

    Zile ve çevresinde söylenen manileri derlerken rastladığım ve bir bölümünün Anadolu'nun çeşitli yörelerine yayılarak geniş bir kullanma alanı bulduğu nükteli sözlerle yüklü gelin - kaynana çekişmelerini en özlü bir biçimde ifade eden bu manileri her gelinin bir gün kaynana olacağı ve "Kaynana dili" diye dikenli bir çiçeğin ifade ettiği mecazî anlamı ortadan kaldıracak kadar kaynanalarına sempati duymalarını, onların konumlarında bir gün kendilerinin olacağı düşüncesi ile kaynana kavramına olumlu bakmalarını; kaynanaların da gelinlerini kendi öz kızları gibi düşünmelerinin önemini vurgulayıp, gelinlerin söylediği maniler ve kaynanaların söylediği maniler olarak kümelendirip bir araya getirmeyi uygun buldum.

            Gelinlerin söylediği maniler :

Serdim dama kilimi
Tut kaynana dilini
Akşam oğlun gelince
Kırar kambur belini

 

Çarşıdan aldım lahana
Kıydım koydum sahana
Hiç ömrümde görmedim
Böyle hortlak kaynana


Kaynanam kara tazı
Ürüyor bazı bazı
Ürdüğünü aramam
Isırır durmaz ağzı

Kaynanam şaytan kan
Dilini soksun arı
Oğlun beni seviyor
Derdinden çatla kan

Kaynanayı netmeli
Merdivenden itmeli
Tangur tungur düşerken
Geriden seyir etmeli

Şu ağacın doruğu
Dibindeki kovuğu
Kalk gidelim kaynana
Şimdi yersin sümsüğü

Çiçek gibi her yanım
Sen hizmetçi ben hanım
Koğdururum oğluna
Eğer isterse canım

Gezir'den ot yolarım
Parmağıma dolarım
Çok konuşma kaynana
Saçlarını yolarım

Tereğe fincan koydum
İçine mercan koydum
Kaynanamın adını
Kuyruklu sıçan koydum

Kaynananın iyisi
Derin olur kuyusu
Eşin eşin kapatın
Hiç çıkmasın kokusu

Kapıya külek koydum
İçine kepek koydum
Kaynanamın adını
Yal yemez köpek koydum

Harman yeri yarıldı
Kaynana bana darıldı
Darılırsa darılsın
Oğlu bana sarıldı



 

Kaynanayı netmeli
Kaynar kazana atmalı
Yandım gelin dedikçe
Altına odun atmalı

Testini düz koy kaynana
Südünü süz koy kaynana
Oğlun beni seviyor
Sen sana tuz koy kaynana

Kaynana kaynayasın
Ateş gibi yanasın
Allah cezanı versin
Cennet'e varmayasın

Kaynana kara tazı
Ürer o bazı bazı
Ürmek zamanın geldi
Ürsene goca cazı

Ak tavuk almadın mı
Kümese salmadın mı
Ah cadı kaynana ah
Sen gelin olmadın mı

Câmilerin kilimi
Tut kaynana dilini
Geçim ehli değildin
Niye aldın gelini

Yüzüm beyaz ay gibi
Kaşlarım da yay gibi
Oğlun bana ev aldı
Koskoca saray gibi

İki pınar yan yana
Ben istemem kaynana
Olursa görüm olsun
O da gider bir yana

Çarşıda nohut kaynana
Oğlunu unut kaynana
Ben onu elinden aldım
Havluyu kurut kaynana

Mercimeğin aşına
Kaynananın yaşına
Şeytan bana yel verir
Çal kazanı başına



 

Sini sini şekerim
Üstüne bal dökerim
Kaynanamın kahrını
Oğlu için çekerim

Çarşıda biber kaynana
Buldu haber kaynana
Git oğluna ulaştır
Gohmuş yiğmiş kaynana

Çarşıda et kaynana
Başında bit kaynana
Biz oğlunla birlikken
Dışarı git kaynana

 

Kazanda hedik kaynana
Yaprağı sarıverse
Oğlun çerez getirdi
Sensiz yedik kaynana

Kaynanam geliverse
Yaprağı sarıverse
Yemenden ölüverse
Benim de yüzüm gülse

Yağmur yağar yerlere
Sular akar göllere
Annem beni vermiyor
Kaynanalı yerlere

Bahçede dut kaynana
Karnında kurt kaynana
Oğlun beni seviyor
Yarıl yırtıl kaynana

Kaynanam kazan karası
Görümüm yasuvan tavası
İkisi de yitip de
Oğlu bana kalası

Kaynanaların söylediği maniler :

Dolabı açtı gelin
Köfteyi saçtı gelin
Onbeş günün içinde
Ortaya düştü gelin

Oğluma çatacağım
Seni boşatacağım
Sırtına sümsük vurup
Sokağa atacağım

Bahçe çapa istiyor
İşçi para istiyor
Düşük çeneli gelin
Her gün sopa istiyor

Gelin aldın iş ede
Bir minderi beş ede
Demedim ki el kızı
Benimle doğuş ede

Sahana kapak koydum
İçine kabak koydum
Gelinimin adını
Zincirli köpek koydum

Pancar koydum yunacak
Daha suyu konacak
Böyle gelin olur mu
Eli yüzü yunacak

Bahçemiz çapa ister
Çapacı para ister
Çapacı şöyle dursun
Şu gelin sopa ister

Yedikçe semir gelin
Penceresi demir gelin
Oğlanı ben doğurdum
Bokunu kemir gelin

Kız gelin dırdır etme
Fazla ileri gitme
Vakitsiz horoz gibi
Gece yarısı ötme

Eli elçekli gelin
Kolu kolçaklı gelin
Oğlanı ben doğurdum
Çırpı bacaklı gelin

Eli bıçaklı gelin
Başı saçaklı gelin
Oğlumu hasta ettin
Dirgen bacaklı gelin

Dolmuş geliyor dolmuş
Dolmuşun rengi solmuş
Bakın bizim geline
Sanırsın artis olmuş

Çift minderin çift yüzü
Ne tanırdık biz sizi
Aldım da hanım oldun
Adın çingene kızı

Bulgur verdim serçeye
Pisler bürük peçeye
Bizim gelin benziyor
Dağda uyuz keçiye

Gözleri patlak gelin
Çenesi hırtlak gelin
Seni mezar kaçkını
Suratsız hortlak gelin



 

Sokakta geziyorsun
Oğlum üzüyorsun
Sende ne güzellik var
Maymuna benziyorsun


 

Zile Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

YAZDIR