ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 22 Şubat 2009 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

KRONOLOJİK
TAKVİME GÖRE
ÜNYE TARİHİ

Araştırma : M. Ufuk MİSTEPE
(Araştırmacı - Orman Endüstri Yüksek Mühendisi)


Fotoğraf : Ressam Üzeyir KOYUN

KRONOLOJİK TAKVİME GÖRE
ÜNYE TARİHİ

 

            KRONOLOJİK TAKVİM

            M.Ö. 40.000 - 12/10.000 ÷ Bu yıllar arasına tarihlenen Üst Paleolitik Safha'ya ait buluntular İsmail Kılıç KÖKTEN tarafından Ünye - Tozkoparan mevkiinde yapılan sondaj çalışmalarında ele geçmiştir. Aynı yerleşmede Kalkolitik ve ilk Tunç Çağı buluntuları da görülmüştür.

            M.Ö. XV Binli Yıllar ÷ Ünye'nin uygarlık yönünden en eski tarihi, M.Ö. XV binli yıllara kadar dayanmaktadır. Orta Karadeniz Bölümü'nün kültür tarihinin Alt Paleolitik Çağ'a kadar uzandığını, 1960 yılında İsmail Kılıç KÖKTEN'in Ünye'nin doğusunda yer alan Yüceler Köyü Cevizdere'si taraçalarından elde ettiği çakmak taşlarından (Achelleen tipte el baltası) anlamaktayız.

            M.Ö. X - XV Binli Yıllar ÷ Prof. Dr. İsmail Kılıç KÖKTEN'in kazılarıda kendisine mihmandarlık yapan Orhan BORA, Turistik Yeşil Ünye Rehberi'nde Ünye'ye yerleşen insanların M.Ö. X - XV bin yılları arasında uygarlık kurduklarını ve daha sonraları birkaç kol halinde Cevizdere yöresine sokulduklarını belirtmektedir.

            M.Ö. 2000 ÷ Kaşkalar ve Hititler.

            M.Ö. 1200 ÷ Kaşkalar ve Hititlerin sonu.

            M.Ö. XII. - IX. yüzyıllar ÷ Hitit bakiyeleri ile Asya kaynaklı kavimlerin bir devlet yapısı olmadan yaşaması.

            M.Ö. IX. - VIII. yüzyıllar ÷ İskit hâkimiyeti.

            M.Ö. VIII. yüzyıl ÷ Khalibler.

            M.Ö. 750 civarı ÷ Miletli denizciler tarafından Ünye şehrinin kuruluşu.

            M.Ö. VI. Yüzyıl ÷ Ünye'de bulunan bir gümüş kap (phiale) E. AKURGAL (Orient et Occident, Paris 1969) tarafından M.Ö. VI. yüzyılın sonuna tarihlendirilmekte ve Kimmer sanatının son eserlerinden biri olarak nitelendirilmektedir.

            M.Ö. 550 ÷ Pers İmparatorluğu'nun bütün Anadolu ile beraber Ünye civarına da hâkim oluşu.

            M.Ö. IV. Yüzyıl ÷ Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde Antik Baş Takıları bölümünde sergilenen küpe (çift) 4,85 cm çapında ve 26 g ağırlığında olup, M.Ö. IV. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir.

            M.Ö. 331 ÷ İskender İmparatorluğu.

            M.Ö. 280 ÷ Pontus Devleti.

            M.Ö. 72 ÷ Roma İmparatorluğu M.Ö. 72'de Ünye Kalesi'ni alarak İç Anadolu'ya açılan en müstahkem yollardan biri olan Kaberia/Niksar - Oinoe/Ünye yolunu hâkimiyeti altına alarak hem yolun ve hem de kentin güvenliğini sağlamaya çalışmıştır.

            M.Ö. 63 ÷ Roma hâkimiyeti.

            M.S. 395 ÷ Bizans hâkimiyeti.

            1080 ÷ Büyük Selçuklu Devleti'nin tüm Anadolu'ya hâkim olması.

            1100 ÷ Danişmendliler.

            1178 ÷ Anadolu Selçukluları.

            1243 ÷ Moğol istilâsı.

            1280 ÷ Türkmenler 1280 yılında Karadeniz sahil şeridinde Giresun'un batısında Ordu bölgesinde faaliyete başladıktan sonra 1347 yılında Ünye ve çevresini Niksar'a ulaşan dağ yolu ile beraber ele geçirmişlerdir.

            1290 ÷ Canik Beylikleri'nin ortaya çıkması.

            1346 ÷ Ünye'nin Hacı Emir Bey tarafından nihâî olarak alınması.

            1347 ÷ Türkmenler 1280 yılında Karadeniz sahil şeridinde Giresun'un batısında Ordu bölgesinde faaliyete başladıktan sonra 1347 yılında Ünye ve çevresini Niksar'a ulaşan dağ yolu ile beraber ele geçirmişlerdir.

            1380 ÷ Canik Beylikleri'nin Kadı Burhaneddin'e tâbî olması.

            1398 ÷ Canik Beylikleri'nin Osmanlı'lara tâbî olması.

            1455 ÷ Tabakhane Deresi (Oinios Çayı = Ünye Suyu) üzerinde 1455'de 8, 1485'de 5, 1520'de 10 ve 1576'da 24 değirmen bulunmaktaydı.

            1461 ÷ Hacıemir Beyliği'nin sonu, Ünye ve çevresinin doğrudan Osmanlı hâkimiyetine girmesi.

            1485 ÷ Ünye'nin üç köyünde madencilere (küreci) tesadüf edilmektedir. Küreciler grup olarak XV. yüzyılda Amasya'daki şehzadeye ya da mahallî subaşılara (1485'te zaimlere) bağlıydılar. Ünye madenlerinden 1455'de 740, 1485'de 2960, 1520'de 1435, 1576'da ise 1200 akçelik gelir sağlanmıştır. 1455 civarında 1 mena (men) demirin 3 akçe kıymetinde olduğu anlaşılmaktadır.

            XVI - XVII. Yüzyıllar ÷ On altıncı ve on yedinci asırlarda Karadeniz sahilinde en mühim ticaret iskelesi Ünye (İnavus) olup, Boğdan, Eflâk, Kazak ve Karadeniz havzası tüccarları Diyarbakır'dan ham kırmızı ipek sahtiyan ve Haleb'den Dirayi ve mavi Futa ve saire getirirler ve bu iskelelerde muamele yaparlardı. (Büyük Osmanlı Tarihi - Ord. Prof. İ. Hakkı Uzunçarşılı, Cilt 4, Sh. 582, 6. Baskı, TTK Yayınları - Kitabü'r - rihle, Paris Millî Kütüphanesi Arabca Yazmaları, No. 6016, Antakya Patriki'nin Seyahatnamesi (Prof. Mükrimin Halil Yinanc'ın kütüphanesindeki istinsah edilmiş notlardan).

            16. yüzyılın ikinci yarısı ÷ Canik bölgesinde suhte hareketleri.

            1640 ÷ Evliyâ Çelebi'nin Ünye ziyâreti.

            1652 - 1659 ÷ Bu yıllar arasında Ünye'ye gelen Antakya Patriği XVI. ve XVII. asırlarda Karadeniz sahillerindeki en mühim ticaret iskelesinin Ünye'de olduğunu ve Boğdan, Eflak, Kazak ve Karadeniz havzası tüccarlarının Diyarbakır'dan ham ipek ve sahtiyan, Halep'ten dirayi ve mavi fula vesaire getirerek bu iskelede muamele yaptıkları ifade etmektedir.

            17. ve 18. yüzyıllar ÷ Ünye'nin Anadolu'nun Karadeniz sahilindeki en önemli limanı oluşu.

            1762 - 1809 ÷ Canik bölgesinde âyanların nüfuz kazanması.

            1794 - 1795 ÷ Prof. Dr. Bayram KODAMAN'ın Gümrük Defterleri'nde yaptığı tespitlere göre bu yıllarda hem ihracat hem de ithalât maksadıyla Samsun'la diğer Karadeniz limanları arasında deniz taşımacılığı yapan 28 reisten 20'si Müslim, 8'i gayrimüslimdi. Bunlardan 7 tanesi de Ünyeli'dir. Bunlar Kalyoncu Mehmet Reis, Uzunhacıoğlu Hasan reis, Sarıhacızade Süleyman Reis, Hasan Reis, Başo Reis, Sivrioğlu Todor Reis ve Çürük Save Reis'tir.

            1833 - 1837 ÷ Bu yıllar arasında Anadolu'da seyahat eden Charles Texier Küçük Asya Seyahati adlı  eserinde Kalipler'in memleketi olan Ünye'de ahalinin halâ demircilikle uğraştığını aktarmaktadır.

            1836 - 1840 ÷ Bu yıllarda Anadolu'da araştırmalarda bulunan Hamilton "Researches in Asia Minor, Pontus and Armenia" adlı seyahatnamesinde, Ünye'ye girişte bazı güzel çakıl ve akik taşları topladığını ifade etmektedir. Ayrıca bir mil daha ötede, beyaz kireç taşları çıkarıldığını ve bunların kireç için yakıldığını ifade etmektedir.

            1840 ÷ Dünya'ca ünlü arkeolog Hamilton da 1840'larda Ünye'de Halibialı'lardan kaldığını düşündüğü demir madenlerini aramak için araştırmalarda bulunmuştur. Ünye'de ilk arkeolojik araştırmalar, Dünya'ca ünlü Arkeolog Hamilton tarafından yapılmıştır.

            1844 25 Ağustos ÷ Sened-i Bahrî, Osmanlı denizlerinde ticaret yapanları ve gemilerin kime ait olduğunu gösteren belgedir. İlk karşımıza çıkan Sened-i Bahrî örneklerinden biri 25 Ağustos 1844 tarihli Ünyeli Kunduzoğlu Mehmed isimli kaptanın idare ettiği Şethiye Brik adlı geminin sahipleri Kozlucak İsmail, Ünyeli Salihoğlu Mustafa ve Hafız Salih'e verilen Sened-i Bahrî'dir. Ünyeli kaptanların kullandıkları bu gemilerin tamamı Ünye Tersanesi'nde inşa edilmiştir.

            1847 ÷ Ünye'ye gelen Xavier Hommaire de Hell, şehri deniz kıyısında, muhteşem konaklarla çevrilmiş olarak gördüğü zaman, aklına İstanbul Boğazı'nın o muhteşem manzarası gelmiştir.

            1856 ÷ Osmanlı tebaasından madenci Basmaoğlu Kigork, 1856 yılında Ünye'de bulduğu gümüş ve kurşun madeni için işletme izni istemiş ve kendisine 20 sene müddetçe işletme izni verilmiştir.

            1857 ÷ Bu yılda Tersane-i Âmire ve Ünye Tersanesi için kullanılan demirlere zam, çalışanların da askerlikten affedilmesi istenmiş, ancak bu kabul görmemiştir.

            1861 07 Ekim ÷ Maden İdaresi Başkanlığı'na gönderilen yazıda, Ünye ve Fatsa madenleri hakkında araştırma yapılması için maden uzmanı bir mühendisin bölgeye tayin edilmesi bildirilmiştir. Ünye'de titiz bir maden araştırması yapıldığını, Osmanlı arşivlerinde Ünye madenlerini gösteren büyük boyutta bir haritanın varlığından anlayabiliriz.

            1864 ÷ Sivas, Canik ve Bucak Sancakları'ndan ayrılan Fatsa, Niksar, Erbaa, Bolaman ve Karakuş Kazaları yeni teşkilâtlandırılan Ünye Sancağı'na bağlanmıştır. Ünye'nin sancak olduğu tarihlerde yapılan en büyük organizasyon Ünye - Niksar yolunun tesviye edilip, genişletilmesi olmuştur. 1864 yılında yapılan en mühim köprü inşaatı Ünye Aziziye iki gözlü kârgir köprü inşaatıdır.

            1864 01 Ağustos ÷ Ünye - Niksar yolu 01 Ağustos 1864 tarihinde Kabaklıpınar mevkiinde vurulan ilk kazma ile başlamış, 15 Eylül'de, yani 1,5 ay gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır. Yol üzerinde ilk zahire arabaları 22 Eylül'de Niksar'dan yola çıkmış ve arabalar için yarım saat mesafede Pirinçlik mevkiinde muhteşem bir karşılama töreni yapılmıştır.

            1864 ÷ Çataltepe Memba Suyu'nun 1864 yılında Ünye çarşısına akıtılması için bir köprü yapılmıştır.

            1864 ÷ 1864 yılında Ünye Sancak olduktan sonra Ünye - Niksar yolu da bu genişlemeden payını almış, Niksar, Erbaa ve diğer şehirlerden yük ve yolcu taşıyan arabalar gelmeye başlamıştır. Buralardan gelen maddeler Ünye çarşısında satılıyor veya gemilerle diğer şehirlere naklediliyordu.

            1865 ÷ 1865 yılında yapılan yeni il teşkilâtına göre Şebinkarahisar Sivas İli'ne, Ünye ve Fatsa da Samsun'a bağlanmıştır.

            1866 ÷ Ünye'nin sancak statüsünde olduğu 1866 yılında Ünye taşhanelerinin yeniden işletilmesi ve bunların bir kısmının kireç işinde kullanılması için izin istenmesi gündeme gelmiştir. Canik Mutasarrıfı, 1866'da Ünye Sancağı'na yaptığı ziyarette kasabaya çeyrek saat mesafede bulunan taşhanelerden çıkan beyaz taşların Malta taşından daha kaliteli olduğunu ifade etmiştir.

            1869 ÷ Bu tarihte Ünye - Niksar yolunda Mühendis Monsieur Sara Moni ve Kondüktör Lion görevliydiler.

            1877 ÷ Doksan Üç Harbi ve Rus'lardan kaçan Müslüman muhacirlerin Ünye'ye yerleşmesi.

            1882 ÷ 1882 tarihli bir belgede Ünye - Niksar yolu üzerinde 125 m uzunluğunda iki köprü, 5 metreden otuz metreye kadar da 32 köprü ile toplamda 34 köprü olduğu kayıtlıdır. Salnamelerde Ünye - Niksar arasındaki 77 km'lik yol üzerinde 37 köprü ile 76 menfez yapıldığı belirtilmektedir. Bu yılda Ünye - Niksar yolu tekrar gündeme alınmış ve yolun tesviyesi için her şey seferber edilmiştir. Seyyah Vital Cuinnet 1882'de yapımına tekrar başlanan Ünye - Niksar yolunu geçtiklerini ve yolun vilâyet sınırına kadar yaklaşık 77 km, eğiminin de maksimum % 7 olduğunu ve yol üzerinde de 67 köprü olup, yolun kalan kısmı olan da vilâyetten Niksar'a kadarki 25 km'lik kısmının bitmek üzere olduğunu belirtmektedir.

            1893 ÷ Ünye çevresinde kolera salgını.

            1895 Ağustos ÷ Hacı Fehim Efendi, Osmanlı Devleti'nden aldığı araştırma izniyle Ünye'nin Çoraki, Çotalı, Başköy ve Keş Köyleri'nde çinko ile karışık gümüş ve kurşun madeni ortaya çıkarmıştır.

            1896 ÷ Ordu'da 1896 yılında Paşaoğlu Hüseyin Efendi tarafından yaptırılan ve 18 Kasım 1987 tarihinde Etnoğrafya Müzesi olarak hizmete açılan Paşaoğlu Konağı'nın taşları Ünye'den getirilmiştir. Ayrıca Samsun'un simgelerinden olan eski Saat Kulesi'nin taşları da Ünye Taşı'dir.

            1900 ÷ Ünye çevresinde eşkıyalık hareketleri.

            1902 Temmuz ÷ Servet-i Fünûn Dergisi'nin Temmuz 1902 tarihli nüshasında Ünye ile ilgili yazıda, Ünye'de Malta Taşı'na benzeyen ve buralarca Kireç Taşı namı verilen biri beyaz ve diğeri sarı iki cins taş çıkarıldığını ve bu taşın mahallî ihtiyacı karşıladıktan sonra Fatsa, Terme, Samsun ve bazen de İstanbul'a gönderildiği belirtilmektedir.

            1910 30 Ocak ÷ Canik Sancağı'na bağlı Ünye Kazası'nın ismi ile Karesi Sancağı'nın Edremit Kazası'na bağlı Avniye Nahiyesi'nin isimlerinin imlâlarının benzer olmasından dolayı Avniye isminin Agunya şeklinde yazılması Dâhiliye Nezareti'nce emirlenmiştir (4 Şubat).

            1914 - 1922 ÷ Canik bölgesinde Rum ve Ermeni çetelerinin faaliyetleri.

            1916 ÷ Rus savaş gemilerinin Ünye'yi bombalaması.

            1918 ÷ Ünye ve çevresinde sıtma salgını.

            1920 ÷ Ordu'nun il yapılarak Ünye ve Fatsa'nın bu ile bağlanması.

            1925 ÷ Rıfat ILGAZ, hâtıralarını yazdığı otobiyografik romanı Sarı Yazma'da 1925 yılında Ünye'de yaşadıklarını anlatmaktadır. Ilgaz, bir Yaz vakti Ünye iskelesinde durmuş, hapisten gelecek abisini beklemektedir. Abisi vapurdaki yolcuları almaya giden sandallardan biri ile sahile çıkmıştır ve oradan faytonla eve gideceklerdir.

            1927 ÷ Çataltepe Memba Suyu'nun (Acısu) 1927'de bakteriyolojik ve kimyasal tahlilleri yapılmış ve şifâlı bir su olduğu tespit edilmiştir. 1963'te yayımlanan Hayat Ansiklopedisi'nin Ünye maddesinde suyun sertlik derecesi 0,5 olarak verilmiştir.

            1930 ÷ Kelleroğlu M. Bahattin Bey "Resimli Ünye Rehberi" adlı Ünye'nin ilk kitabını yayımladı. Bu rehberde Ünye - Niksar yoluna ait fotoğrafın birinde Han Boğazı'nda bir arabanın fotoğrafı dikkati çeker.

            1933 ÷ 45 - 50 km olan Ordu - Fatsa yolu Köy Kanunu'na göre köylüler tarafından açılmış, böylece 1933 senesinde ilk defa otomobille Ordu'dan Fatsa'ya gidilmiştir. 1936 yılında Rus elçilik görevlileri jip ile Fatsa'dan Ünye'ye geçmişler, bunlardan iki gün sonra da zamanın Tarım Bakanı küçük bir Ford araba ve Bayındırlık Teşkilâtı'na ait bir kamyon ile yola çıkmışlardır.

            1939 ÷ Eskiçağ'dan günümüze Ünye'de en çok yıkım yapan deprem 1939 Erzincan Depremi'dir. Emine ALTUNEL, son zelzele felâketinin Ünye'de büyük hasarlar yaptığını ve bilhassa çarşı kısmını fazla etkilediğini ve birçoğunun aile ocaklarını söndürdüğünü, kazadaki iki câminin de yıkıldığını söylemektedir. Devlet, Ünyeli felâketzedeler için 15.837 lira yardımda bulunmuştur.

            1939 ÷ Ünye'yi gerek hinterlandına ve gerek komşu vilâyetlere bağlayan yollar düzgün olmadığından bu yollar üzerinde seyahate çıkmak bir nevi maceraya atılmak demekti. Bununla beraber iktisadî yönden ne pahasına olursa olsun bu yollarda ulaşım yapılmaktaydı. Ünye'den Terme, Fatsa ve Niksar'a olmak üzere başlıca üç yoldan sadece Niksar şosesi dışındakiler ancak bir hayvanın gidebileceği dar bir patika yoldan başka bir şey değildi. Niksar, Terme yolunda otomobil, kamyon ve hayvanlar iş görürken, Fatsa yolunda yalnız at ve merkepler iş görüyordu. Bu yılda şehirde 10 kamyon ve 3 otomobil bulunmaktaydı.

            1941 ÷ Yapılan Türk Coğrafya Kongresi'nde alınan karara göre Ünye, Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü'nün Canik yöresi içinde kalmıştır.

            1947 ÷ Samsun'da yayımlanan 19 Mayıs Samsun Halkevi Dergisi'nde M. Şükrü FIRAT makalesinde "İki dağın hilâl şeklinde birleşmesiyle vücuda gelen koyda, ta denizin içine girerek kayalıkların üzerine oturtulmuş merdivenli beyaz evleriyle Ünye ne kadar da Boğaziçi'ne benziyor.

            1947 ÷  1947 ve özellikle 1950'li yıllardan sonra karayolları sayesinde ilçeler birbirine asfalt yollarla bağlandı ve böylece deniz taşıtları da tarihe karıştı. Ünye'yi Ordu'ya bağlayan dağ yolu sahile indirilerek Rize'ye kadar ulaştırıldı.

            1954 ÷ Karakuş Nahiyesi'nin Ünye'den ayrılarak Akkuş adıyla ilçe olması.

            1960 ÷ Ünye'nin uygarlık yönünden en eski tarihi, M.Ö. XV binli yıllara kadar dayanmaktadır. Orta Karadeniz Bölümü'nün kültür tarihinin Alt Paleolitik Çağ'a kadar uzandığını, 1960 yılında İsmail Kılıç KÖKTEN'in Ünye'nin doğusunda yer alan Yüceler Köyü Cevizdere'si taraçalarından elde ettiği çakmak taşlarından (Achelleen tipte el baltası) anlamaktayız.

            1963/64/65 ÷ Ünye'de Prehistorya kazılarında bulunan Prof. Dr. İ. Kılıç KÖKTEN Bey'e 1963, 1964 ve 1965 yıllarında Ünye'deki arkeolojik kazılarında Orhan BORA mihmandarlık yapmıştır. Çalışmaları genellikle Yüceler Köyü ile Cevizdere yöresini kaplayan tabii mağaralarda (Abrie sur roche), Tozkoparan, Koytakkaya, Tilki Mağaraları, Halpaç Mağarası, İn-önü Mağaraları ve Kale civarlarında olmuştur.

            1966 ÷ 1966'da Ünye, Ordu'ya ve Samsun'a asfalt yollarla bağlıydı. Köylerle irtibat Niksar ve Çilader şoseleriyle sağlanmaktaydı.

            1969 ÷ 1969 yılına gelindiğinde her saat başı Ünye'den Samsun'a, Samsun'dan Ünye'ye gelmek mümkündü. Merkezde çeşitli şehirlere seferler yapan 100'ün üstünde otomobil, otobüs, kamyon, cip, minibüs ve taksi bulunmaktaydı. Bu yılda merkezde 32 telefon numaralı Telefon Taksi çalışmaktaydı.

            1973 ÷ Çataltepe Memba Suyu'nun tarihçesi çok eski olmasına rağmen, otomatik dolum tesisi Ünye Belediyesi ve İller Bankası işbirliği ile 1973'te üretime açılmıştır.

            1990 ÷ İkizce ve Çaybaşı'nın Ünye'den ayrılarak ilçe olması.

            Kaynak :

            1) http://www.unyeweb.com/unyetarih.asp
            2) DOĞAN, Osman - Karadeniz'de Bir Boğaziçi ÜNYE
            3) DOĞAN, Osman - Tarih Boyunca ÜNYE

 


Devam Edecek

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR