ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 11 Mart 2006 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

EĞİTİME
YENİK DÜŞEN
KİLİSE

Makale : Yüksel ŞEN
Emekli Bankacı - Gazeteci - Şair - Yazar - Araştırmacı

Solda : Meçhulasker İlkmektebi, Ortada : Su Sarnıcı ve Refaiddin Şahin'in Evi, Sağda : Rum Kilisesi
Fot. : Foto Ahmet Hüseyin (ŞEN) - Gön. : Aynur TAN, Refaiddin ŞAHİN, Yüksel ŞEN.


Ayakta Sağdan : 1. Suli, 2. Şerif ÖZTÜRK, 5. Kemancı Saip, 6. İbrahim ŞENGÜL,
7. Arzuhalci Şefiğin Oğlu Tevfik, 9. ÖMER ÇAM, 11. Çamoğlu Ömer'in Oğlu. (1930/ÜNYE)

EĞİTİME
YENİK DÜŞEN KİLİSE

BİR TARİH BÖYLE YOK OLDU !!!

            Bir zamanlar ÜNYE ve köyleri Kilise’lerle doluymuş. Bu Kilise binalarını ve bulunduğu mahalleri, dünkü ve bugünkü Ünyeliler çok iyi bilir. Ama ben gene de şöyle bir değinmek istedim.

            İşte : Orta Mahalle'de Ortaokul’un bahçesindeki meşhur RUM Kilisesi.

Rum Kilisesi 1873 - 1955

Fotoğraf : Foto Ahmet Hüseyin (ŞEN) - 1930

            İşte : Yılmazlar Mahallesi’nde, Terme Caddesi üzerinde, rahmetli Avukat Mahmut ŞAHİNBAŞ'ın çocuklarının oturduğu, bahçe içersindeki muhteşem ev.

            İşte : Yılmazlar Mahallesi,Yalıkahvesi mevkiinde, eskiden Elektrik Santralı, bugün ise Düğün Salonu olarak kullanılan o büyük taş bina.

Düğün Salonu - Eski Elektrik Santralı

Kilise

            İşte : Kaledere Mahallesi’nde, eski Anafarta İlkokulu ile Fatalisler’in binalarının (eski Tapu Dairesi) arkasında bulunan ve Ünye eşrafından rahmetli İsmail SOYSAL vârisleri tarafından çalıştırılan ve ilginç mimarîsi ile dikkati çeken Hamam.

Tarihî Çarşı Hamamı

 

            Bu dört Kilise'den üçü bina olarak, gerçek işlevlerinin dışında başka amaçlarla, Ünye halkına hizmet ediyor.

            Ama gel gör ki, Orta Mahalle’de Ortaokul'un bahçesinde bulunan ve semtin KİLİSE TEPESİ diye çağrışımına yol açan, 1873’lü yıllarda yapıldığı, Çan Kulesi’nde bulunan yazılı levhada kayıtlı o muhteşem Kilise Binası bugün sadece anılarda ve çekilen fotoğraflarda yaşıyor.

Orta Mahalle Keşaplı Sok. - Mahalle Arasında Rum Kilisesi Bahçe Duvarları İçinde Halktan Bir Grup
Soldan Sağa : Tamirci Temel Çınar - Şeker Teyze - Marangoz Sait Demirkol - El Dokumacısı Agavni Oluk - Fotoğrafçı Ahmet Hüseyin (Şen)

Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (Şen)

            Şimdi bu fotoğrafları gören herkesin “yazık olmuş” dediği bu KİLİSE’nin yıkılış öyküsünü anlatayım sizlere.

            Yıl 1955.

            Ortaokul'da okuyan öğrenci sayısı, her yıl yüzde yüz arttığı için mevcut binadaki derslikler öğrencilere yetmedi, yeni bir okul binasına ihtiyaç duyuldu. Bu durum ilgili birimlerce de yapılan tetkik sonucu onaylandı. ÜNYE'ye yeni bir Ortaokul binası ve spor kompleksleri yapımına karar verildi.

            İnşaat alanı olarak da mevcut okulun çevresindeki bahçeler seçildi. Ama gel gör ki bu bahçede büyük bir KİLİSE binası var; çevre kavak, elma, armut, taflan, dut ve ceviz ağaçları ile kaplı. Kilise ile bu ağaçların bulunduğu yer, ANADOLU’daki pek çok Açık Hava Tiyatrosu’ndaki Amfitiyatrolar misali 15 - 20 metre yüksekliğinde, boydan boya uzanan sahan taşlarla yapılmış merdivenlerle dolu. Görüntü muhteşem mi muhteşem. Baharda bu ağaçlar yeşerince o bahçe yeryüzü cenneti olurdu. Mahalle çocukları burada çeşitli oyunlar, oynar, çevre halkı geniş alanda Fındık Harmanı yapardı. Öğrenciler ve sivil halk voleybol ve futbol oynardı.

            Kilise binasında Ünye Halkevi Tiyatro Kolu’nu oluşturan ekip, temsiller verirdi.

            Ortaokul öğrencileri, Kış aylarında Beden Eğitimi derslerini Kilise’nin içindeki salonda yapardı.

Solda : Ortamektep (Meçhulasker İlkmektebi)
Ortada : Sarnıç ve Merdiveni - Sağda : 1873 Yılında Yapılıp 1954/55'te Yıkılan Rum Kilisesi

Ünye : Ortamektep Talebesi Beden Terbiyesi Dersinde

            Bu kadar çok amaçlı kullanılan, bu muhteşem bina, sanki memlekette okul ve spor kompleksleri yapılacak başka bir Hazine arazisi yokmuş gibi bir gün geldi, yetkili birimlerin kararına yenik düştü.

            Bir sabah, yataklarımızdan kalkıp, pencereden dışarıya baktığımızda gördük ki; işçiler ellerinde kürek ve kazmalar, KİLİSE binasını yıkmaya başlamışlar.

            İlk iş olarak, çatıdaki kiremitler yere indirildi, yaklaşık bir metre kalınlığındaki ve horasanla yapılmış duvarlar amelelerin hummalı çalışmalarına tahammül edemedi ve kısa bir zaman sonra o görkemli bina yerle bir oldu.

            Şimdi sadece fotoğrafları hâtıra olarak kalan ve yıkılmadan önceki yıllarda burada Ortaokul'da okumuş olanların belleklerinde yaşayan bu Kilise binasını size birazcık anlatayım.

            1873 tarihinde inşa edildiğini, Çan Kulesi'ne yerleştirilen levhadan öğrendiğimiz bu bina çok geniş bir alanı kaplıyordu. Ön giriş kapısının üstü ovaldi. Kapı iki kanatlı ve sactandı. Ön yüzde altı, yanlarda da ikişer penceresi vardı. Pencereler gömme demir parmaklıklarla kaplıydı. Her iki yandaki pencerelere sonradan iki kanatlı tahta kapak takılmıştı.

Orta Yılmazlar Mahallesi'nden Çakırtepe Fındıklıkları

Ortada : Bahçe içerisindeki ev Kilise idi.

            Binanın sağ ve sol cephelerinde ikişer adet, üçgen şeklinde drenajlar vardı. Bu drenajlar binanın sağlamlığını sağlardı.

            Çatı beşik örtüsü şeklinde yapılmıştı. Kuyumcuoğulları ve Öğretmen Şevket Beyler’in evine bakan arka cephe, dışa doğru yarım daire şeklindeydi.. üzerinde demir parmaklıklı küçük pencereler vardı. Bu oval kısım Kilise’nin âyin mahalli olarak kullanılırmış.

            Çatı kiremit örtülüydü, fakat yılların bakımsızlığı ile kiremitlerin büyük bir kısmı kırılmıştı, mahalle çocukları sağ ve soldaki drenajlara tırmanarak Kilise’nin çatısına çıkarlardı. Kuşların öncü olduğu tozlanma neticesi burada çeşitli ağaç ve bitkiler büyümüştü.

1880 Yılında Ünye Orta Yılmazlar Mahallesi
II. Abdülhamit Han Fotoğraf Albümü - Yıldız Kütüphanesi İ. Ü. Nadir Eserler Bölümü Fotoğraf Albümü
Orta Mahalle'deki Rum Kilisesi Çan Kulesi (1) ile Papaz Mektebi Kulesi (2) Görülmektedir.


Günümüze Aktaran : Tarihçi Osman DOĞAN
(İlk Kez 06.05.2005 Tarihli Hizmet Gazetesi'nde Yayımlandı.)

            Ön kapının sağ tarafında çokgen şeklinde kesme taştan inşa edilmiş Çan Kulesi vardı. Bu Çan Kulesi’nin Kampana mahallini muhtemelen vefat yılı olan 1923 yılından önce Giresunlu Meşhur Topal Osman Ağa ve adamları, halat takıp, yerle bir etmişler.

Topal Osman Ağa (1884 - 04.04.1923)
   
Topal Osman Ağa, Atatürk ve İsmet İnönü ile birlikte.

            1944 yılında hakkın rahmetine kavuşan babaannem ve daha yaşlı aile büyüklerim olaya tanık olmuşlar, sohbet  toplantılarında, devamlı anlatırlardı.

            Mahalle çocukları sık sık bu kuleye çıkar, çevreyi  tarassut ederlerdi. Kilise'nin içi, yerden çatıya kadar yükselen mermer sütunlarla doluydu, bu sütunları, bir insan kollarını açıp kavrayamazdı. Kilise’nin içinde Çan Kulesi'ne çıkmak için merdiven yapılmıştı. ZANGOÇ buradan Kule’ye çıkar, Çan’ı çalmak suretiyle, âyin zamanının geldiğini halkına duyururmuş.

Kilise - Hamam

http://www.unye.org/foto.htm

            Kilisenin bahçesinde çok değişik meyve ağaçları ve süs bitkileri vardı.

            Bahçede, zaman zaman yapılan kazılarda Marsilya kiremidi ile örtülü kanaletlere rastlanır ve bu kanaletlerden insan iskeletleri çıkardı. Evimiz bu bahçeyle karşı karşıya olduğu için, yapılan tüm çalışmaları rahatlıkla izlerdik.

            Kilise, işlevini yitirip, bina Ortaokul'a devredilince, okul idaresi zemine ahşap döşeme yaptırmış, âyin mahallini de yerden 1 - 1,5 metre yükseltmek suretiyle sahne şekline sokmuştu. Mermer sütunlar arasına kontrplâk levhalar konularak, zemin dikdörtgen şeklinde daraltılmış, güzel bir salon oluşturulmuştu.


Günümüze Aktaranlar : Nazlı ŞENALP, Eren TOKGÖZ (İnş. Müh.)

            Bu salonda, okul idaresi ve Halkevi Temsil Kolu tiyatro gösterileri ve çeşitli etkinlikler sergilerdi.

            KANUN ADAMI, İHTİYAR KIZ, ÇIĞ, YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM Halkevi Temsil Kolu’nu oluşturan, Öğretnen Burhan HANHAN, Foto Ahmet ŞEN, Terzi ADİL, Kuyumcu Cemal ve Noter Nejat ÇOLDUR ve arkadaşları tarafından burada oynanan oyunların birkaçıdır.

            Yukarıda da vurguladığım gibi, Kış aylarında okulun Beden Eğitimi dersleri de burada yapılırdı. Salonda Atlama Kasası, Çember, Yer Minderi gibi değişik spor malzemeleri vardı.

Kilise - Elektrik Santralı - Düğün Salonu

http://www.unye.org/foto.htm

            Ayrıca Kilise yapılırken, mermer sütunlar arasına demir bağlantılar konmuştu. Yaklaşık 5 - 10 cm genişliğinde, 2 – 3 cm kalınlığında 15 - 20 metre uzunluğundaki bu demirlerden,.gemileri iskele babalarına bağlamakta kullanılan çok katlı kendir halatlar sarkıtılmıştı. Uçlarında da demir halkalar vardı, öğrenciler bu halkalara tutunarak barfiks yaparlardı.

            Salonun yanlarında kalan kısımlarını ise, okul idaresi depo olarak kullanırdı.

Aya Nikola Kilisesi (Ünye'nin 40 Adetlik İlk Kartpostal Koleksiyonundan)

Ahmet - Gülay BİRBEN Arşivinden Alınmıştır - Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (ŞEN)

            Evet değerli okuyucular : Kilise işlevini yitirince, çok değişik amaçlar için kullanılan ve şimdi yerinde, eğitime yönelik binalar ve spor salonları yükselen bu muhteşem tarihî yapı ve  yemyeşil kavak ve meyve ağaçla rı ile kaplı seyir mahalli bahçe, nam-ı diğer KİLİSE TEPESİ yok edildi.

            Ne hazin değil mi?

            Oysa ilimiz ORDU'da bu Kilise’nin aynısı bir zamanlar hapishane olarak kullanılmıştı. Şimdilerde ise San’at Evi olarak istihdam ediliyor.

            İlimiz yöneticilerini, bu güzel davranışlarından ötürü doğrusu kutlamak gerekir.

            Güzel ÜNYE’mizdeki bu bina şimdi duruyor olsaydı, biz de aynı şekilde hareket eder, buram buram tarih kokan bu muhteşem binayı sonsuza kadar korur, nesilden nesle intikal ettirirdik.


Eski Hamam (İşletmecisi : Soysal)

            Ama ne yapalım!? Eğitime yenik düşen tarihî Kilise şimdi yok! Elimizde sadece 1930’lu yıllarda babam rahmetli Foto Ahmet ŞEN'in çektiği fotoğraflar var.

            İleride gençlerimize bu fotoğrafları gösterip, Orta Mahalle’de, şimdi Meçhulasker İlköğretim Okulu olarak kullanılan binanın yerinde bir zamanlar böyle bir KİLİSE vardı diyebileceğiz.

            Bir TARİH böyle yok oldu!.. Değerli okuyucular!

            Kalın sağlıcakla…
                                                                             26 Şubat 2006/Ankara


Yüksel Şen

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR