ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 04 Ocak 2010 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

ÜNYE’DE
PASTACILIK VE ŞEKERCİLİĞİN
TARİHİ - III

Araştırma : Ahmet KABAYEL - Ahmet Derya VARİLCİ
ahmetkabayel@gmail.com
varilci@gmail.com

(Hizmet Gazetesi - 04.02.2008 Tarih, Yıl : 3, Sayı : 109, Sh. 11'de Yayımlandı.)

Ahmet KABAYEL
 
Ahmet Derya VARİLCİ

ÜNYE’DE
PASTACILIK VE ŞEKERCİLİĞİN
TARİHİ - III

Şekerci Niyazi Aktuğ, Şekerci Ahmet Eren'in Halk Şeker Ticarethanesi'nde.

Gönderen : Ahmet Derya VARİLCİ - Ahmet KABAYEL

BÖLÜM III

ÜNYE’NİN YAKIN GEÇMİŞİNDEKİ
ŞEKERCİLERİMİZ :

            Niyazi Aktuğ

            1911'de Trabzon'da doğar. Babası Halil Efendi, Ünye’den hemşehrisi İsmail Soysal’ın çağrısı üzerine Saray Hamamı'nı çalıştırmak üzere Ünye’ye geldiklerinde, Niyazi Aktuğ küçük bir çocuktur. 1927’de 16 yaşındayken Ahmet Eren Bey’in yanına şekercilik ve pastacılık yapmak üzere girer. Çırak olarak başladığı meslekte ustalaşır. Usta çırak ilişkisi içersinde Ahmet Eren, Niyazi Aktuğ’un sadece meslek erbabı olmasını sağlamamış, aynı zamanda evlenmesine, dükkân açıp, iş sahibi olmasına da vesile olmuştur. 1942 yılı Niyazi Aktuğ için çok önemlidir. Gemiyle eski memleketi Trabzon’a kız almaya giderken yanında ustası Ahmet Eren vardır. Dönüş yolundayken Ünye, 1942 Erbaa depremiyle sarsılmış, denizde de hissedilen bu olay nedeniyle yolculardan Ahmet Eren’in kızı Semin (İskender) Hanım, korktuklarını söylemiştir.

Şekerci Niyazi AKTUĞ ve Oğlunun Çalıştırdığı Gözde Pastanesi
 
Sağdaki Fotoğraf : Ahmet Derya VARİLCİ

            1945 yılında ustası Ahmet Eren’den ayrılan Niyazi Aktuğ kendi işyerini açar. Hükûmet Caddesi'nde Gün Fırını karşısına düşen blokta, Rasim Sırmabıyık’ın yerini kiralar. 1980’de vefatına kadar, aynı işyerinde şekercilik ve pastacılık yapar. İstanbul’daki Hayat Pastanesi'nden esinlenerek Yeni Hayat Pastanesi adını verdiği bu işyerinde oğulları Necdet ve Ahmet’le birlikte olur.

            Niyazi Aktuğ, ustalarından gördüğü bütün şekerleme ve pasta çeşitlerini dükkânında yapar ve satar. Ayrıca, o dönemde Ünye’de yeni imalâtına başlanan dökme bisküvileri imal eder. Dükkânını açtığı günlerden başlayarak, kendi ürettiği şekerlemeler yanında, Samsun ve İstanbul’dan hazır şeker getirip, dükkânında satmaya başlayan ilk şekerci esnaflarındandır. Dükkânın arka bölmesinde oluşturduğu atölyede, kendi imalâtı şekerleme ve pastalar yanında, sattığı ürünleri vitrinde süsleyerek teşhir etmesiyle tanınır. Eskiden beri fırın önlerinde satılmakta olan ve Ünye’nin köylerinde imal edilen, beyaz ve sütlü kahve renginde iki çeşidi bulunan cevizli helva satışına başlar. Diğer helvalardan farklı olarak, hurma pekmezi ile yapılan cevizli helva, sert ve ağza yapışan haliyle hatırlanmaktadır.

İbrahim OKUMUŞ ve Metin UZBAY

Müzeyyen Pişkin Fotoğraf Arşivi - Gön. : Ahmet Kabayel - Ahmet D. Varilci

            Eskiden kullanılan tereyağı ve zeytin yağının yerini, sanayi mamulü nebatî yağlar alır. Artık markalar dönemine girilmiştir. Vita yağı, Hasip Halim Helvası, Bozkurt Helvası, Arı Bisküvileri, Ender Şekerleri, Besler Bisküvileri raflarda yerlerini alır. En gözde kâğıtlı, yaldızlı ürünlerden biri çikolatadır. Hazır mamullerin satışa sunulmasının öncülerinden biri Niyazi Aktuğ’dur. Bu işlemde öncülük yapma nedenini, biraz da 1947’de bir iş kazası sonucu, elinin yanması ve uzun süre iş göremez hale gelmesinin rol oynadığı söylenir.

            Niyazi Aktuğ, son dönemde sattığı Millî Piyango Biletleri'ni saymazsak, pasta ve şekerleme dışında fazla çeşide girmez. Kendisinden önce bu işi yapanlar gibi bir ara oyuncak satsa da, dondurmacılık yapmaz. Ancak, diğer esnafların avlayarak dükkânında satışa çıkardıkları bıldırcınları, kendisi hiç av yapmadığı halde avcılardan satın alarak dükkânında satar. O dönem, bıldırcın avı yaygındır.

            Her esnaf, avladığı bıldırcınların fazlasını kafeslere koyarak dükkânlarının önünde halka arz eder. Niyazi Aktuğ av merakı olmamasına rağmen bıldırcın satar. Meslektaşı ve komşusu Fikret Gün, avladığı bıldırcınları satan son esnaftır. Özal döneminde KDV bağlantılı perakende fişinin zorunlu olması ve bıldırcın alan bir müşterinin ısrarla fiş talep etmesi üzerine bıldırcın satışından vazgeçmiştir.

Rüyam Pastanesi Kısmî İç Mekânı (Solda) - Gözde Pastanesi Kısmî İç Mekânı (Sağda)

Fotoğraflar : Ahmet Derya VARİLCİ

            Gün Kardeşler

            19. Yüzyıl ortalarında Marmara Denizi'nden yola çıkan bir gemi, Ünye’ye ulaştırmak üzere bazı aileleri taşımaktaydı. Türksüleymanoğlu ailesi bunlardan biriydi. Yıllar sonra Ünye’de fırıncılık, pastacılık ve şekercilik yapacak olan Mustafa ve Rıza Ali Gün kardeşler, işte bu gemiyle gelen Türksüleymanoğulları ailesinin üyesiydiler. Babaları İsmi Efendi öldüğünde Mustafa 7, Ali 4 yaşındadır.

            Mustafa Gün Kurtuluş Savaşı sırasında İzmir’de askerdir. Fırında çalışması gerekir. İlk fırıncılık deneyimini, Fırıncı Mahmut Arın’ın babası Hüseyin Usta’dan edinen Mustafa Gün, burada mesleğini ilerleterek, simitçilik ve benzeri ürünleri öğrenir. Halen Ünye’de Gün Fırını'nı çalıştıran oğlu İsmet Gün, babasını anlatırken muhaberat bölüğünde gösterdiği başarılarından söz eder. Gazi Mustafa Kemal’in bir emrini teller kopuk olduğu için iletemediklerini, savaş yıllarının yokluğu koşullarında, telgraf tellerini bağlamayı başardığı ve emrin ulaştırılarak ilgili tepenin düşman elinden kurtarıldığını ifade eder.

Ali GÜN ve Arif GÜN
  
Gön. : Ahmet Derya VARİLCİ - Ahmet KABAYEL

            Fırıncılık mesleğini askerde öğrendikten sonra, Ünye’de fırıncılığa başlayan Mustafa Gün, yanına kardeşi Ali Gün’ü de alır. Bugünkü Gün Fırını’nda faaliyete geçen kardeşlerin fırını 1936’te geçirdiği bir yangın dışında hiç kesintiye uğramadan günümüze kadar hizmetini sürdürür. Pandispanya ve Ünye Lokumu'nu tüm dünyaya tanıtan bu fırını halen Fırıncı Mustafa Gün’ün oğlu İsmet Gün ve oğlu Ayhan Gün çalıştırmaktadır.

            Yazar Rıfat Ilgaz, 1923 - 24 yıllarının çocukluk anılarını anlattığı Sarı Yazma adlı eserinde, Ünye’de Fırıncı Mustafa ile kitap değiştirdiğini yazar. Bu alış verişin hayatını yönlendirerek yazar olmasında önemli bir yer tuttuğunu söyleyen Ilgaz’ın Fırıncı Mustafa’sı, Mustafa Gün’den başka birisi olmasa gerek.

            O dönemde iptidaîye bitirip, okuryazar olan sayılı kişilerden biridir. Fırıncılık mesleğinde ise, belki de okul bitiren tek kişi Mustafa Gün’dür. Öğrenime verdiği önem, oğlu Lütfi’yi lisede okuması için ta Trabzon’a göndermesinden bellidir.

Tespitler : İsmet ve Mustafa GÜN, M. Ufuk MİSTEPE

Kaynak : Resimli Ünye Rehberi - 1930, Müellifi : M. Bahattin

          Ünye'deki Gün Fırını'nın sahiplerinin eskiden bu yana fırın ve pastahane sahibi olduklarını ve ismen "Gündoğdu" adını kullandıklarını öğrendik. Soyadı Kanunu'yla birlikte bir başka aile Gündoğdu soyadını alınca, kendileri Gün soyadını alarak 1937'de, fırınlarının adını Gün Fırını olarak değiştirirler. Sadece 1953'te bir ara Günsaray Pasta ve Şekerleme adını kullanırlar.

          Gündoğdu olarak çalıştırdıkları eski fırınlarının Ortaçarşı'da ve Orta Yeni Câmi köşesinde, şadırvanın olduğu yerde bulunduğunu öğrendik. Yani reklâmdaki belirtilen yere yakın ama şimdiki Gün Fırını mevkiine de uyuyor. Belki şu anki yerlerine geçtikten sonra da bir süre Gündoğdu adını kullanmış olabilirler. (ÜTAG)

            1953’te Ali Gün, kardeşi Mustafa ile çalıştırdığı Gün Fırını'ndan ayrılarak, fırının bitişiğine pastacılık ve şekercilik üzerine dükkân açar. Günsaray Pasta ve Şekerleme adıyla açtığı bu dükkân, 1953'te Günsaray adıyla ve ardından aynı mekânda yıllarca hizmet verir. Ali Gün’ün üzerinde mesleğin duayenlerinden Ahmet Eren’in etkisi büyüktür. Sadece zanaatını değil, Ahmet Eren işyerini kapatınca, edevatının bir bölümünü de Ali Gün’e devreder. O yıllarda esnaflık yapabilmek için en az üç esnaftan referans gereklidir. Ali Gün’ün referansları; Ahmet Eren, Mustafa Ebrüşüm ve Hüseyin Diktepe (Topçu)’dir.

Fikret GÜN ve Rüyam Pastanesi
 
Sağdaki Fotoğraf : Ahmet Derya VARİLCİ

            Ali Gün, fırıncılık günlerinde başladığı dökme bisküvi işine pasta çeşitlerini ekler, şekerleme işini geliştirir. Şeker kıvamını ve şerbet yapımını el yordamıyla kontrol eder. Parmağı ile kaynayan şerbetin kıvamına bakar, yanmasın diye parmağını suya sokmaz, işine devam eder. Uzun fındıklı kurabiyeleri ile tanınır. Bir başka yönü daha vardır ki, dönemin Saray Caddesi çocuklarının anılarında özel bir yeri vardır. Dörtyol’un üstündeki evine giderken, her Salı günü öğle üzeri, Saray Hamamı önünde yoluna çıkan çocuklar, “Ali Dede, Ali Dede… Sen çok yaşa!” diye tempo tutarak evine kadar eşlik ederlermiş. Amaç, ellerindeki elmanın şerbet kazanına daldırılmasıdır. Her defasında Ali Dede’yi ellerinde elma ile çocuklar karşılar, karşılığını mutlaka alırlarmış.


Gön. : Hacer COŞKUN - Hizmet Gazetesi Editörü, Grafik Tasarımcısı

            Ali Gün Bey, 1973 yılında gittiği Hac farizası sırasında ölür. Hacca gidip dönemeyen diğer hacılar gibi Hicaz’da gömülür. Ahmet Eren’in mermer tablasında son dökülen şeker, Ali Gün’e aittir ve Ünye’de atölye işi, el ürünü son şekerdir.

Ankara Kalesi Zenger Paşa Konağı Eski Türk Evi Müzesi
Akide Şeker Ezme ve Modelli Taneleme Kollu Silindir Makinası

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 11.02.2009 Ankara

            Ali Gün’ün oğullarından Taylan dışında, diğer iki oğlu da baba mesleğini icra ederler. 1955 yılında büyük oğlu Fikret Gün’ün askerden dönüşüyle birlikte Günsaray adlı işyerini oğluna devreder. Fikret Gün, yaşadığı dönem gereği hazır şekerlemelerin satıcısı ve pasta imalâtçısıdır.

Rahmetli Fikret GÜN'ün Övüncü - Ünye'de Yapılan İlk Çok Katlı Pasta / Ekim 1970.

Mehmet ERGÜN Fotoğraf Arşivi

            1966’da Sedir Pastanesi olarak adı değişen ve oturma grupları eklenen pastaneyi oğlu Ali askerden gelene kadar Fikret Gün çalıştırır. Yine bir askerlik dönüşü nedeniyle, 1995’de pastaneyi oğlu Ali Gün’e devreder ve adı Rüyam Pastanesi olarak değiştirilir. Böylece babadan oğla geçen meslek kariyerlerini bir aile geleneği olarak sürdürürler. 2002 yılında kendi mekânları olan yan taraftaki daha büyük bir mekâna taşınırlar. Ünye’de oturma gruplu modern pastane işletmeciliğinin öncülüğünü yaparlar.

Oğullarının Yönetiminde Şekerci Niyazi Usta'nın GÖZDE ve Şekerci Ali Usta'nın RÜYAM Pastaneleri
 
Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 01.10.2007 09:22 Ünye

            Arif Gün ise, Ünye’de pastacılık zanaatında öne çıkan isimler arasına girer. Ünye’de pastane niteliğine sahip masalı, sandalyeli ilk pastanesi olan Elif Pastanesi’ni açar. 1968 yılında açılan Elif Pastanesi’nin Arif Gün’den başka diğer ortağı Recai Sırmabıyık’tır. Asıl mesleği muhasebecilik olan Recai Sırmabıyık, ortağı Arif Gün’ün ayrılması nedeniyle zorlanır, yanına İbrahim Okumuş’u usta olarak alır ve 14 yıl Ünye’de pastacılık yapar.

Elif Pastanesi - Recai SIRMABIYIK

Gönderen : Ahmet Derya VARİLCİ - Ahmet KABAYEL

            Niyazi Aktuğ’un yanına 10 yaşında çırak giren Metin Uzbay, 1935 Ünye doğumludur. Dört yıl yanında çalıştığı ustası Niyazi Aktuğ’dan ayrılarak, evde imal ettikleri pastaları seyyar tablalarda satar. 1957’de askerlik dönüşü üç yıl ustası Niyazi Aktuğ’la ortaklık yapar. 1960’da Gür Şekerleme adıyla kendi işyerini açar. Ortaçarşı’da bugün Sagra’nın bulunduğu yerde açtığı işyeri bir zamanlar Cevdet Gemici’nin Çamlık Gazozu imalâthanesidir.

            Metin Uzbay, bu mekânda otuz yıl pastacılık ve şekercilik yapar. Ünye Lokumu'nu ticarî anlamda piyasaya süren O’dur. 1990’da yine aynı cadde üzerindeki yeni işyerine geçen Uzbay, halen bu mekânda şekercilik ve pastacılık mesleğini sürdürmektedir. Ünye’ye özgü fındıklı uzun pastaları günümüzde halâ imal eden zanaatkârdır. Üç oğlundan biri olan, Cumhur Uzbay’la birlikte mesleğini icra eden Metin Uzbay’ın küçük oğlu Uğur Uzbay Ziraat Mühendisidir. Büyüğü Gülhane Hastanesi Farmakoloji ABD Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay’dır.

Şekerci Metin UZBAY Dükkânının Önünde

Fotoğraf : Ahmet Derya VARİLCİ

            Metin Uzbay Gür Şekerleme’yi açtığı ilk yıllarda iki masa ve sandalye ile koltuk atar. 1965 yılında Ünye’ye gelen Radar Tesisleri’nin etkisiyle oturma yerleri ihtiyacı doğduğundan, Metin Uzbay mekânını pastaneye uyarlamada gecikmemiştir. Servis yaptığı ilk müşterisi Ahmet Kavaklıoğlu ve eşi Mahmure Hanım’dır.

            Metin Uzbay’ın yetiştirdiği Kâtip Usta (Nevzat Ağaç), bir dönem Bakırcılar Arastası'nda kendi işyerini açar. Metin Uzbay’ın kardeşi İsmet Uzbay ise Hükûmet Caddesi'nin Cumhuriyet Meydanı’na bakan köşesinde Filiz Şekerleme adıyla 1963 - 71 arası faaliyet gösterir. Mesleğini değiştirip ağabeyi gibi denizci olmaya karar verir.

Şekerci Metin UZBAY - 1960'tan Günümüze

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 01.10.2007 09:25 Ünye

            Pastacılık ve Şekercilik mesleğinin sürdürüldüğü işyerleri daha çok Hükûmet Caddesi’ndedir. Cumhuriyet Meydanı'yla Döner Çeşme Meydanı arasında kalan bu alanın dışında zaman zaman  açılan pastanelerden bazıları Yalıkahvesi’ndedir. Çamlık Gazozu imal eden ve dondurmacılık yapan Cevdet Gemici, belli bir dönem Yalıkahvesi’nde Gülşen Şekerleme adıyla çalışır.

            Ünye’de babadan oğla geçen zanaatçılık geleneğinin bir başka örneği Niyazi Aktuğ ustanın oğlu Ahmet Aktuğ’dur. Çocukluğundan itibaren babasının yanında baba oğuldan çok, usta çırak ilişkisi çerçevesinde şekillenen meslek hayatı, ağabeyinin başka mesleğe yönelmesi nedeniyle şekercilik ve pastacılık olarak olarak ortaya çıkar. Ahmet Aktuğ ilkokulu bitirir bitirmez, bu zanaatın içindedir. Babası olan ustasından öğrendiklerini çocuk yaşta uygulamaya koyar. 1980’de babasının vefatından bir yıl sonra, babasından devraldığı Yeni Hayat Pastanesi'ni 50 metre öteye, şu an Karadeniz Eczanesi’nin olduğu yere taşır. Ünye’de ilk aynalı vitrin burada kullanılır. Promosyonlu satış ve yaş pasta imalâtı Ahmet Aktuğ ile önem kazanır. Pastadan gelin damat çıkaran, düğünlerde ilk açık büfe uygulamasını getiren, atölyesinde ilk elektrikli taş fırını kuran, zaman ve sıcaklık ayarlı ilk fırını Ünye’ye getiren Ahmet Aktuğ’dur.

Fındıklı Pastaları Önünde Metin UZBAY

Fotoğraf : Ahmet Derya VARİLCİ

            1992’de Gözde Pastanesi adıyla bugünkü yerine geçer. Ahmet Aktuğ’un Gıda Mühendisliği eğitimini gören oğlu Kenan Aktuğ, muhtemelen askerlik dönüşü babasından işyerini devralacaktır. Tıpkı yıllar önce babası Ahmet Aktuğ’un, dede Niyazi Aktuğ’dan bu mesleği devraldığı gibi devralarak Ünye’de şekercilik ve pastacılık yapacaktır.

            Ünye’nin son dönem şekerleme satışı ve pastacılık alanında faaliyetini sürdüren işyerlerini saymak gerekirse :

            Hanımeli, Nozona, Kardelen, Birtat, Yunus Emre, Torunoğlu Unlu Mamulleri, Gürcüoğlu ve Efe Pastaneleri'dir. 2006’da açılan Kalek Unlu Mamulleri Fabrikası ise, ÜNSAN ve birçok fırın sahibinin bir araya gelerek oluşturduğu modern bir tesistir.

Hanımeli'nden, minik çilek reçeli ve biber tuzu alın.

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 01.10.2007
Pandispanya ve Lokumuyla Ünlü Gün Fırını

Fotoğraf : Eren TOKGÖZ - Meşhur Ünye Pidesi

            Ünye’nin değişen çehresi gibi, bu mesleğin geçmişi de değişimi beraberinde getirir. Her meslekte yaşanan anılar vardır, kulaktan kulağa bir sonraki kuşağa aktarılır. Pastacı ve şekerlemeci Fikret Gün çocukluk yıllarından şu anıyı günümüze taşır…“Sahile yanaşan gemilere, kayık veya çaparlara binip öyle ulaşırdık” diyor. “Pasta, çörek, turşu satar, okul harçlıklarımızı çıkarırdık”. “Bulut yağından ciğer” diye bağırılarak satılan bir ürün vardır. Duyanların dikkatini çeker. Bu ciğer, meğer yağmur suyunda pişirildiği için böyle seslendirilirmiş.

Hanımeli Pastanesi'nde Macunlar (Atom), Biber Tuzu, Dağ Çileği ve İncir Reçeli

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 01.10.2007

            Mesleğin çilekeşlerinden İbrahim Okumuş Usta, sık sık işyerini değiştirmektedir. Bir ara Erzurum’dadır. Fırına getirilen bir tepsi dikkatini çeker. Tepsideki lokumları fırından çıkınca, almaya gelen genç kıza “Nerelisin?” diye sorar. Beklediği cevap gecikmez : “Ünyeliyim!” Lokum, hamurunun biçiminden ve tepsideki dizilişinden bellidir. Bu lokum Ünye’ye aittir. Ve İbrahim Usta, bu hamurun bir Ünyeli'nin elinden çıktığını yakalayabilecek kadar usta bir Ünyeli'dir.

Pandispanya ve Bayramlarımızın Vazgeçilmezi Ünye Lokumları

Fotoğraf : Ahmet Derya VARİLCİ

            Ünye’de birçok meslek dalının oldukça eski bir tarihi vardır. Şekercilik ve pastacılık konusunda ülkemizin birçok yöresinden geride kalmadığı halde, İstanbul gibi büyük yerleşim bölgelerine taşınarak, alanında fabrika kuran, markalaşan bir isim çıkmamıştır. Kasko, Mado, Eti, Ülker, Arı, Besler, Ender, Güllüoğlu ve benzeri markaların çıkış noktaları, çoğu kez Ünye’dekiler gibi mütevazı atölyelerden olmuştur.

            Bugün Ünye’de; gösterişli vitrinleri, ışıklı tabelaları, geniş ve modern mekânlarıyla şekerleme satılan, pastacılık yapılan işyerleri vardır. Mesleğin yeni kuşak erbapları, ölçülü ölçekli düzen içinde hamurlarını otomatik mikserlerde yoğururlarken, modern fırınlardan çıkan ürünlerini satarlar. Şekerleme zanaatı ise elektronik donanımlı modern tesislere bırakılmış, zanaatın tüm incelikleri, o mütevazı atölyelerle birlikte tarihe gömülmüştür..

Topçu'nun Dondurması'nı mutlaka tadın.

Topçu Hüseyin Emmi'nin Meşhur Dondurma Arabası.
Ramazan'da iftardan sonra alınan atomlar.

Vaktiyle Her Ünye Fırınında Atom (Beze) Bulunurdu.

            Büyük sanayi komplekslerinde, dev kazanlarda, elektronik donanımlı fabrikalarda üretilen şekerlemeler, süslü ambalajlar içinde yalnızca şekercilerde değil, bakkallarda, marketlerde, hiper-süper tüm mağaza departmanlarında bol miktarda mevcuttur. Aktuğ Ustalar, Gün Ustalar, Ahmet Eren Ustalar ve Pişkin Ustalar'dan kalan eski usul şekerlemeler o günlere yetişmiş olanların belleklerinde hoş bir anı olarak kalacaktır. Horoz şekerleri, ceviz helvaları, kuru fındıklı pastalar, unutulmaya yüz tutmuş tatlar arasına çoktan girdiler bile. Eski bayramların sevincini duyumsarken, belki biraz buruk ama mutlaka o günleri yaşamanın mutluluğu içinde damağımızda oluşan o bize yabancı olmayan tadı hissedeceğiz.

Ünye Lokumu

            Not : Bize bu çalışmamızda ilham kaynağı olmakla yetinmeyip bizi maddî imkânlarıyla destekleyen Ahmet Aktuğ’a, Hizmet TV’ye, bilgi ve belgeleriyle katkıda bulunan; İlhan Eren, Müzeyyen Pişkin, Ahmet İhsan Pişkin, Recai Sırmabıyık, Cevdet Gemici, Yılmaz Okumuş, Metin Uzbay, İsmet Gün, Fikret Gün, İsmail Hakkı Kara ve Mustafa Kemal Gün'e teşekkürü borç biliriz.

                                                                Ahmet KABAYEL - Ahmet Derya VARİLCİ

            Üç bölüm halinde tefrika edilen Ünye'de Pastacılık ve Şekerciliğin Tarihi, bir buçuk yılı aşan bir çalışmanın ürünüydü. Sayın Ahmet KABAYEL'le birlikte yaptığımız ortak çalışmalardan biri olan bu çalışma dışında, Ünye'de Tarihî Eserlerin Restorasyonu ve Saray Câmisi Restorasyonu gibi ortak çalışmalarımız oldu.

            Sayın KABAYEL'in, ÜTSO (Ünye Ticaret ve Sanayi Odası) yetkilileriyle yaptığı bir görüşmede, Ünye'de bazı mesleklerin tarihî dökümünü ve günümüze nasıl ulaştıklarına dair bir konu gündeme gelir. Diğer yandan, Ünye esnaflarından Ahmet AKTUĞ, baba mesleği şekercilik ve pastacılığın araştırılmasını önerir. Araştırma sırasında ortaya çıkacak masraflarda yardımcı olabilecektir.

            O saat işe koyulan Kabayel, çalmadığı şekerci kapısı, konuşmadığı pastacı bırakmaz. Ahmet EREN'in oğlu İlhan EREN'le görüşmek üzere İstanbul'a gider. Hizmet TV'den aldığı kameramanla Tevfik PİŞKİN'in kızı Müzeyyen Hanım'ın kapısını çalar.

            Üç bölümle sınırladığımız konuyu daha da uzatmak mümkündür, ama okuyucuların sabrını zorlamamalıydık. Kötü bir profesyonel olmak yerine, iyi bir "amatör araştırmacı - yazar" olmayı hedefledik. Edebiyat Öğretmenimiz Mehmet ÖZYURT'un yaptığımız çalışmanın anlamını bize söylemesi içimizi rahatlattı. Yıllar sonra ödevini yapmış bir öğrencinin sevincini yaşıyorduk.

            Öğretmenimizden geçerli not almıştık. Ödülümüz buydu!

Yazan : Ahmet DERYA VARİLCİ
Kıyısından Köşesinden Bulaşan : Ahmet KABAYEL

Araştırmanın başına dönmek için tıklayınız!
http://unyezile.com/pasta.htm

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR