ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 14 Nisan 2005 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

TOKATLI ÂŞIKLARIN
GENEL TARİHİ

Derleme : Selahattin ADIGÜZEL
Tokat İl Kültür Müdürü

http://www.arisukoyu.org.tr/index.php?pid=9

(Tokat/ARISU Köyü Web Sitesi'nden Alıntı Yapılmıştır.)


Ressam : Kemal TÜRKER

            Türk Edebiyatı'nın geçmişten günümüze devam eden en orijinal geleneklerinden birisi de âşıklık geleneğidir. Ozanlarımız halkımızın gönlünde asırlardır yer etmiş, bugün bile sazlarının teli nağmelendiğinde, dilleri ballandığında yüreklerimiz coşkuyla kabarmaktadır.

            İslâmiyet'ten önceki sözlü şiirin geleneksel yüzü, âşıklık geleneğinde hiç bozulmamış, ozanın adı “Âşık”, Kopuz'un adı “Saz” olmuştur. Zaman içinde ozan şiirini sazla söyleyen, âşık şiirde saz kullanmayan şair olarak da ifade edilmiştir.

            Edebiyatımızın gürül gürül akıp giden bu asûde geleneği Anadolu’da Erzurum, İstanbul, Sivas, Kars, Konya, Çorum, Kırşehir ve Tokat gibi bölgelerde Halk Edebiyatı geleneği usta çırak münasebetiyle günümüze kadar devam etmiştir.

            Evliya Çelebi'nin “Âlimler ve Şairler Diyârı" olarak tarif ettiği Tokat’ımızda âşıklık geleneğinin ne zaman başladığı konusunda kesin bir bilgi vermek mümkün değildir. Son elli yıldır halk şairleri arasında yapılan yarışmalarda Tokat’tan yetişen şairlerin önemli başarılar elde etmesi, âşıklık geleneğinin ne kadar geliştiğinin önemli bir göstergesidir. Âşık Püryani, Âşık Kul Sema-i Baba, Âşık Selmani, Âşık İmamoğlu halâ yaşayan önemli şairlerimizden birkaçıdır.

            Yine Talib’in çıraklarından Fedai, İstanbul’da Âşıklar Kıraathanesi'nden biri olan Kumkapı Sazlık Kahve'ye uğradığında âşıklardan biri, ünlü Zileli Talibî’yi sorması üzerine;

            Dediler mevlidin olur nereden
            Dedim ki aslımız olur
Zile’den
            Dediler Talibî n’oldu oradan
            Dedim bir Fatiha Aziz İstanbul

şeklindeki deyişi Tokat ve çevresinden ne kadar güçlü halk şairlerinin yetiştiğinin önemli bir işaretidir.

            Tokatlı en eski halk şairinin Kul Himmet olduğu konusunda önemli bir görüş birliği vardır. 16. asırda yaşayan Kul Himmet önemli bir eğitim görmüş, Pir Sultan Abdal’ın dervişlerinden biridir.

            Kul Himmet, Almus İlçemize bağlı, eski adı Varzıl olan, Görümlü Köyü'nde bir türbede meftundur. Türbe, köyün tam ortasındadır. Kerpiçle örülmüş, üstü kiremitle kaplanmıştır. Adına her yıl Ağustos ayında şenlikler yapılmaktadır.

            Dili sade olmakla beraber, tasavvuf ve tarikat terimlerini iyi kullanmaktadır. Halk ve tekke kültürü ile yetişen şairin;

            Seyran edip bu âlemi gezerken
            Uğradım, gördüm bir bölük canları
            Cümlesinin erkânı bir, yolu bir
            Mevlâ’m bir nûrdan yaratmış onları

gibi deyişleri şiirinin zirvesini göstermektedir.

            Kul Himmet’ten günümüze kadar Tokat’ta yetişen halk şairleri arasında: Talibi (1745 - 1813), Fedai, Arifi, Ceyhunî, Iskini, Mevci, Remzani, Raşit, Zefil Necmi, Âşık Sıtkı, Zileli Fikri (1854 - 1914), Dabak Hürrem (1850 - 1915), Âşık Sadık, Fevzi, Sofoğlu, Âşık İsmail, Kul Yusuf, Gulam Haydar Kâtibi, Nurettin Seyfi, Âşık Kamili, Zikriye, Kemteri, Büryan Ana, Tokatlı Nuri (1826 - 1885), Niksar Bedri (1845 - 1897), Tokatlı Gedai Ali (19. yy), Semai, Eşrefoğlu, Erzurumlu Emrah (Erzurum’da doğmuş, ömrünün büyük bir kısmını Niksar’da geçirmiş ve Niksar’da vefat etmiştir. Adına 1990’lı yıllarda Türbe yapılmıştır.)

Şıhali Mahallesi
Solda Sıraköprü Cad., Sağda Şair Ceyhunî Caddesi

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 17.08.2004 Salı 18:40

            Bu âşıklar arasında (1745 - 1813) yılları arasında yaşayan Talibî’nin ünü bir hayli yaygındır. Yer ile Gök destanı, Beğenmez Destanı, Yaş Destanı, yaşadığı Zile yöresinde halâ meşhur olan şairin mezar taşında;

            Ben garibim başım garip,
            Sılada eşim garip
            Ölsem mezara girsem
            Mezarda başım garip

dörtlüğü yazılıdır. Tokat’ın edebiyat tarihinde en çok bilinen halk şairlerinden biri hiç şüphesiz Âşık Nuri’dir. 1820 - 1883 yılları arasında yaşamış olan Nuri, Emrah’ın çırağı olduğunu hiç unutmamıştır.

            Enel hak sırrını diyecek kimdir
            Kanaat lokması yiyecek kimdir
            Erenler hırkasını giyecek kimdir
            Nuri vardır Emrah çıraklarından

gibi dörtlüklerle ustasını anmaktan geri kalmamıştır.

1955'te Zile - Mehmet YARDIMCI Arşivi

Zile Belediyesi Kültür Yayınları - Mayıs/2004, 320 Sh.

            18. Asır'dan itibaren Tokat’ın Osmanlı Devleti içindeki önemli kültür merkezlerinden biri olması, ilimizin dört tarafının bir “Kültür Harmanı”na dönüşmesine neden olmuştur. Öyle ki, Tokat’ı kültür bakımından tarif etmek gerekirse “Reşadiye türkü, Zile âşık, Artova halay oymağı” diye ifade edilmiştir. Birkaç örnek vermek gerekirse;

            Elâ gözlerine kullar olduğum
            Cevr ile cefayı hayli ettin bana
            Hint ile Yemen’e attın taşımı
            Gurbet ellerde böyle ettin bana

                                     Bakmamışsın Yaradan'ın işine
                                     Değirmenler döne gözüm yaşına
                                     Mecnun gibi verdim Pikar başına
                                     Beni Mecnun seni Leyla ettin bana

            Kul Himmet üstadım kanım içtiler
            Vah neyimize kastımıza düştüler
            Kimi inandı, kimi inanmadı şaştılar
            Aduvlar deli oldu huylattın bana

diyen Kurusekülü Âşık Selmani 1934 yılında Almus İlçesi'ne bağlı Kurusekü Köyü'nde doğmuş, halk edebiyatımızda cinas, taşlama, dudak değmez, koşma, vb. türleri çok iyi uygulayan sekizli ve on birli hece veznini fazla kullanan Türk - İslâm büyüklerini öven ve halk kültürünü çok iyi kavramış bir ozanımızdır.

            Ayrıca, halen ilimizde yaşayan genç âşık İmamoğlu’ndan bir divan şiiri :

Başın duman duman kar ile dolsa
Yalvarsan Hüda’ya karı kaldırır
Hüda’yla kul arası sır bulunur
Yalvarsan Hüda’ya sırrı kaldırır
Her an için Hak yolunda gidenin
Yalvarıp O’na dua edenin
Ehlibeyt ile Pir’i bilenin
Yalvarsan Hüda’ya darı kaldırır
İmamoğlu sana kimler bakacak
Çalıştıysan ol muhannet bakacak
Cehennem şiddeti nasıl olacak
Yalvarsan Hüda’ya nârı kaldırır

Âşıkların Diliyle Tokat’ın Anıt Şiiri

            Tokat vilâyetinin vasfını veren
            Dinleyin nasıldır hali Tokat’ın
            Etrafı lale sümbül bürüdü
            Burcu burcu kokar gülü Tokat’ın
                                     Açıldı gülleri yeniden yeni
                                     Nasıl methedeyim vilâyet seni
                                     Elli iki minare altmış dört câmi
                                     Böyledir insan kulu Tokat’ın
            Tokat’ın er gelir baharı yazı
            Erden erişiyoruz dutu kirazı
            Çift kanalla sulanıyor arazi
            Akıyor ırmağı seli Tokat’ın
                                     Gıjgıj Dağı Topçam’a bakıyor
                                     Ortasından Yeşilırmak akıyor
                                     Okullarda öğrenciler okuyor
                                     Her yere uzalı kolu Tokat’ın

            Âşığın gözüne gelir mi uyku
            Kalbimize ilham Allah’tan korku
            Cennet'i okşuyor Gümenek Parkı
            Ağacı elması dalı Tokat’ın
                                     Gezdim ovasını gördüm yüzünü
                                     Âşıklar sağlam söyler sözünü
                                     Reklâmda meşhur Kazova’nın üzümü
                                     Ilgıt ılgıt eser yeli Tokat’ın
            Birinci kazası
Zile’dir Zile
            Orda yaşayanlar çeker mi çile
            Gelin kardeşlerim vererek el ele
            Her yerde söylensin ünü Tokat’ın
                                     İkinci kazası Turhal’dır Turhal
                                     Çalışıyor şeker fabrikası var
                                     Haddinden ziyade ticaretle kâr
                                     Şekerden tatlıdır dili Tokat’ın

            Yüksektir aşılmaz Yaylacık Dağı
            Orman ile dolu hem solu sağı
            Üçüncü kazası gördük Erbaa’yı
            Yayılır davarı malı Tokat’ın
                                     Bugün dostlarla girdik pazara
                                     Çalışan kul hiç kalır mı avara
                                     Dördüncü kazası vardık Niksar’a
                                     Yükselir şerefi şanı Tokat’ın
            Kuluna yardımcı kadir Mevlâ'sı
            Âşıkların kabul olur duası
            Hazine misali Niksar Ovası
            Gayet çok gelirli yeri Tokat’ın
                                     Mevlâ izin verdi bunu de diye
                                     Bu şiiri dinleyene hediye
                                     Beşinci kazası bir Reşadiye
                                     Süzülmüş petekten balı Tokat’ın

            Bülbül gül dalına yapıyor yuva
            Orayı gezen bilir gayet düz ova
            Altıncı kazası dedik Artova
            Danesi buğdayı dolu Tokat’ın
                                     Tokat’ın şiirini yazdırdım burda
                                     Mevlâ sevdiğini bırakmaz darda
                                     Bir de varak dedik Yeşilyurt’a
                                     Karışmış yeşili alı Tokat’ın
            Tokat’ın vasfını anlattım size
            Söyledikçe neşe veriyor bize
            Sekizinci kaza vardık Almus’a
            Doludur barajı gölü Tokat’ın
                                     Âşık söyledikçe saliha yazar
                                     Akıla fikire uğramaz nazar
                                     Dokuzuncu kaza görünür Pazar
                                     Ne olduğu onla belli Tokat’ın

Tokat Yöresi Âşıkları

Gezdim Adana’yı gördüm Mersin’i
Pir önünde okumuşum dersimi
Tokat’a açtılar halı kursunu
Avrupa’da meşhur halı Tokat’ın

Dinletir mi bu Püryani âşığı
Yeni methetmenin geldi keşiği
Yedi vilâyete verdim ışığı
Aydınlık geçiyor günü Tokat’ın

           

 

 

Zile Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

YAZDIR