ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 13 Nisan 2009 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

ŞEYH TUSÎ SOKAK -
KARSLIOĞLU ARASTASI

Röportaj : M. Ufuk MİSTEPE
Hâtırat : Necati TÜRKUÇAR

Âşıkoğlu Necati AKYUNAK'ın Şeyh Tusî Sokak'taki Eski Dükkânı/Temmuz 1995

Ayaktakiler : Hamdi Türkuçar, Ali Kutluer, Osman Emmi, Hüseyin
Güngördü, Muharrem Türkuçar, Mehmet Uçan - Oturanlar :
Necati  Akyunak, Hüseyin Sevük, Mehmet Karademir

ŞEYH TUSÎ SOKAK -
KARSLIOĞLU ARASTASI

 


Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE / Zile - 2002.

            Her bir sokak adında tarihî gerçekler yatan Tapınak Devleti Zile’nin, Cedid Mahallesi, Şeyh Tusî Sokağı’nda söyleşi yapacağız bugün.

            Sokağın en yaşlı esnafı 07.01.1934 Zile doğumlu Necati TÜRKUÇAR. Çapulacı ve ayakkabı satıcısı Lütfi TÜRKUÇAR’ın üç oğlundan hayatta kalanı. İşyerinin adı da ÜÇ KARDEŞLER (Şükrü – Niyazi – Necati) Pabuç Sarayı. Necati Usta, Minare-i Kebir Mahallesi’nde, Çıkrıkçı Sokak’ta, numara 8’de ikamet ediyor. Sevim Hanım’la evli ve Hamit, Şahin adında iki oğlu ve Lütfiye adında bir kızı var.

Necati TÜRKUÇAR - Üç Kardeşler Pabuç Sarayı Önünde.

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            MİSTEPE - Sayın TÜRKUÇAR, sokağınızın 1945’ten günümüze uzayan yakın tarihini yaşayan ve bilen biri olarak söyleşimize sokağın ilginç adından ve geçmişinden söz ederek başlayalım isterseniz.

Mimar Numan Sokağı ve Şeyh Tusî Sokağı'nın Tarihçesini Anlatan Gazete Kupürü.

Sağdaki Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            TÜRKUÇAR – Sevgili Yeğenim, malûm olduğu üzere sokağımızın adı Şeyh Tusî Sokak. Dedemin yaşadığı dönemlerde bu sokağa KARSLIOĞLU ARASTASI derlermiş. Şeyh Tusî aslında Selçuklu devlet adamlarından Ebül Kasım bin Ali el-Tusî diye bilinen Necmeddin TUSΒdir. Ali Tusi, Alâeddin Keykubat, Gıyaseddin Keyhüsrev ve İzzeddin Keykavus’un hükümdarlığı sırasında yaşamış bir devlet adamıdır.

            MİSTEPE – Soyadından anlaşılacağı üzere İran'ın Horasan bölgesinde, yetiştirdiği âlimler ve devlet adamlarıyla tanınan Tus'ta (bugünkü Meşhed) dünyaya gelmiş olması muhtemel görünüyor.

Necati TÜRKUÇAR, Hüseyin GÜNGÖRDÜ ve Lütfü Nejat AKYUNAK Şeyh Tusî Sokak'taki İşyerlerinde.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            Müftü Ârif KILIÇ Hocamız her ne kadar H. 631 (M. 1233/34) yılında öldüğünü beyan ediyorsa da kanaatimce bu tarih, Tokat’ta bulunan türbesinin kendisi tarafından yaptırıldığı bilinen tarih olsa gerek. Çünkü, Kayseri Hacı Kılıç Câmii’ni (H. 647) 1249 yılında Selçuklu devlet adamlarından Ebül Kasım bin Ali el-Tusî’nin yaptırdığı bilinmektedir. Bu konuda düşüncelerinizi bizlerle paylaşır mısınız?

            TÜRKUÇAR – Ufuk Bey, sizin de daha önce yayınladığınız bilgilerde Müftü Ârif KILIÇ Hoca şu bilgileri bize ulaştırmıştı. “H. 631 (M. 1233/34) tarihinde ölen Selçuk ümerâsından Ali Tusî tarafından yaptırılan medrese asırlarca kasabanın irfan hayatına hizmet etmiş ve tahminen yüz sene kadar evvel yıkılmıştır ki, bu medresenin yeri şimdi Tekke Hamamı karşısındaki arsadır. Bu medresenin işler bir halde bulunduğunu bilenlerle ben görüştüm. Tariflerine göre bina Selçuk mimarî tarzında yapılmış, oldukça büyük ve güzel bir bina imiş.”

Bedesten Câmii Arkasındaki Eski Belediye Binası (Kütüphane).
Bahçenin alt sınırı Şeyh Tusî Sokağı'na uzanır ve Pontos Çeşmesi oraya taşınmıştır.

Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi

            Bu bilgiler bize şunu işaret etmekte : Ali Tusî, sokağımızın girişinde vaktiyle bir medreseye adını vermiş ve sokak da bu medrese adıyla anılır olmuş. Bu önemli zat Tokat ve Zile yöresinde öylesine şöhret yapmış olmalı ki öldüğünde Tokat’ta kendi yaptırdığı türbesine defnolunmuştur. Türbe içerisinde Ali Tusî’nin ve üç yakınının sandukaları bulunmakta. Tokat Halit Mahallesi’nde, Sulu Sokak’ta bulunan Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait türbe, Ebu’l Kasım bin Ali el Tusî tarafından 1233 yılında kendisi için yaptırılmıştır deniliyor.

Müftü Ârif KILIÇ Hoca ve maiyeti Zile Kütüphanesi bahçesinde.

Bekir AKSOY Fotoğraf Arşivi

            MİSTEPE – O günlere ait detaylı tarihî bilgilere henüz ulaşmış değiliz. Şeyhin hayat öyküsü, medresenin tarihi meçhuller arasında. Biz, şimdilik bu meçhulleri günyüzüne çıkarmak üzere konuyu araştırmacıların tetkikine bırakalım ve yakın geçmişimize dönelim isterseniz. Müftü Ârif KILIÇ Hocamızın bir zamanlar memur olarak görev yaptığı Kütüphane Binası’ndan (Eski Belediye Binası) başlayarak, Dabakhane Câmii’nden Kasaplar Arastası’na kadar olan dört ada parsellik kısa mesafede esnaflık yapan zanaatkâr Şeyh Tusî Sokağı müdavimlerinin bazılarını sizlerden dinleyelim.

Pontos Çeşmesi ve Şeyh Tusî Sokak Girişi.

Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi

            TÜRKUÇAR – 1945’li yıllardan günümüze doğru uzanarak, dükkânımın sol karşı köşesindeki işyerinden anlatmaya başlayayım Ufuk Bey. Karşıda gördüğün ON KONFEKSİYON – Osman TUĞLUOĞLU’nun çalıştırdığı işyerinde çapulacı ve ayakkabı imalâtçısı Mehmet UZUN Usta çalışırdı. Aynı dükkânda daha sonra Bekir ÇALIŞKAN hazır elbisecilik yaptı. Lâstikçi Mehmet ABATAY da buranın emektarıydı.

On Konfeksiyon - Osman TUĞLUOĞLU'nun Köşebaşındaki İşyeri.

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            Yanında, Muhacir KAYA’nın oğlu Selâhattin SENEMOĞLU antikacılık yapardı. Binanın üst katında bir ara Çay Ocağı işletildi, bir zamanlar da Ülkü Ocakları Zile Şubesi faaliyet gösterdi.

            Bitişiğinde de Âşıkoğlu Şükrü AKYUNAK Efendi, yani rahmetli kayınpederin Âşıkoğlu Necati AKYUNAK’ın babası.. kösele ve deri üzerine toptancılık yapardı.

Kılıç YAKAR, Âşıkoğlu Şükrü AKYUNAK, Yüksel BİLEN.

Yüksel BİLEN (Akyunak) Fotoğraf Arşivi

            Ayakkabı malzemelerini ondan alırdık. O da kamyonla İstanbul’dan getirirdi. Şükrü Efendi kösele, deri, boya, çivi satardı. Yardımseverdi, arastanın ağasıydı. İsteyenin ihtiyacını giderir, ipotek ve senet talep etmezdi. Oğlu Necati de izinden gitti ve 01 Nisan 2003’te destansı bir ahi esnafı gibi arastamıza damgasını vurarak aramızdan ayrıldı.

Âşıkoğlu Necati AKYUNAK'ın
Şeyh Tusî Sokak'taki 13 Numaralı Ticarethanesi ve Asrî Mezarlık'taki Kabri


M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - Sağdaki Fotoğraf : Çağıl AKYUNAK - 12.01.2006

            Uzun yıllar Necati Bey Nuri PEKŞEN’le ortaklık yaptı. Boş vakti olmazdı ama nefes alma molalarında ya şiir yazar ya da kuru kalem resim yapar, eşe dosta hediye ederdi.

Er Rızk-ı Alallah

24.03.1989 Âşıkoğlu Necati AKYUNAK

               SEVDALI ZİLE'M

Bu şiir, geleneksel Zile Kiraz Festivali'nde ödül kazanmış olup,
Zile'nin 03 Temmuz 2002 tarih ve 246 sayılı
ÖZHABER Haftalık Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Diyar diyar gezdim, hiç eşin yoktur
Şu dünyada bil ki, sevenin çoktur
Senden ayrı kalmak bana zulümdür
Sen benim derdime merhemsin Zile'm.

Güllü bahçelerde öter bülbüller
Yazın müjdecisi beyaz
sümbüller
Sevda çeken bağrı
yanık gönüller
Âşıklar diyârı sevdalı Zile'm.

Yaz gelince başlar kiraz seyiri
Sonbaharda olur gezir seyiri
Sanatkârı çoktur, meşhurdur pîri
Sen benim derdime
merhemsin Zile'm.

Zillerle süslenir üzüm merkebi
Patentindir senin pekmez,
leblebi
Her camiden gelir ezan sesleri
Sen
benim derdime merhemsin Zile'm.

Ulu Cami sanki senin mühürün
Bedesten Camisi asırlık gülün
Açılacak elbet Alaca yolun
Camilerin çoktur şipşirin Zile'm.

Yaz bahar gelince yemyeşil bağlar
Derin derelerde suların çağlar
Asker yolu bekler, vefalı kızlar
Âşıklar diyârı sevdalı Zile'm.

Ayağında beyaz güllü çoraplar
Bağlarında döner sulu dolaplar
Güzellerin bağlar renkli eşarplar
Sen benim derdime merhemsin Zile'm.

Yâri görüp dinle, kalp atışını
Çoktur güzelleri, esmer sarışını
Kaleden seyrettim gün batışını
Âşıklar diyârı sevdalı Zile'm.

Âşıkoğlu da der sevdan hiç bitmez
Deveci Dağı'nın dumanı gitmez
Bir asır yaşasan tanımak yetmez
Âşıklar diyârı sevdalı Zile'm.
                                   (14.07.1933 - 01.04.2003)

            Ağabeyi Nihat AKYUNAK dünya çapında bir ressamdı. On beş yaşında iken İstanbul’a gidip sanat yaşamına adım atmıştı. Şimdilerde oğul Lütfü Nejat AKYUNAK mesleği babasından devraldı ve ürün çeşidi olarak ahşap ve halıser yer döşemesine ağırlık vermek suretiyle esnaflığı sürdürüyor.

Âşıkoğlu Şükrü AKYUNAK ve Büyük Oğlu Ressam Nihat AKYUNAK (1964, İst.).
1970'de Devlet Güzel Sanatlar Akademisi İlk Genel Sekreterliği'ne atandı (Mayıs 1922 Zile - 1986 Selçuk).

F. Saliha MİSTEPE (Akyunak) Fotoğraf Arşivi

            Bitişiğinde Mehmet SELVİKAVAK ayakkabı ve çapula imalâtı yapardı. Yerini kunduracı ve ayakkabı tamircisi Muharrem ODABAŞ’a bıraktı. Muharrem Usta ve çarıkçılar, ayakkabılar için gerekli manda (kömüş) gönünü Vezirköprü’den getirirdi. Oradaki anılarını anlatırken handa sabahladığını ve alt katta insanların domino taşlarıyla oynarken çıkardıkları şakır şukur seslerle onu uyutmadıklarını hüzünlenerek bizlere aktarırdı. Şimdi Turhal Yolu’ndaki mezarlıktaki istirahatgâhında.

Eren Tekstil ve Mutlu Ticaret Çapulacılar Arastası'na Farklı Ürün Yelpazesiyle Renk Getirdi.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            15 kapı numaralı işyeri önce Hüseyin GÜNGÖRDܒye ve daha sonra da Tezel Kundura – Ayakkabı Ustası Mehmet TEZEL’e devredildi. Yanında Erkâan (Erkeğin) Sadık Usta diğerleri gibi ayakkabıcılık ve çapula imalâtı yapardı. Son yıllarda Sevindir Ticaret - Muşambacı Hüseyin ve Mehmet SEVİNDİR muşamba ve sünger ticareti ile arastaya dahil oldu.

Muharrem Odabaş, Hüseyin GÜNGÖRDÜ ve Mehmet TEZEL 15 Numaralı Aynı İşyerinde Çalıştılar.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            Köşede hırdavat üzerine ticaret yapan ve müstamel mallar sergileyen Hocaoğlu Abdullah Efendi vardı. Bakkal Sabri KUŞBAŞ köşesinde mesleğini devam ettirmekte. Sergisiyle geçmişi sanki her daim günümüze taşıyor köşesinden.

Sabri KUŞBAŞ Şeyh Tusî Sokağı'nın Köşesinde Mütevazi Dükkânının Önünde.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            MİSTEPE – Necati Bey, işyerinizin sırasındaki diğer esnafı tanıtmadan önce sokağınızda yer alan Dabakhane Câmii adının nereden geldiğini bizlere anlatır mısınız?

            TÜRKUÇAR – Tabi, vaktiyle Karslıoğlu Arastası’nda debbağlar bulunurmuş ve tabakhaneler varmış burada ama hatırlamıyorum. Dabakhane Câmii o günlerin hâtırasıdır. Esnaf, tabakhaneden ayakkabılık sahtiyan ve meşin alırdı. Kancalı mes ve çapula yapılırdı.

Ahmet AKYUNAK Paşa (Ferit Uluçınar) Abisiyle İşyeri Önünde Çay Sohbetinde.

Fot. : H. Deniz MİSTEPE - Haz. 2008 Zile ( http://www.sanaten.com/ Kingdom of Bahrain)

            MİSTEPE – Arastanın sizde çağrıştırdığı diğer anıları bizlerle paylaşır mısınız?

            TÜRKUÇAR – Ufuk Bey, karşı köşenin arkasında Çardak Kahve vardı. Çaylar oradan gelirdi. Her dükkân iplerle kahvehaneye bağlıydı ve iplerin ucunda küçük ziller bulunurdu. Gerede’den gılâse deri gelirdi.

Mehmet TEZEL, Hüseyin GÜNGÖRDÜ ve Ahmet / Şükrü DEMİRYÜREK Arastada Esnaflığı Sürdürmekte.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 08.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            Annem anlatırdı; kaleden atılan şarapnellerle arastada yangın çıkmış ve hayli hasar görmüş arasta. Niye olduğunu bilmiyorum. Tuvalet gene câmiin karşısındaydı. Çukur Yüznumara derdik ve yedi, sekiz basamaklı merdivenle helâya inilirdi.

            Hapan dediğimiz Zahire Pazarı bugünkü Kasaplar Arastası’ndaydı. Belediye Başkanı Ahmet VANLI zamanında hapan, BAĞ-KUR binasının olduğu yere taşındı. 1940’ta orası hapandı.

Zahire Pazarı (Hapan)'ın Görünümü.

Hulusi SEREZLİ Fotoğraf Arşivi

            Develer köylerden zahire getirirdi. Develeri hapana ıkıtırlardı; biz de çocuktuk, develerin tüylerini koparır, ceviz gibi dışkılarıyla oyun oynardık ve şimdi hatırladıkça gülmekten kendimi alamıyorum biliyor musun?

            Sokağımız önceleri taştan örme kaldırıma sahipti, Arnavut Kaldırımı değildi. Toprak zemin olarak hatırlamıyorum. Başkan Osman ÇETİN parke taşa çevirdi. Bugünkü geçme taş biçimine de Murat AYVALIOĞLU döneminde kavuştu.

Tevsian Küşat ve Ekmekçiler Arastası Namı ile Yâd Olunan Cadde-i Umumi Manzarasından (Zile –1909)

(Uzun Çarşı'nın 4 Şeritli Arnavut Kaldırımı Etrafında Zile Esnafı ve Eşrafı)

            Sokağın ortası da servi ve mazılarla ağaçlandırıldı. Karşı köşede gövdem kalınlığında söğüt ağacı vardı ve tüm arastalar dişbudak ağaçlarıyla yemyeşildi. Bu ağaçları babam ve dükkân sahipleri diktiler ve yetiştirdiler. Esnafın sergilediği mallar da Güneş’ten kavrulmaktan korunuyordu böylece. Mutedil bir iklim hâkimdi ortalığa. Ağaçları Nurettin TÜRKYILMAZ kestirdi. Kavak ağacı nadiren vardı ve Sadık’ın dükkânı önünde bir tane olduğundan Tek Kavağın Sadık derlerdi.

            Kelin Ahmet’in fırınından fırancala ekmek alırdık. Arasına tahin helva koyup yerdik öğlenleri. Önceleri sitillerle sonraları sefer taslarıyla çorba getirmeye başladık. Mevsimine göre peynir, zeytin, domatis, zavzu ve işgefeyi gatık yapardık. Son yıllarda sabahları kayınpederin Âşıkoğlu Necati ile en erken biz açardık dükkânı ve karşılıklı çorba içerdik birlikte. Bilirsin, ‘sabah namazını eda edip erken işyerini açanın rızkı bereketli olur’ derler.

Çağrı AKYUNAK Âşıkoğlu Ticarethanesi'nin En Son Temsilcisi.

Fot. : H. Deniz MİSTEPE - Haz. 2008 Zile ( http://www.sanaten.com/ Kingdom of Bahrain)

            MİSTEPE – Necati Usta, anlattıklarınız yakın geçmiş için büyük bir önemi haiz. Gelecek kuşağın bunlardan ibret alacağı kuşkusuz. Doyasıya nostaljiyi bizlere yaşatıverdin. Müsaadenle şimdi sokağın bulunduğumuz tarafındaki müdavim zanaatkârlarını bizlere anlatır mısın?

            TÜRKUÇAR – Memnuniyetle. Röportaja başladığımız karşı köşenin tam karşısında şu an Çubukçuoğlu Tuhafiye’nin sahibi Osman KUZU çalışmakta. Çubukçu’nun Osman KUZU manifaturacı. Bitişiğinde Kocaman’ın Ali Usta ayakkabı imalâtı yapardı. Dükkânı Lütfi TÜRKUÇAR satın aldı. Yanındaki dükkânda Kunduracı Adil SARGIN vardı. Dükkânın yarısında kunduracılık yapılır diğer yarısında da Mustafa SARIOĞLU çapulacılık yapardı.

Necati TÜRKUÇAR, Osman KUZU, Hüseyin GÜNGÖRDÜ ve Kasım PEKŞEN'in Şeyh Tusî Sokak'taki İşyerleri.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            Babam, 1955’lerde bu dükkânı satın alıp kendisininki ile birleştirdi. Önceleri imalât yapıyordu, sonra alım satıma dönderdi. Eyüp ÖZMUTLU dükkânımızda kalfalık yapardı, çevre pazarlara da pazarlamacılığa giderdi. Ulaşım imkânları artınca otobüslerle nakliye sorunu ortadan kalktı.Eyüp Efendi espri doluydu, neşeli bir insandı.  Yanımızda ayakkabı imalâtçısı İsmail PEKŞEN vardı. Dükkânı Mırız’ın Hüseyin SEVÜK satın aldı. Kâmil SEVÜK bir müddet işi devam ettirdi. O da alım satım yapardı. Dükkân şimdi yeni alıcısı tarafından işletmeye açılmaya hazırlanıyor.

            Komşusu Ali KUTLUER ayakkabı imalâtçılığı yapardı. İzmir’e göçtüler ve yerine torunu Ejder AKAY esnaflığı devam ettirdi. Şu an dükkân yeni sahibini beklemek üzere boş durmakta. Çekereğin Acıpınar Köyü’nden, petrolcülük yapan bir usta gene alım satıma devam etti. Daha eskiden Tembel Mehmet BAYGIN orada kunduracılık yapardı. O dükkânı Cemal EREN manifatura üzerine çalıştırdı. Şimdi Eren Tekstil adıyla karşımızda ticarete devam ediyor.

Lütfü Nejat AKYUNAK, Ahmet AKYUNAK Âşıkoğlu Ticarethanesi Önünde - Hüseyin GÜNGÖRDÜ Fatih Kundura'da.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            Göbekli’nin Hüseyin DERİNÖZ onun komşusuydu ve çapulacılıkla iştigal ederdi. Bitişiğinde Kasım PEKŞEN’in çapulacı dükkânı vardı. Şimdilerde Pekşen Pazarlama adıyla Nuri PEKŞEN ve oğulları sünger malzemesi ve döşeme ağırlıklı ticaretlerini sürdürmekteler.

            Köşede ise kunduracılık yapan birkaç esnaf çalıştı. Temoğun Kadir Usta vardı. Evkellioğlu Hüseyin kunduracılık yaptı; güzel ayakkabı yapardı. İşyerini şimdi Kızılcin’den Fatih Kundura ticarî unvanıyla Hüseyin GÜNGÖRDÜ devraldı. Ayakkabı ticareti yapıyor.

Dabakhane Câmii - Yapılış Tarihi 1935

Fot. : M. Ufuk MİSTEPE - 08.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            MİSTEPE – Sokağın girişinde, Bedesten Câmii bahçesi altında bir çeşme var. O çeşme de amfitiyatro mahallinden sökülerek buraya taşınmış ve tiyatronun kornişleriyle takviye edilerek bu tarihî mekâna uyum sağlamış. Aslında original haliyle yerinde kalsaydı daha isabetli olurdu. Çeşmenin haftının ön yüzü aşağısındaki ay-yıldızlı armadan onun bir Pontos Çeşmesi olduğunu tespit edivermiştik geçen yıl. Böylesine tarihî ve kültürel önem arz eden bir mıntıkada bulunuyor olmak hasebiyle ne söylemek isterdiniz?

 Eski Belediye/Kütüphane bahçesi aşağısındaki çeşmenin ön yüzündeki okla işaretli armaya dikkatlice bakınız.
Pontus armalarındaki Ay-Yıldız bu çeşmenin bir Pontos Dönemi'nden kalma Pontos Çeşmesi olduğu izlenimini vermektedir.
DİKKAT ! Çeşmeyi koruma altına alalım. Kitabesini yazıp, temizce restore edelim. Araçlardan ve hazine yağmacılarından koruyalım!

Fotoğraflar : H. Deniz MİSTEPE - Haziran 2008 Zile ( http://www.sanaten.com/ Kingdom of Bahrain)

            TÜRKUÇAR – Sokak adlarımızın hemen tümünün bir mâzisi var. Her gelen Belediye Başkanı bu isimlerle oynamamalı. Tarihe ve geçmişe saygı göstermeli. Hatalı isim değişiklikleri düzeltilmeli, yapılanlar unutulmadan aslına rücu etmeli diye düşünüyorum. Keşke, her sokağımız bu şekilde büyüteç altına alınsa ve değerleri korunabilse.. ne güzel olurdu! Sokağımızın adını bile doğru dürüst yazamamışlar. Bak eski ve yeni tabelâları halen duvarlarda çakılı duruyor. Eskisinde Şeyh Tusî bitişik yazılmış, yenisinde Şeyh Tutsi (?) olmuş! Her ikisi de hatalı; doğrusu 'Şeyh Tusî Sokak' olmalı.

Sokağın girişindeki ve çıkışındaki hatalı yazılımlarıyla Şeyh Tusî Sokak levhaları!

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            MİSTEPE – Bu söyleşi anında belki unutulanlar olur düşüncesi ile Araştırmacı ve Müzisyen Bekir AKSOY Beyefendi'ye de bir mesaj atmış ve konu hakkında onu da bilgilendirmiştim. Sağolsun bizi kırmadı ve röportaj metnini okuyarak gecikmeden cevabını mail mesajı ile bana gönderdi. Müsaadenizle bu katkıları da yararlı olacağı düşüncesi ile size okumak istiyorum.

            BEKİR AKSOY – Ufuk Bey, söyleşinizi çarşıyı gözümün önüne getirerek okudum. Hatırladığım kadarıyla kayınpederinizin dükkânın karşı sol köşesine yıllarca esnaflık yapan Muhittin DOĞDAŞ ağabeyimiz vardı. Yıllar öncesinde çapula ve çarık yapardı, daha sonra kara lâstik, hazır ayakkabı ve mes sattı. Birkaç yıl önce de vefat etti.

Fatih Kundura - Hüseyin GÜNGÖRDÜ ve Pekşen Pazarlama - Nuri PEKŞEN ve Oğulları İşyerleri.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            Bir de çukur helâların girişte sol yanında Zile'nin meşhur avcılarından Bekir Ağabeyimiz ayakkabı tamirciliği yaptı. Foto Uğur'un dayısı olur. Çukur Helâlar'daki suyu Bağdatlızâde yer altından lâğım kazdırarak oraya getirtmiş. Tuvalet yenilenince kot farkından dolayı aşağıda kaldı ve lâğıma verildi. Bu konu "Sebiller - Zile'nin Hayrat Çeşmeleri" çalışmamızda geçiyor. Yine câminin yanı Türkyılmazlar'ın manifatura dükkânı idi. Bu yer yıllar önce Kızılay'a ait Kızılay binasıydı. Daha sonra Türkyılmazlar'a geçti.

Necati TÜRKUÇAR'ın Ustalık Belgesi (01.08.1991) ve İşletme Açılış Ruhsatnamesi.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            Pontos Çeşmesi'nin karşısına düşen dükkânlar Zahire Pazarı'nın dış dükkânları idi. Orada terziler vardı, hazır iş elbise dikerlerdi. Yine orada deri ticareti yapan Turan NADİR'in dükkânı vardı. İlerde de şimdiki yıkılan Serezliler'e ait Taşhan vardı. Orayı toplu iş merkezi yapacaklardı, eski eser olan binayı yıktıkları için ruhsat alamadılar, onun için halâ o arsa eski duvarlarıyla boş duruyor, tabi ben işin inceliğini bilmiyorum. Kaleden şarapnel atılınca yanmış denilen olay Zile İsyanı'nda geçen hâdiselerdir. Ondan önce zaten Pontos Çeşmesi'nin arkasında Bedesten varmış. Bedesten Câmii de kompleksin o günlerden günümüze ulaşan bir bölümü zaten. Şimdilik aklıma gelenler bunlar, düşündükçe bilgiler çoğaltılabilir.

Oğuzhan KUL ve M. Ufuk MİSTEPE Âşıkoğlu Ticaret'te - Necati TÜRKUÇAR Üç Kardeşler Pabuç Sarayı'nda.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 07.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            MİSTEPE – Buraya kadar sokağın geçmişi ve müdavimlerinin bir kısmı hakkında hayli malûmat sahibi olduk. Konu hakkında açıklayıcı olmak üzere Necati Ağabey önemli bir detayı müsaadenle arastanız esnaflarından Nevzat PEKTEKİN Beyefendi'ye yönlendirmek istiyorum. Nevzat Bey, sokağınıza Karslıoğlu Arastası denilmesinin nedenini bize anlatır mısınız?

            NEVZAT PEKTEKİN – Ufuk Bey, bu konuyu detaylarıyla bilen yakın çevremizde insan hemen hemen kalmadı ama telefon ederek konu hakkında bilgisi olduğunu tahmin ettiğim büyüklerimize ulaşarak birazdan size doyurucu bilgi aktarabilirim. Şu an itibariyle size şunları söyleyeyim :

            Ben, Karslıoğlu Sabri Efendi'nin (H. 1307 - M. 1969) büyük kızı Şükriye Hanım'ın üçüncü çocuğuyum. Dedem Uzun Çarşı'da manav ve sebze komisyoncusu idi, yani kabzımaldı. Ailemiz 1893 Kars Muhacirleri olarak Zile'ye yerleşmişler. Orta Mahalle'deki Kaputlu Sokağın adı eskiden Karslıoğlu Sokak olarak geçmekteydi. Bilgileri teyit etmem için bana biraz müsaade ediverin ve İstanbul ve İzmir'den telefonla alacağım bilgilerle konuyu vazıh hale getirebileyim.

Tekin Ticaret ve Nevzat PEKTEKİN İşyerinde Röportaj Esnasında Arastayı Anlatırken.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 10.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            MİSTEPE – Bu görüşmelerin bizi önemli ipuçlarına ulaştıracağı muhakkak gibi görünüyor. İstanbul'daki ağabeyiniz Prof. Dr. Abdullah PEKTEKİN Bey ve İzmir'deki Necmettin ARTUĞ Beyefendi'nin verdikleri bilgileri bizimle paylaşır mısınız?

            NEVZAT PEKTEKİN – Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü'nden emekli olan Ağabeyim Zileli Prof. Dr. Abdullah PEKTEKİN Beyefendi'nin bana ifade ettiği bilgilere göre Karslıoğlu Sabri Efendi'nin iki üvey kardeşinden Ömer ARTUĞ'un arastada terzilik yaptığı, kayınbiraderi Fikri Bey'in de bu arastada terzi olduğu anlaşılıyor. Ağabeyim Abdullah Bey, Karslıoğlu Arastası ismi bunlardan dolayı ad olarak verilmiş olabilir demektedir.

Solda : Karslıoğlu Sabri Efendi ve Torunu Nevzat PEKTEKİN - 1954 / Ulu Câmi Arkası.
Sağda : Karslıoğlu Sabri Efendi ve Kelemci Hasan Ağa 1945/1950 Yılları Arası - Uzun Çarşı.


Nevzat PEKTEKİN Fotoğraf Arşivi / Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 10.04.2009 / Zile

            Dedem Karslıoğlu Sabri Efendi'nin erkek kardeşi Hilmi ARTUĞ'un oğlu Necmettin ARTUĞ Bey'den şimdi telefonla aldığım bilgiye göre Şeyh Tusî Sokağın bir aşağısındaki ona paralel olan küçük sokaktaki (şimdiki adı Murtaza Paşa Sokağı) dükkânların tamamı Karslıoğulları'na aitmiş.. yani Necmettin Bey'in dedesinin kardeşinin oğluna. Bu dükkânların üzeri de otelmiş. İşte bu sokağa Karslıoğlu Arastası deniyormuş. Çapanoğlu eşkıya çetesi, Zile İsyanı'nda kaçarken burada da yangın çıkarmış ve dükkânlar yanmış. Aileden iki kişi Şeyh Tusî Sokak'ta dükkân açmış. Kanaatimizce onların nâmı yukarı sokağa da adını vermiş olmalı.

            MİSTEPE – Necati Usta, Bekir Ağabey'in gönderdiklerini ve Nevzat PEKTEKİN Bey'in verdiği açıklayıcı bilgileri de böylece kayıt altına aldık. Bu güzel ve anlamlı söyleşiden ötürü sizlere müteşekkir olduğumu ifade etmeme lütfen müsaade ediniz.

Şeyh Tusî Sokağın Eski Müşterilerinden Ayakkabı Ustası Ferit Uluçınar (Paşa) ve Pontos Çeşmesi.

Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 10.04.2009 Şeyh Tusî Sokak / Zile

            TÜRKUÇAR – Ufuk Bey, asıl ben hassasiyetinizden ötürü size teşekkür borçluyum. Bizlere Zileli olmanın Zile’de doğmak demek olmadığını gösterdiniz. Minnettarlığımı size ancak şükranla ifade edebilirim; hakkınızı helâl ediniz. İstemeden sürç-ü lisan ettik ise affola!

                                                                                                                        10 Nisan 2009 Zile

 

Zile Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

YAZDIR