ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 25 Mart 2009 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

ÜNYE HABER POSTASI
ÜNYE TEMALI YAZILAR
MAKALE VE KÖŞE YAZILARIM - II

Makale ve Köşe Yazıları : M. Ufuk MİSTEPE
(Araştırmacı - Orman Endüstri Yüksek Mühendisi)

Ozan KULFANİ - Yüksel ŞEN - M. Ufuk MİSTEPE

Fotoğraf : Mehmet ÖZGÖÇMEN - 20 Şubat 2009 TMO Gen. Müd. Ankara

ÜNYE HABER POSTASI
ÜNYE TEMALI YAZILAR
MAKALE VE KÖŞE YAZILARIM - II


Ünye Haber Postası - Aylık Gazete, Yıl : 1, Sayı : 1, Ağustos 2008, 2 YTL.

MEDYA KÜLTÜRÜ VE ÜNYE
(Ünye Haber Postası Gazetesi - Yıl : 1, Sayı : 6, Şubat 2009, Misafir Kalem Köşesi'nde Yayımlandı.)


(Aylık Ünye Haber Postası Gazetesi - 2 TL, 10. sayfada yayımlandı.)

            1923 yılında matbaasıyla, Ordu’nun Uzunisa Köyü’nde “Güzel Ordu” Gazetesi ile Ordu ve Ünye basın hayatına yön veren Sayın Bilal KÖYDEN “Ünye Haberleri” serlevhalı köşesinde 25 yıl Ünye’mize hizmet vermişti.

            1954 yılına kadar Ordu’daki Gürses, Birlik, Boztepe ve Bütün Gazeteleri ile Fatsa’da yayımlanan Doğruluk Gazetesi Ünyeli’nin duygularına tercüman olarak Cumhuriyet’in gelişme yıllarında basın hayatımızı şekillendirmişlerdir. Yapılacak ciddi bir araştırma ile bu gazetelerde yayımlanan Ünye ile ilgili haberleri ortaya çıkarıp bir kitap halinde yayımlamak Ünye halkı için kültürel bir birikim olacaktır diye düşünüyorum.


Kaynak : Yüksel ŞEN Gazete Arşivi

            17 Mart 1954’te Mahir KOCAOĞLU’nun sahibi olduğu haftalık “Genç Demokratlar Ünye” Gazetesi 10 kuruştan medya yaşamına merhaba demiş ve üç ay hayatiyetini sürdürmüştür. 1958 yılında Sayın Baki ÖZKAZAN Samsun’da birkaç yıl yayın hayatını sürdürecek olan “Demokrat Ünye” Gazetesi’ni neşretmeye başlamıştır. 28 Mart 1960 tarihli Azmi ATASOY’un haftalık olarak tek sayfa halinde çıkardığı “Fatsa ve Ünye Postası” da basın arşivimizin incelenmeye değer belgelerindendir.

            Sayın Hayri ALTUNTAŞ 1960 yılında kurduğu matbaasında “Şirin Ünye Akkuş Sesi” adıyla haftalık ilk gazetesini 19 Mayıs 1961 tarihinde neşretti. Gazete “Şirin Ünye” adıyla haftalık olarak yayın hayatına halen devam etmektedir.


Kaynak : Yüksel ŞEN Gazete Arşivi

            Basın ahlâkı ile ilgili ilk dava da bu yıllarda görüldü. Yüksel ŞEN Bey’in anlatımıyla “26 Eylül 1964 tarih ve 209 sayılı Şirin Ünye Akkuş Sesi Gazetesi'nde yayımlanan "YAPAAAAR" başlıklı köşe yazısının içeriğinde, zamanın Belediye Başkanı Rahmetli Mithat KISACIKOĞLU, kendisine sataşma olduğunu iddia ederek, gazete sahibi, Rahmetli Hayri ALTUNTAŞ, Mes'ul Müdür Hasan MAYDA aleyhine Hakaret ve 20 Bin Liralık Tazminat Davası açmıştı. 13.07.1965’te Avukat Hasan ÖZTÜRK’ün savunmasında dava beraatle neticelenmişti.”

            Azmi ATASOY’un sahibi olduğu Mücadele Gazetesi 18.02.1987’de 31. yılını sürdürmekte olup, 1972'de Günlük olarak yayınına devam etmiştir. Yeni Haber, Ünye’nin Sesi Gazetesi ve 29.10.1965 tarihinde Bizim Ünye, 09.05.1969’da Ünye Çamlık, 02.06.1969’da Yeşil Ünye (Haftalık), 1969'da Olaylarda Gerçek (Günlük), 1972'de Darbe (Günlük), 18.08.1976’da Şafak, ardından 09.03.1977’de Çağrı Gazetesi yayın hayatına başlamıştır.


M. Ufuk MİSTEPE Gazete Arşivi

            1983’te Ünye’de Son Söz, 30.11.1988’de Ünye Doruk, Ağustos 1990’da Doğanay ve (Memlekete) Hizmet, 1991’de Ünye Peteği, 1992’de Ünye’den Bir Demet, Ocak 1993’de Ünye Belediyesi Harman Gazetesi, Ocak 1995’te Doğru Söz Gazetesi, Mart 1995’te aylık Ünye Ticaret ve Sanayi Gazetesi, Mart 1997’de Ünye Belediyesi Birlik Gazetesi, 15 Ocak 1998’de de Karadeniz Postası Ünye haberlerine önem atfederek medyada yerini aldı.


Kaynak : Yüksel ŞEN Gazete Arşivi

            Eylül 2004’te Ünyeses Net Sitesi sanal âlemde Ünye Kültürü’ne ciddiyetle damgasını vurdu. Eylül 2005’te ise Ünye’nin İlk Sanal Gazetesi olarak yeni bir çığır açtı. Yeni Hizmet, Şirin Ünye, Ünye Vizyon ve Ünye Kent Gazeteleri de sanal plâtformda yayınlarını halen sürdürmekteler.


Kaynak : Yüksel ŞEN Gazete Arşivi

            Aynı yıl içerisinde, yani 2005’te Şakir GÜREL’in Yeni Hizmet Gazetesi yayın hayatına girdi ve ardından Haziran 2007’de Sayın Hamza ALP Kuzey Noktası Gazetesi ve Dergisi’ni çıkardı ve bir yıl sonra kapattı. Yılmaz ASLAN Kuzey Gazetesi olarak yayını günümüze dek sürdürdü. Sayın Barbaros DOĞAN’ın 04 - 11 Mart 2008’de haftalık Ünye Vizyon Gazetesi, Mustafa MEHEL’in Haber Takip Gazetesi, Nebati PELİT’in Doğuş Gazetesi, İbrahim COŞKUN’un Gündem Gazetesi, 03 Kasım 2008’de günlük Ünye Kent Gazetesi, Ağustos 2008’de İstanbul’da yayımlanan aylık Ünye Haber Postası Gazetesi yayın hayatına merhaba dediler.

Fatsa ve Ünye Postası - 28.03.1960, Yıl : 4, Sayı : 155, Haftalık Siyasî Memleket Gazetesi, 20 kuruş.

Azmi ATASOY'un çıkardığı bu gazete kupürünü Fotoğraf Sanatçısı Süleyman İSKENDER göndermiştir.

            Gazetecilikte temel ilke basın ahlâkına bağlılıktır. Gazetecilik mesleğini seçmiş herkesin bu kurala tam olarak riayet etmesi ahlâkî bir zorunluluktur. Basın ahlâk kurallarının ihlâli durumunda cezaî bir müeyyide söz konusu değildir aslında. İlkelerin ihlâli durumunda toplum veya ilgili kuruluşlarca kınanma ya da en fazla, bu kuralı bozmuş gazetecinin bağlı olduğu müesseseden ihracı gibi bir durum söz konusu olacaktır.


Kaynak : Yüksel ŞEN Gazete Arşivi

            Basın özgürlüğü 1982 Anayasası'yla da garanti altına alınmaktadır. Ancak, yasada öngörülen hallerde bu özgürlüğün kötüye kullanımından sorumludur! Belkıs ULUSOY’un dediği gibi “Gazetecilik mesleğinin sürdürülmesini sağlayan kurallar bütünü olarak adlandırabileceğimiz basın ahlâk ilkeleri, haber verme özgürlüğünü desteklemeyi, kamuya sunulan haberlerin inandırıcılığını sağlamayı, basına devlet müdahalesinin önünü kesmeyi ve gazetecilik mesleğinin hak ettiği saygınlığı kazanıp korunmasını amaçlamaktadır.”

Şirin Ünye Gazetesi Çalışma Ofisi'nde Ünye Sevdalıları

M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 26.07.2008

            Bazı durumlarda basın, hakkında çıkan haberlerden dolayı kamuoyunda hakkında yanlış fikirler oluşmasına sebep olarak kişiye zarar vermiş olacaktır ki bu durum kesinlikle basın ahlâk ilkelerine aykırı bir durumdur.


M. Ufuk MİSTEPE Gazete Arşivi

            Güvenilir haber yayımlamak, kişileri rencide etmemek, kişilerin görüşünü almadan ve araştırmadan haklarında menfî yayınlar üretmek, hatasını anladığında düzeltme cihetine gitmek yerine daha da çirkefleşmek o gazeteyi ve gazeteciyi ancak MÜFTERİ durumuna sokar ki bu vurulan damga kolay kolay belleklerden silinemez!


Kaynak : Yüksel ŞEN Gazete Arşivi

            Ünye’de basın kuruluşlarının dikkat etmesi gereken husus eleman seçerken daha seçici olması ve az parayla çalışan, biraz yazı yazmayı beceren ve patronunun istediği her habere gözü kapalı koşacak türden elemanların yerine, genellikle gazetecilik okullarında eğitim görmüş, mesleğin tüm detaylarını öğrenmiş ve bu mesleğin önemini, değerini kavrayan nitelikteki kişileri istihdam etmeleridir. Yani "gazete için çalışan elemanlar"ı değil, "gazeteciler"i seçmeleridir.

ADIMIZ SANIMIZDIR BAŞKA İSİM BİLMEYİZ

Bir de Ünye dışından sevdalı olanlar var
Gazel okur uzaktan duyarsa bütün civar

Ufukta görünüyor nefis yüklü bir gemi
Mis kokulu tepeden gelmezmiş meğer yemi

Kaynak : Her İşe Maydanoz Eskice Hoca
http://www.sirinunye.com/detay.asp?hid=5365
.

            Basın, yadsınamaz bir güçtür. Bu gücü toplum lehine değil de ego tatmin aracı olarak çıkarları lehine kullanmaya çalışanlar mesleğe ne yazık ki leke sürmüş olurlar. Ünyeli, şerefli basın câmiasını her daim yanında görmek ister.


Belgeyi Gönderen : Yüksel ŞEN

            Öyle horozlar vardır ki öttükleri için Güneş’in doğduğunu sanırlar!

                                                                                                    M. Ufuk MİSTEPE
                                                                            Araştırmacı – Orman Endüstri Yüksek Mühendisi
                                                                                          19 Ocak 2009 14:20 / Ankara

ORDULULAR KABAKÇI MI?
(Ünye Haber Postası Gazetesi - Yıl : 1, Sayı : 7, Mart 2009'da Yayımlandı.)


http://www.unyehaberpostasi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=317:ordulu-kabakc-m-deilmi&catid=39:kultur-sanat&Itemid=108

            Vatanı Meksika ve Teksas olan, ülkemize XV. Asır’da giren KABAK, her ne hikmetse kabağını markalaştırmakla meşgul SAKARYA dururken, gündemi hiç de kabağıyla zorlamayan Ordu’nun başına patlamıştır. Ordulu deyince akla KABAKÇI yakıştırması gelir; KABAKÇILAR deyince de ORDULU!

            Kabak deyip de geçmemek lâzım. Kabak ülkemizde öylesine iyi adaptasyon göstermiş ki bal kabağı, süs kabağı, su kabağı, kestane kabağı, lif kabağı, sakız kabağı, helvacı kabağı, misk kabağı, asma kabağı gibi yüzlerce türle Türkiye’nin muhtelif bölgelerinde dağılım göstermiştir.


http://images.google.com.tr/images?hl=tr&um=1&q=kabak+foto%C4%9Fraflar%C4%B1&sa=N&start=126&ndsp=18

            Kabak yetiştiren veya satan kimseye KABAKÇI denir. Ordu Tarım Master Plânı’nda Tarım İl Müdürlüğü verilerini gözden geçirdiğimizde ekonomik değer olarak kabağın ne yazık ki esamesi bile okunmamaktadır. 1878 Trabzon Vilâyet Salnâmesi'ne göre Ordu Kazası'nda elde edilen tarım ürünlerinden KABAK'ın miktarı sadece 1.875 Kıyye'dir. Diğer tarım ürünleri yanında kabak çekirdeği mesabesindedir. Yalnızca miktar olarak 980 Kıyye'lik soğandan fazladır.

            Birçok ilde kabak yemekleri çeşit olarak.. kabak kızartması, kabak kalyesi, kabak dolması, zeytinyağlı kabak, kabak tatlısı, kabaklı türlü güveç biçimlerinde ayyuka çıkmışken, Egebank'ın eski sahibi Murat DEMİREL’in «Hepinizi kabak gibi oyarım!» ifadesinde işaret ettiği gibi Ordu İli’ni hak etmediği halde bu yakıştırmayla kabak gibi kim oymaya kalkmıştır?

            Ordu İli ve İlçeleri’nde kabak adını çağrıştıran birçok mesnet var aslında. KABAKÇI soyadı ile anılan insanlar yanında (Çaybaşı Lisesi’nde Ayhan Kabakçı, Şoför Recep Kabakçı, Ordulu Arıcı Kadir Kabakçı, Mesudiye Çaltepe Köyü Muhtarı Dursun Kabakçı gibi) Ünye Saraçlı Mahallesi’nde Kabakçı(lar) Mevkii’ndeki Kabakçı Deresi, Kabakçı Yolu, Kabakçı Sokak sıkça duyduğumuz kabak kökenli unvan ve yerleşim adlarıdır.

            Kabağın damgasını vurduğu bakın neler var?

            'Asiler ve Gaziler - Kabakçı Mustafa Risalesi' adlı kitap, padişah olan III. Selim'in tahttan indirilip yerine III. Mustafa'nın bir kez daha tahta çıkarılmasıyla sonuçlanan Kastamonulu 'Kabakçı Mustafa İsyanı'nı, 1807'deki Kabakçı İsyanı’nın önemini, isyancıların basit çıkar hesaplarının yanı sıra, modernleşmeye karşı da çıkmalarını anlatır. Rusya’da eğitim görmüş, zamanının profesyonel devrimcisi ve reform hareketlerini baltalayan Kabakçı Mustafa kabakçı lâkabını kabak tarlaları olduğundan değil, yolsuzluklarından dolayı almıştır.


Kabakçı Mustafa Risalesi - Kabakçı Salih Efe - Kabakçı denilen Sudanlı Zenci Dilenciler
http://yenisafak.com.tr/Cumartesi/?t=02.12.2008&i=152999

            Osmanlı Devleti’nde, “sosyal hayatın bir gerçeği” olarak kabul edilen dilenciliğin değişik türleri vardı. Mezarlıkların kenarında “ıskatçılar”, sebillerin önünde “sebilciler”, sesine güvenen “kasideciler”, mevsimlik işçi gibi çalışan “kabakçılar”, muharrem ayında ortaya çıkan “goygoycular” ve nefsini terbiye etmek için el açan dilenciler...

            “Kabakçı” denilen Sudanlı zenci dilenciler ise mevsimlik işçiler gibi çalışır, Mayıs ayından kış aylarına kadar dilenirdi. Kabakçılar için kış mevsimi safa sürme zamanıydı. Dilenmeye başlayacakları 1 Mayıs günü büyük bir şenlik düzenler ve kabaklarıyla sokakları dolanırlardı.

Erkin Özgül ve Hüseyin Özgül kardeşler, Bodrum'da 'Le Kabbak, Halikarnas Kabakçısı' adlı atölyelerinde doğal malzemelerle süs eşyası üretiyor.

http://www.zaman.com.tr/multimedya.do?tur=video&aktifgaleri=2469&aktifsayfa=85&galeriTab=MaxNew

            Osmanlı’da esrar dumanına kabak denirmiş. Ayrıca, esrarkeşlerin kullandığı bir çeşit nargile de bu adla anılırmış. İlginç değil mi?

            Kabakçı Salih Efe, Millî Mücadele Dönemi’nde Ege’de faaliyet göstermiş. Kabakçı, hem Yunanlılarla hem de yerli eşkıya çeteleriyle mücadele etmiş, yöresine çok büyük faydası dokunmuş bir halk kahramanı. Fakat Yunan askerlerinin de en çok nefret ettiği kimse. Hattâ Yunanlılar, köylerde tarla kenarlarına ekilen kabakları dahi “Kabak isminden dolayı” süngülemişler!

            Balıkçısı ile ünlü Halikarnas, şimdilerde Su Kabağı sayesinde Bodrum’da Halikarnas Kabakçısı ile harikalar yaratmakta.

Halikarnas Kabakçısı "Le Kabbak"

http://www.turkishculture.org/images/people/example-719-7-65696135.jpg

            Bütün bu kabakçılar Ordu’yu ne yazık ki ucundan kıyısından bağlamıyor! Giresun’un Sırgancıları Orduspor lig maçlarında mutlaka KABAKÇI yakıştırmasını tezahürat olarak kullanmaktan çekinmez. Kabak gibi sırıtarak “Bunların kabağı meşhurdur arkadaşım” diyen ve ortamını bulduğunda kabak çiçeği gibi açılan Sırgancı’ya Ordulu “Oolum, sen artuk gabak dadı verdin” deyip sazı u anda eline alur ve Yüksel ŞEN’den derlediğim anonim bir dörtlüğü terennüm eder :

            Ordu’nun kabakları
            Sığmıyor tencereye
            Şu Giresun kızları
            Çok çıkar pencereye

            Haklıdır da köpürmekte : Kars’ta kaşarcı, Gaziantep’te kaşıkçı, Maraş’ta dondurmacı, Şebinkarahisar’da lâhmacuncu, Denizli’de horozcu, Çorum’da leblebici, Zile’de pekmezci sizlere olumlu bir anlamı çağrıştırıverir ama “Ordu’da kabakçı” söylemi aynı reaksiyonu uyandırmaz.

Bu tür gabaklar Ordu yöresinde ne yetişür ne de görülür!

İki ayrı muhitte yetiştirilen kabak türleri.

Aha bu gabaklardan bizim ullarda bulabilürsün!

Yimek isdeyenlere şimdiden afiyet olsun!

            Biz, Ordu’nun kabağını soyanlarla uğraşırken bakın Ünye’nin Beylerce Köyü ne yapmış? “35 kilo kabak yetiştirerek, bu alanda rekor kırdığını belirten Ordulu üreticiye cevap veren Ünyeli Yılın Çiftçisi Abdulkadir Doğan, kendisinin 38 kilo gelen kabak yetiştirdiğini ve rekorun Ordu’da değil, kabağın yetiştirildiği Ünye’ye bağlı Beylerce Köyü’nde ve dolayısıyla kendisinde olduğunu kaydetmiş(!)”

            Çevremizde, aslı astarı olmayan haberler duyduğumuzda ya da olmamış kavun - karpuz satın aldığımızda “KABAK ÇIKTI” deriz. Fos çıktı veya ‘kelek çıktı’ dediğimiz de olur. Galiba Ordulu için yakıştırılan bu KABAKÇI yaftası da bana kalırsa kabak çıkacak gibi…

            Peki nerden geliyor bu KABAKÇI tâbiri kardeşim? Kabak gibi ortada kaldık yaa!

            Bir ipucu yok mu? Meselâ; tentürük (topaç) oynarken, dim’de duran tentürüğe gonduruk atış yapamaz da tentürük döndürülemeden toprak zemin üzerine şakkadanak yanlamasına düşürülürse “KABAK ATTI” denilir Ünye’de. İşte, aradığımız ipucu da bu işte!

Tentürük (Topaç) Turnuvası'nda Tentürüğün Kabak Atılışında Ender Bir Enstantane.

Uluslararası Ünye Festivali Orta Çarşı Ü-STP Etkinlikleri - 28.07.2007

            “Hoppalaa! Fare sığamadığı deliğe bir de kıçına kabak bağlayıp girmeyi denermiş. Tentürük niree Kabakçı nire gabak kafalı uşaam seni?” diyebilirsiniz.

Ünyelü Tentürükçüler ve Enerji Bakanımız eyi gonduruk atarlarkene görüliilar! Gabak da atmiilar ha!

Uluslararası Ünye Festivali Orta Çarşı Ü-STP Etkinlikleri - 28.07.2007

            Burada üzerinde durulması gereken ‘kabağa atma’ eylemi ve ardından Kabakçı soyadlı insanların bu yöreye nereden geldikleri?! Aşağıdaki tarihî bir Osmanlı oyunu bu soruya her halde ikna edici bir yanıt verecek gibi görülüyor. Gül yanında kabak anılmaz.. biz konuyu toparlayalım hele!

            Sultan II. Mustafa zamanında (1664 – 1703) Osmanlı Ordusu’nda Topkapı Sarayı’nın Kabak Meydanı’nda bulunan Kabak Direği etrafında at, mızrak ve kalkanla oynanan Kabak Oyunu ve Kabak Okçuluğu meşhurdu.

            At dörtnala giderken, uzunca bir direğin ucuna konan hedefin tam altından geçildiği anda okçu atışını yapardı. Kabak atışı, direğin ucundaki hedefin genelde kabak olmasından kaynaklıdır. Bu atışlar, kondüsyon, konsantrasyon, ata binme ve ok atma tekniğinin en üst seviyede olduğu atışlardır. Tırnaklı hayvanların ok meydanlarına girmesi yasaklandığından, bu atışlar için kabak meydanları tahsis edilmiştir.

II. Murad (1402-1451) şehzadelik zamanında
kabak okçularıyla meydanda kabak oyunu oynarken


 Kaynak : (Hünername, 16. yy)

            Bir zafer kazanılması, sultanın tahta çıkması ya da bir şehzadenin sünnet olması gibi olayların şerefine düzenlenen ‘donanma’ adlı şenliklerde, ‘kabak oyunu’ da bu tür şenliklerin gözdesi olarak öne çıkardı. Bu şenliklerde okları ile kabağın tam yerine rast getirip manzara koyanlar KABAKÇI unvanı ile anılırdı. Ve bu insanlar zamanla Osmanlı yurduna dağıldılar. Bir kısmı da Canik Sancağı’nın Eskipazar cıvarında (şimdiki Ordu’nun şehir merkezi) yurtlandılar.

            XVIII. Yüzyıl’ın başlarında, önceleri vergi toplamak için Osmanlı Devleti’nin görevlendirdiği yetkili kimseler (Muhassıl) zamanla başlarına buyruk hareket etmeye başlamış, bu yüzden bölgede asayiş kalmamıştı. İstanbul hükûmeti, Canik’te bulunan Osman Paşa’yı bu bölgede asayişi sağlamakla görevlendirdi. Osman Paşa askerleriyle birlikte gelip Ordu’nun Bucak semtine yerleşti. Askerler buradan her sabah Bayramlı’ya “Kaza-i Bayramlu Nam-ı Diğer Ordu” gidip vazifelerini gördükten sonra akşam sahildeki Bucak’a dönüyorlardı. Halk “Ordugâha gidelim” şeklinde konuşa konuşa karargâhın bulunduğu semtin adı zamanla Ordu olarak benimsenmiş, böylece Ordu adı iyice yerleşmiştir.


http://www.orduilimerkezkoyleri.com/eskiresimler.htm

            Binaenaleyh, iyi atıcı olan KABAKÇI’ların yoğun olduğu Ordu ve ilçelerinde tentürük oynarken KABAK ATMAK acemilik ve başarısızlık olarak kabul görür ve espritüel bir kahkaha eşliğinde seyredenleri de tebessüme boğar.

            Annıycanız, Ordulular eyi atıcı bi gabakçıdur ve gözünü kestürdüü hedefe bi godum mu anında gabaana oturtur.. annii mun? Gerisi bence asma gabaa acu, gulak asmıycan!

            Son söz : Tek ağlayanın kabak olduğu, mutluluğu bol bir bahar dileğiyle...

                                                                                                    M. Ufuk MİSTEPE
                                                                            Araştırmacı – Orman Endüstri Yüksek Mühendisi
                                                                                           22 Ocak 2009 12:22 / Ankara

ÜTSO PROJELERİ VE ÜNYE
(Ünye Haber Postası Gazetesi - Yıl : 1, Sayı : 8, Nisan 2009'da Yayımlandı.)


Kaynak : Hizmet Gazetesi - 09 Şubat 2009 Pazartesi

            ÜTSO binası Toplantı Salonu’nda 07 Şubat 2009 tarihinde 1.080 üyenin kayıtlı bulunduğu ve 887 kişinin oy kullandığı Ünye Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde 12 meslek grubuna ait sandıklardan 463 oy Hasan Şimşek'e çıkarken, Sayın İsmail Hakkı KARA’nın başarılı iki dönemi ardından Sayın ŞİMŞEK Başkan sıfatı ile hizmet beklentili yeni bir döneme imza atmıştır.

            İcraatın temel taşları olan projeleri ortaya koymak tecrübe, deneyimli kadro ve beyin jimnastiğini gerektirir. Mevcut kadro ile neler yapılabilir? Yapılabilecekleri önermekle Sayın Hasan Bey ve ekibi için Ünyeliliğin gerektirdiği vefa borcunu kısmen eda etmenin sorumluluğunda başarılı bir çalışma dönemi ümit ve temenni ediyorum.


Fot. : M. Ufuk MİSTEPE / Uluslararası Ünye Festivali Açık Hava Fotoğraf Sergisi.

            §  Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve İngiltere Odalar Birliği tarafından başlatılan “Türk Odaları İçin Kalite Stratejisi” programı çerçevesinde geliştirilen “Oda Akreditasyon Sistemi” ile ÜTSO’nun akreditasyon statüsü belirlenmelidir. ÜTSO tarafından yerine getirilmesi gereken asgari hizmetler ortaya konulmalı, üyelerine verdiği hizmet kalitesini her zaman daha iyiye götürmek için kendisiyle yarışan Oda, Akreditasyon Belgesi alarak tescillenmiş olmalıdır.

            §  Birbiriyle işbirliği halinde üretim yapan orta ve küçük işletmelerin, plânlı bir alanda ve ortak altyapı hizmetlerinden yararlanacak şekilde standart fabrika binaları içinde toplanmalarını temin için “Organize Sanayi Bölgesi Projesi” doğal ekosistemi bozmayacak ve turizm destinasyonuna menfi etkileri asgarîye indirilmiş tarzda hayata geçirilmelidir.

            §  Oda’nın Hibe Projesi hazırlamasını kolaylaştırmak için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Eurochambres işbirliği ile yürütülen “AB - Türkiye Oda Forumu Projesi” kapsamında ASO’nun “Hibe Projeleri Bilgilendirme Toplantıları”na iştirak edilmelidir.

            §  Farklı İşkollarında İstihdam Odaklı “Ünye Eğitim ve Belgelendirme Merkezi” başlıklı bir proje hazırlanmalıdır. Proje, belirlenecek alanlarla ilgili meslek lisesi mezunlarının iş piyasasının ihtiyaçlarına uygunluğunu ölçecek bir sistemi kurup, 15 - 30 yaş arasındaki eğitimli işsizlerin yeterliliklerini belirlemek, ihtiyaç duyulan konularda yeniden eğitim vermek ya da bu eğitimi veren kuruluşlardan hizmet satın almak ve bu gençlerin istihdamlarına yardımcı olmak şeklinde özetlenebilir. Eğitim Atölyesi bulunan Ticaret ve Sanayi Odaları’nın verdiği imkânlardan süreklilik arz edecek tarzda faydalanılmalıdır.

            §  Ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan gençlerin istihdamını sağlamak, sanayicilerimizin yetişmiş eleman ihtiyacını karşılamak, üretim kalitesini arttırmak, çalışanlara yeni teknolojileri kullanma becerisi kazandırmak amacıyla gençlerin meslekî eğitim alabileceği Avrupa Birliği desteği ile “ÜTSO Meslek Akademisi” kurulması yolunda araştırma ve girişimlerde bulunulmalıdır.

            §  Çevre kirliliğine meydan vermemek için sanayicilerimiz ÜTSO aracılığıyla Atık Geri Dönüşüm Borsaları ile ilişkilendirilmelidir.

            §  Ünye’de belirlenen mahallelerdeki yoksulluğun azaltılarak yaşam kalitesinin arttırılması için eğitimsiz ve işsiz kadınların, cinsler arası eşitliğin sağlanması ve ekonomik özgürlüklerine kavuşturulmaları hedefi doğrultusunda BM Kalkınma Programı’ndan finansal kaynak temin edilerek “Yenilikçi ve Üretken Kadın Olmak Projesi” hayata geçirilmelidir.

            §  Ünye kökenli sanayi sektörlerinin çevre bilincinin geliştirilmesi ve AB – Türk çevre mevzuatı konusunda bilgilendirilmesi ve çevre mevzuatına uyum konusunda ihtiyacın tespiti ile diğer odaların çevre alanında daha iyi hizmet vermesine yönelik örnek model sağlamak amacıyla "Firmam Ne Kadar Yeşil Projesi” Ünye’de yaşam bulmalıdır.

            §  MPM ile Ünye Kaymakamlığı ve ÜTSO işbirliğinde Ünye’de uygulanacak, “Verimliliği Artırma Projesi” gündeme alınmalıdır.

            §  Kalkınmada üretimin yanı sıra bölgesel kalkınmanın da önemine inandığını varsaydığımız ÜTSO; başta Ünye olmak üzere Akkuş, Tekkiraz, Terme ve Fatsa hinterlandında bölgesel kalkınmanın oluşturacağı güç birliğiyle, bölge ve Türkiye’ye getireceği faydaların farkında olarak dış ticaretin geliştirilmesine ilişkin bir projenin yürütülmesi için öncü görevi üstlenmelidir.

            §  "Kurumsal Kapasite ve Ticaretin Geliştirilmesi Projesi" start almalıdır. Hazırlanacak bu proje TOBB ve AB Forumu kapsamında ÜTSO’yu kurumsal olarak geliştireceği gibi Ünye’deki ticareti de geliştirecektir. Proje kapsamındaki ilçe AB’ye üye birer oda ile eşleşecek ve bu odalar arasında bilgi ve deneyim konusunda işbirliği yapılacaktır. Bu projeyle artık odamız yabancı dil bilen personel çalıştıracak, AB ülkelerindeki odaların çalışmaları konusunda bilgi sahibi olacaktır. Örneğin; ÜTSO, Fransa’nın Cannes kenti Ticaret ve Sanayi Odası ile eşleşmiş olabilecektir.

            §  Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ulusal kaynaklarımızın yanında Avrupa Birliği fonlarını KOBİ'ler başta olmak üzere sanayicimiz, tüccarımız ve esnafımızın kullanımına sunmak amacıyla çalışmalar yapmaktadır. Bakanlığın Proje ve Teklif Çağrıları’na önceden hazırlıklı olunmalı ve 1) Sanayi Altyapısının Geliştirilmesi, 2) AR-GE, İnovasyon, Teknoloji ve Bilgi - İletişim Teknolojileri Altyapısının Geliştirilmesi, 3) Turizm Altyapısı, Pazarlama ve Tanıtım Faaliyetlerinin İyileştirilmesi, 4) İşletmelere Temel Bilgi ve Danışmanlık Desteği Sağlanması 5) Sanayi Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesi alanları dikkate alınarak projeler önceden hazırlanmalıdır. Örneğin; Ünye’de oda ortaklığıyla hazırlanan bir iş geliştirme merkezi ya da laboratuar kurulması projesinde; o merkezin inşaatından, ihtiyaç duyacağı her türlü makine ve ekipman alımına, proje boyunca istihdam edilecek personelin giderlerine kadar her türlü harcama bu kaynaktan karşılanabilecektir.


Yeni Hizmet Gazetesi - 09.02.2009, Yıl 4, Sayı 134.

            §  Yenilenecek web sayfası ile SANAL FUAR alanı hazırlayarak, ÜTSO üyelerinin web sayfasında firma ve ürünlerinin tüm Dünya'ya tanıtılması çabası içinde olunmalıdır. Sanal Web Projesi ile web sayfası tamamen dinamik bir hale getirilip, sanal fuar alanı hazırlanmalıdır. Bu etkinlik firma tanıtımında, ürünlerini tanıtmada, müşteri portföyünü arttırmada fayda sağlamaktadır. Oda Web Sitesi sürekli güncellenmeli ve web sayfalarında, üyelere yönelik duyurular, Resmî Gazete özetleri hazırlanmalıdır.

            §  İmkânlar çerçevesinde Odamızda konularıyla ilgili hazırlık ve iştişarî görev yaparak çalışma sonuçlarını Yönetim Kurulu’na getirmek üzere gerekli Çalışma Komisyonları oluşturulmalıdır.

            §  Meslek Komiteleri’nden gelen teklifler ve darboğazlar karşısında üyelerin sorunlarına ilgili merciler nezdinde girişimde bulunularak, çözüm aranmalıdır.


Belediye Bşk. Ahmet ARPACIOĞLU, Ordu Vâlisi Ali KABAN, Kaymakam Dr. Osman GÜNAYDIN, ÜTSO Bşk. Hasan ŞİMŞEK
http://www.haberordu.com ve Yeni Hizmet Gazetesi Fotoğraf Arşivi

            §  Sınaî ve iktisadî konularda yayımlanacak yayınların tespiti ve desteklenmesi için yazarlara sponsor olunmalıdır. Aslî görevi olmasa da oluşturulacak kütüphane ile Ünye Bibliyografyası ÜTSO denetiminde bir disiplin altına alınabilir.

            §  Oda Sicil Belgeleri, Sanayi ve Ticaret Sicil Belgeleri ile Dış Ticaret Belgeleri’nin elektronik ortamda ve bürokratik işlemleri asgariye indirecek bir yapıya kavuşturulması için Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde gereken girişimler başlatılmalıdır. Bu yolla geliştirilecek “ÜTSO Otomasyon Sistemi” Oda’nın sicil, kapasite, sanayi, üye aidat, muhasebe, personel ve evrak sistemlerine bilgisayar desteği sağlamalıdır. Sanayi ve Ticaret Envanteri Elektronik Arşivi Ünye’ye kazandırılmalıdır.

            §  Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde vatandaşın belge ve bilgi talebi karşılanmalıdır. Oda ilgili birimlerinden istenildiğinde ücreti karşılığında bilgisayardan belge çıkarılabilmeli ve cd, dvd, disket, faks, scanner ve fotokopi vb. hizmetler verilmeli; yayınlar pazarlanmalıdır. Yeni Kayıt ve Terkin, Belgeleme, Durum Değişiklikleri ve Tescil Hizmetleri sanal ortamda kamuoyuna sunulmalıdır.

            §  ÜTSO tarafından anlaşmalı bankaya aktarılacak önceden belirlenmiş mevduat ile yaratılacak kaynaktan ve bankanın kendi havuzundan ÜTSO üyelerine proje destekli ve uygun şartlarda nakit kredi kullandırılması imkânları zorlanmalıdır.

            §  ÜTSO, danışman ve uzman kadrolarıyla kamu ve özel sektör kuruluşlarına, üyelerine danışmanlık yapmalı; araştırma raporları oluşturmalı, üyelerini ve Ünye halkını bilgilendirmelidir.

            Başkanlık nezdinde yeni yönetimi kutlar, projelerden bir ya da birkaçının kısa, orta ve uzun vadede gündeme alınmasındaki faydayı ve eski yönetimin deneyimlerinden istifadenin gerekliliğini memnuniyetle vurgulamak isterim.

            Esen kalınız.

                                                                                                     M. Ufuk MİSTEPE
                                                                            Araştırmacı – Orman Endüstri Yüksek Mühendisi
                                                                                            03 Mart 2009 16:30 / Ankara

     
Sayfa Devamını İzlemek ve Başa Dönmek İçin Tıklayınız

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR