ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 27 Ocak 2007 tarihinde güncellenmiştir.)

.

A'DAN Z'YE
ÜNYE'NİN TARİHÎ, MİMARÎ,
DOĞAL, KÜLTÜREL VE
BİLİMSEL BULGULARI - 2

Derleme : M. Ufuk MİSTEPE
Araştırmacı - Orman Endüstri Yüksek Mühendisi


TMO Genel Müdürlüğü APK Uzmanı / 2003 - Ankara

Bu Makale Serisi'nde,
Ünye hakkında münferiden bir makale oluşturmayan
araştırma bulguları, ileride müstakil bir makaleye
dönüştürülmek amacıyla yayınlanacaktır.

Ünye Tarihi
Ulusal Sergilere Taşınıyor


Aynur Zeren TAN

            Bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilen Uluslararası Ünye Kültür, Sanat ve Turizm Festivali'nde ilk defa Ünye konulu bir resim sergisi açan Tarih Öğretmeni Aynur TAN'a Yerel Tarih Vakfı'ndan destek geldi. Tarih Vakfı Genel Sekreteri Dr. Orhan SİLİER de 21 - 22 - 23 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen festivale katılmış, sergiyi çok beğendiğini söylemiş, hattâ Vakıf tarafından çıkarılan dergide Ünye'den övgü ile bahsetmişti.

    

            Yerel Tarih Vakfı, festivalde düzenlenen bu serginin Ankara ve İstanbul'da açacağı sergilerde sergilenmesi için Aynur TAN'a teklifte bulundu. Teklifi memnuniyetle karşılayan Aynur TAN, muhabirimize yaptığı açıklamasında, Ünye Tarihi konulu sergiye Ünyeliler'in sahip çıkmasını, elinde Ünye'nin tarihini anlatan fotoğraf bulunan Ünyeliler'in bu fotoğrafları kendisine iletmesini istedi ve fotoğrafların alındığı gibi geri iade edileceğini belirtti.

            Aynur TAN, "Ellerinde eski Ünye fotoğrafı bulunan kişiler, Hizmet TV'nin 0 (452) 324 40 63 no.'lu telefonunu arayarak, gerekli bilgileri alabilirler." dedi.

Tersanede
Tarih Üstüne Tarih Yazılıyor
(Şirin Ünye Gazetesi – Yıl : 46, Sayı : 3259, 31.05.2006’da yayımlandı.)
sirinunyegazetesi@mynet.com

 

            İki yıl önce temeli atılan ve geçen iki yıllık sürede hem tersane hem de gemi inşa eden Ünye Tersanesi’nde kısa sürede biten ilk gemi, uygulanan Airbag Balon Sistemi’yle 8 saniyede kızaktan suya indirilerek Türkiye’de bir ilk gerçekleştirildi.

            İki yıl gibi kısa süre içinde aldığı iş ve gerçekleştirdiği çalışmalarla kendi ölçeğinde Türkiye’nin en başarılı tersanesi haline gelen Ünye Tersanesi’nde geçtiğimiz Cumartesi günü tarihî anlar yaşandı.

            Geçen iki yıllık süre içinde tersane inşaatı ile gemi yapımını âdeta bir arada yürüten Ünye Tersanesi kısa zaman içinde aldığı çok sayıda siparişten ilkinin yapımını bitirerek suyla buluşturdu.

Türkiye'de İlk Kez Bir Geminin Suya İndirilişinde Balon Sistemi Kullanıldı.

            Yapımına 2005 yılı içerisinde başlanılan ve yapılan dört gemiden biri olan 5.1000 DWT Ton’luk Osman Nuri Ayanoğlu adlı Kuru Yük Gemisi hem Ünye Tersanesi’nin ilk gemisi olarak tarihe geçerken, Çin’den getirilen çelik balonlarla kızak sistemi olmadan Balon Sistemi Düzeneği ile denizle buluşması açısından Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Türkiye’de ilk kez uygulanmasıyla tarihe geçen balonla suya indirme törenine Türkiye genelindeki 25 tersaneden armatör ve yakınları ile birlikte 150’ye yakın misafir katıldı.

Ünye Tersanesi Açılış Töreni - Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM
         

            Ünye Tersanesi sahibi Kan Ailesi'nden Hakkı Kan törende yaptığı konuşmasında; ailesinin bir asrı aşkın bir süredir Tersaneci olduğunu, bugün tersanecilik ve mermercilik alanındaki yatırımları ile 1.500'ün üzerinde insana iş verdiklerini, ülke ekonomisine sağladıkları katkının her geçen gün artarak devam ettiğini belirterek; "Şirketimizi bu günlere taşımada bize öncülük eden büyüklerimizi bu vesile ile saygıyla anıyorum. Ruhları şad olsun" dedi.

            Hakkı Kan konuşmasında, firma olarak ileri teknolojiyi yakından takip ettiklerini, bu törende uygulanan balonla gemi indirmenin Türkiye'de bir ilk olduğunu vurgulayarak, "Bu an tarihî bir an, bu gün tarihî bir gündür. Bu tersanede yapılan gemiler bundan sonra çoğalarak tüm dünya denizlerinde Ünye doğumlu olarak büyük bir iftiharla yüzeceklerdir. Osman Nuri Ayanoğlu isimli bu gemi öncelikle ülkemize sonra da Ayanoğlu ailesine hayırlı ve uğurlu olsun. Allah kazasız ve belâsız, hayırlı kazançlar nasip etsin" dedi.


Hizmet Gazetesi Fotoğraf Arşivi

            Törende konuşan Belediye Başkanı Ahmet Arpacıoğlu ve Kaymakam Nevzat Ergün Ünye Tersanesi'nde gerçekleştirilen ilklerle ve tarihî günle ilgili olarak Tersane firmasına teşekkür ederek, yatırımcılara olan desteklerinin süreceğini belirttiler.


Hizmet Gazetesi Fotoğraf Arşivi

            Konuşmaların ardından Tersane’ye desteklerini esirgemeyen Ünye Kaymakamı Nevzat ERGÜN'e, Belediye Başkanı Ahmet Arpacıoğlu'na. Tersane Genel Müdürü Müh. Kadir Öksüz'e ve Osman Nuri Ayanoğlu'na Hakkı KAN ve Mehmet KAN tarafından tarihî günün anısına plâket verildi.

Osman Nuri AYANOĞLU'na
Mehmet KAN Tarafından Plâket Verilirken.

            Kesilen kurbanın ardından dualarla Ünye Tersanesi'nin ilk Kuru Yük Gemisi Osman Nuri AYANOĞLU Türkiye'de düzenlenen ilk Balon Sistemi ile halatları kesilerek 8 saniyede denize indirildi.

ÜNYE VE TURİZM
Makale : Feryal ÇUHACI
(Hizmet Gazetesi - Yıl : 2, Sayı : 26, 07.06.2006, sh. 2'de yayımlandı.)

            Turizm sanıldığı gibi bir sezonluk kâr getiren, sadece ekonomik ve ticarî bir sektör değil; kültür, tarih, doğa demek. Doğa olmadan turizm olmaz. Geçmişte turizm adına doğaya büyük zararlar verildi. Artık doğayı korumak için her kademede harekete geçilmeli. Doğa, doğal çevre, tarih ve kültürel miras turizmde bir arada olmalı.

            Gelişmiş ülkelerde turizm şirketleri ve doğa örgütleri arasında gönüllü işbirliği ile gerçekleştirilen ekolojik belgeleme, sürdürülebilir kaynak kullanımı, yerel kültürün tanıtılması ve korunması gibi, yerel doğayı ve kültürü koruyan çalışmalar yürütülüyor. Amaç, kitle turizminin en yaygın turizm biçimi olduğu gerçeğinden yola çıkılarak turizmin, doğaya baskısını en aza indirmek. Bu tip uygulamaların bütün turistik merkezlere yayılması ile doğanın korunması hedefleniyor.

            Mavi Bayrak benzeri olan bu ekolojik sertifikalandırma yöntemi Avrupa'da giderek yaygınlaşıyor. Böylece Avrupalı turist, temiz su ve temiz kıyıları olan, yapılaşmanın, trafiğin, gürültü ve çevre kirliliğinin olmadığı "YEŞİL KENTLERİ" tercih ediyor.

Eko Sistemin Çamlık'ta Duvarlarla Yerle Bir Edilmesi

!!! BİR EKOLOJİK KATLİAM ÖRNEĞİ !!!

            Şehirlerdeki doğayı ve kültürü koruyan uygulamalar, şüphesiz stratejik bir plân ve program dahilinde olmalı. Şehir ve tesislerin atık problemi, su kaynaklarının kuruması, temiz enerji kullanımı, organik tarım ve gıda güvenliği, toplu ve hafif ulaşım, gürültü kontrolü, doğal - kültürel mirasın korunması gibi konular öne çıkıyor.

            Gözbebeği turizmi, kentlerimizin kısa, orta ve uzun vadeli gelişim plânlarını sürdürülebilir turizm ilkelerine göre yapmalıyız. Bugüne kadar bu kentlerin ayakta tuttuğu insanlar, bundan sonra kentlerini sırtlamalı. Aksi taktirde; doğa, kültür ve tarih kentlerimiz yok olacak.

     

            Yaz aylarında gerçekleşen deniz, kum, eğlence turizminin yanında, tarihî ve doğal yapısıyla sıradanlığın dışına kaliteyle çıkarak, Ünye'nin değerli ve önemli olduğuna Ünyeli olan herkes kendini inandırmalı.

            Ünye bir tarih kenti, Ünye bir kültür kenti, Ünye doğal güzellikler hazinesi... Ünye sahip olduğu bu değerleri ile öne çıkmalı. Karadeniz Bölgesi'nde ekolojik sertifikalı otel modelini uygulayarak, turizm alanında öncülük yapmalı.

   
Büyük Baştankara (Kabakçın) ve Elmabaş Serçesi

            Ünye'ye yine kar yağmış, ama artık sizin bahçede güme kurup, çulluk yakalayacak kimse kalmamış, kalsa da bilmiyorlar. Zaten senin yakaladığın, Karatavuk, Bozayil, Çulluk ta yok, onlar da kaybolup gitti, kaybolan diğer güzel şeyler gibi.. senin Aynikola'da dalgalar arasında kaybolan çocukluğun gibi.

Leon/Paylon Baygın'ların Bahçesi

Mistepe Ailesi / 1961

 

           
Kefal - Barbunya - Sargan

              
Sığırcık, Karatavuk ve Karabatak

                 ÜNYELİ Yusuf Bahri Efendi
   http://gumushkhanawidargah.8m.com/silsile32.html

            ÜNYEli Yusuf Bahri Efendi de Şeyh Gümüşhanevî (Hadrat Ahmed Ziyâuddîn-i Gümüşhanevî) Dergâhı’nın murahhaslarından bir tanesiydi. Yusuf Bahri Efendi icazetini 1869 yılında aldı. Yusuf Bahri Efendi Ünye Sadullah Bey Medresesi’nde Profesör oldu. 1872 yılında Ünye Müftülüğü’ne Müftü olarak atanmıştır.

            Yusuf Bahri Effendi of Unye, too, was one of the deputies of Shaikh Gumush-khanewi. He received his authorization in 1869. He was a professor at Unye Sadullah Bey Madrasa. In 1872 he was appointed as the Mufti of Unye.

                                       

Puset POLVAN'dan 2. okul
Memleket Haber - 16.07.2005
http://www.memlekethaber.com/haber.asp?id=71733
http://www.unyehaber.com/modules.php?name=News&file=article&sid=96
http://www.karadenizgazete.com/gazete/2005/Temmuz/18/today/haberler.htm

Ordu Valisi Kemal Yazıcıoğlu’nu makamında ziyaret ederek
8 derslikli bir okul daha yaptırmak istediğini belirten
Necmettin Polvan ile evli Fransız asıllı Raymonde Polvan,
Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvuru yaptı.
Ünye’nin en çok nüfus yoğunluğunun olduğu Bayramca Mahallesi’nde
daha önceden 230 milyar lira ödenekle kamulaştırılan 4 bin 800 metrekare
alan üzerine yaptırılacak olan okula ’
Puset Polvan İlköğretim
Okulu
’ adı verilecek. Ordu Valisi Yazıcıoğlu, Polvan çiftini
bu örnek davranışından dolayı tebrik etti.

Ordu'nun Ünye İlçesi'nde merhum eşi Necmettin Polvan adına
4 yıl önce bir İlköğretim okulu yaptıran Fransız asıllı Türk vatandaşı
Puset Polvan, bu kez kendi adıyla bir okul daha yaptırıyor.

            İlçenin Bayramca Mahallesi'nde kamulaştırması yapılan toplam 6 bin 700 metre kare alan üzerine yapılacak okulun temeli düzenlenen törenle atıldı. Puset Polvan'ın butona basarak gerçekleştirdiği temel atma törenine, Ordu Milletvekili Cemal Uysal, Ünye Eski Kaymakamı, Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan, Vali yardımcısı Metin Arslanbaş, Kaymakam Ali Bakoğlu, Belediye Başkanı Ahmet Arpacıoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Yılmaz Uzun, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Gür ve davetliler katıldı.

            Törende konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Uzun, Puset Polvan'a, eğitime verdiği destekten ötürü teşekkür ederek, "Bu davranışın hayırsever vatandaşlara örnek olmasını diliyorum. Burada okuyan öğrenciler umarım bir gün okuma imkanı buldukları okulun ne şekilde yaptırıldığını unutmayarak, onlar da bir okul yaptırır" dedi.

            Törende Vali Yardımcısı Metin Arslanbaş, Bayan Polvan'a eğitime yaptığı katkılardan dolayı teşekkür plaketi verdi. 2006 - 2007 Eğitim ve Öğretim Yılı'nda hizmete açılması plânlanan 12 derslikli, spor salonu olan Puset Polvan İlköğretim Okulu'nun 1 Milyon YTL'ye (1 Trilyon TL) mal olacağı belirtildi.    İHA

Fransız Asıllı Türk Vatandaşı Bayan'ın Yaptırdığı Puset POLVAN İlköğretim Okulu

Hizmet Gazetesi Fotoğraf Arşivi - 26 Ekim 2005

İKİ FOK
Misafir Kalem : Fahrettin ERKOÇ
(Emekli Öğretmen)
(Hizmet Gazetesi - Yıl : 15, Sayı : 461, 26.10.2005. sh. 9'da yayımlandı.)


http://www.geocities.com/colosseum/loge/5795/monachus.html
Fotoğraf : Cem O. Kıraç

            Henüz yedi yaşında kadardım. Babam bize deniz kıyısında Rumlar'dan kalma eski bir ev almıştı. Penceresi, kapısı olmayan; içinde farelerin cirit attığı ahşap bir evdi bu!

            Fakat annem çok seviniyor, "Artık elin dilinden kurtuldum. Elin apartmanından benim evim bana saray geliyor." diye dua ederdi.

            Günler günleri, seneler seneleri takip etti. Biz de biraz büyüdük, okula başladık. Yaşımız on bir kadar olmuştu. Bir gün arkadaşlarla anlaştık. Dikilitaş'a gidelim dedik. Biz öyle annemizin dizinin dibinden, babamızın sözünden hiç çıkmazdık. Feneryanı'na, Topyanı'na, Aynikola'ya gitmek için mutlaka büyüklerimizden izin alırdık.

Fokfok Denizi ve Dikilitaş Kayalıkları / Ünye (Turist ve M. Ufuk MİSTEPE)

Fotoğraf : Soldaki İsviçreli Turistin Eşi Tarafından Çekildi/1972

            Hava berrak, deniz çarşaf gibi, yer zümrüt yeşili. Vardık Dikilitaş'a; orada bir manga asker uzanmışlar çayırlar üzerine.. başlarında bir onbaşı... Ayakta bizim mahallenin delikanlıları : Gılı Hüseyin, Doftin Mustafa, Kaymakamın Selâhattin, Kayalı Ahmet Fuat, adını hatırlayamadığım yedi - sekiz genç, onbaşı muhabbet ediyorlar. Denizin üzerinde futbol topu büyüklüğünde siyah renkli bir cisim...

            Gençler Onbaşı'ya : Buna Fok Balığı derler. Memeli hayvandır, karada ve denizde yaşar. Çok ürkektir. Öteki memeliler gibi sıcak kanlıdır. Yavrularını emzirir. Karada hantal bir görünüşü vardır. Suya girince iş değişir ve usta bir yüzücü gibi olur. Suda "mum gibi"dir. Durmaktan hoşlanmaz. Suyun altında soluk almadan yarım saat durabilir.

            Fok çok eşlidir. Erkek fok birçok fokla birleşir. Yavru fok bir yün yumağını andırır. Yetmiş yaşına kadar yaşarlar. Haberleşmek için değişik homurtular ve keskin çığlıklar atarlar.

            Düşmanları balina, köpek balığı, kutup ayısı ve insanlardır. Kolay avlanmazlar. Düşmanını sezince hızla uzaklaşırlar. Bunlara her adam mermi atmaz, atsa da vuramazlar.

            Onbaşı, oradan bir eri çağırdı :

            - Al oğlum tüfeği eline, git kayanın başına.

            - Başüstüne kumandanım, emredersiniz.

            Asker kayanın başına gitti, bir el ateş etti. Büyük bir çığlık, fokun olduğu yer kırmızıya boyanmıştı. Öldü mü, yoksa yaralı olarak suya mı daldı, kaybolup gitti.

            Bunlar iki tane idiler. Gündüz avlanır, gece yuvalarına gelirlerdi. Bu olaydan sonra öbür fok da kaybolup gitti. Artık denizimiz foklardan yoksun, bizler ise mahzun kaldık. Her Dikilitaş'a gittiğimde bu anımı yaşar, üzgün olarak oradan ayrılırım.

FOK ANILARI

     Çömlekçi Baş Ustası Hüseyin MİSTEPE (Taşçı İsiin) 03.11.2005/Ankara : Dikilitaş açıklarında yüzen 7 adet Fok Balığı vardı; 1930 yılıydı. Ünyeliler Denizkızı derdi Fok Balıkları'na.. gelen geçen silâhıyla onlar üzerinde atış talimi yaparlardı. Sivaslı Balıkçı Satılmış, Yalıkahvesi'nde Mustafa Kemal Paşa İlkokulu arkasındaki bir evde asılı olan 2,5 m boyunda ölmüş bir Fok Balığı'nı adam başı 5 krş'tan sergiliyordu, görmeleri için.
     Terzi Seniha MİSTEPE (Külünk) 03.11.2005/Ankara : Fok Fok Denizi'nde, Dikilitaş açıklarında 1935 yılında 3 adet Fok Balığı'nı yüzerken gördüm.. Atatürk'ün vefatında (1938) Ünye'de Fok Balığı kalmamıştı.
 

     
Sayfa Devamını İzlemek İçin Tıklayınız

 

YAZDIR

   Ünye Makaleleri Sayfasına

  Dönmek İçin TIKLAYINIZ !