ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 12 Nisan 2006 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

ÜNYE
VE
SON VAPURLAR

Makale : Yaşar KARADUMAN
(
Araştırmacı - Yazar - Gazeteci)
Mecidiyeköy/İstanbul - Kasım/2005
http://www.unyeses.net
yasar.karaduman@gmail.com

Yük Taşımada Kullanılan Mavnalar (Çaparlar)


http://www.unyeses.net/vapur.htm

ÜNYE
VE SON VAPURLAR

Gemi Çapası

Ünye İskelesi

“Ünye uzaktan, inci gibi dizilmiş evleri ile
yeni bitmiş bir tablo gibi görünürdü.”
Ordu Vapuru'nun güvertesinde söylenen bu yanık türkü
Fadime’ye ulaşır mıydı acaba?

            Ünye’de kaybolmuş mesleklerden biri de motorculuk ve denizciliktir, hattâ balıkçılıktır, komşu ilçelerimiz bile balıkçılıkta Ünye’den ilerdedirler. Daha önce bu mesleği yapanların çocukları babalarından bu işi devralmamışlardır, daha doğrusu babalar çocuklarını bu işi yapmalarını istememiştir. Denizcilik, motorculuk ve balıkçılık zor bir meslektir. Balıkçılık Ünye’de büyük iş kolu olarak gelişmemiş, ferdî olta balıkçılığı ve küçük ağ balıkçılığı düzeyinde kalmıştır.

Eski İskele ve Kumsalda Çaparlar
Lülecizade Rıfat Efendi ve Sıddık Tekirdağlı'nın Otel ve Altında Kahvehanesi

Ünye'nin 40 Parçalık İlk Kartpostal Koleksiyonundan (Gündoğdu Mağazası - 5 krş)
Ahmet - Gülay BİRBEN Fotoğraf Arşivi / Fotoğraf : Ahmet Hüseyin ŞEN

            Ünye’de eskiden olduğu gibi büyük balıkçı motorları kalmamıştır. Yalıkahvesinde kumlukta çekili üç beş kayıktan başka bir şey yoktur, onlarda çirkin bir görüntü vermekten başka bir işe yaramamaktadır. Çocukluğumda balıkçı motorları sıra sıra iskeleye yanaşır, kasalara kovalarla doldurulan balıklar ve hamsiler anında iskelenin başına kadar gelen kamyonlara yüklenirdi. Ay ışığının olmadığı karanlık gecelerde avlanan balıkçılar sabahleyin ağızlarına kadar dolu motorlarla dönerlerdi.

            Kalkan balığı yıllar var ki yemedim. Yesem de kalkan değil, ince yavru kalkanları tutup Karadeniz’i kuruttular, çocukluğumda babam kalkan alırdı.. eve götürürdüm, ağzından iple bağlarlar, balık bu ipten tutularak taşınırdı, balığı taşımakta zorlanırdım, on santim kalınlığı vardı, şimdikiler ise üç santim bile değil.

            Motorculuk ve denizcilik de, kaybolmuş işkollarından biridir Ünye’de, hattâ Ünye’yi ekonomik olarak yıllarca ayakta tutmuş bir iş koludur. Ünye’nin zengin kaptanları, onların konakları, yaşantıları, hamamları kitaplara konu olmuştur.

            Ünye bir Kadılar ve Kaptanlar şehridir, ben bunlardan sonuncusuna yetiştim, son motorları, son denizcileri, son kaptanları, son balıkçıları, son balıkçı filolarını ve haftada iki kere Ünye’ye uğrayan "Son Vapurlar"ı gördüm.

Eski İskele ile Şimdiki Park ve Yeni İskelenin Yer Aldığı Kumsal

            Ünye’de, kaybolan diğer meslekler bakırcılık, çömlekçilik, ayakkabıcılık gibi bu iş kolu da zamana ve teknolojiye yenik düşmüştür. Yaşı kırk veya kırkın üzerinde olanlar bu mesleği, mensuplarını, motorları, çaparları ve Ünye’ye gelen yolcu gemilerini hatırlarlar. Bunlardan bu mesleğin son temsilcisi, son kaptan “Yaşar Kaptan” benim amcamdı, onun ve son motor “Dumantepe”nin hikâyesinin çalışmaları sürmektedir, Ünye’de bir dönemi, bir mesleği ve insanlarını ile kaybolmuş bir zamanı anlatan bu yarı belgesel hikâye kısa bir zaman sonra http://www.unyeses.net 'te yayınlanacaktır.

Son motor Dumantepe ve arkada Tarı Vapuru


http://www.unyeses.net/vapur.htm

            Karadeniz kıyısındaki il ve ilçelerde yaşayan halk kara yolunun henüz bugünkü gibi gelişmediği yıllarda, İstanbul’a gemilerle giderlerdi. Bu gemilerde birinci ve ikinci mevkilerin yanı sıra güverte ve ambar mevkileri de vardı, gemiler siyah gemiler ve beyaz gemiler diye ikiye ayrılırdı.. siyah gemiler biraz daha eski ve iptidaî idiler.

            En zevkli yolculuk baş güvertede yapılan yolculuktu, ambarlar sıcak olur ve kokardı. Vatandaşlar yatağı yorganı güverteye serer, yemek çıkınını açar, yıldızlar altında seyahat ederdi, bir de kemençe olunca tadına doyulmazdı vapur yolculuğunun baş güvertede.

Ünye Limanı'nda İzmir Vapuru (Solda)

Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (Şen)

            Hopa, Trabzon ve Giresun yöresi insanları bu uzun yolculukta yanlarına kemençelerini muhakkak alırlardı. Yanık Karadeniz havalarını geminin baş güvertesinden rüzgârlar alıp giderdi uzaklara. Askere giden, gurbete çalışmaya giden Karadeniz uşaklarının ve kemençe sesinin acıklı notalarında memleketten ayrılmanın burukluğunu biraz olsun unuturlardı.

            Fadimeler köyde kalmıştı, izine kadar belki teskereye kadar uzun bir hasret başlıyordu. Buna dayanmak için kemençe gerekliydi,  Ordu Vapuru'nun güvertesinde söylenen yanık bir ayrılık türküsünü rüzgârlar alıp Fadime’ye götürür müydü acaba?

1949 ORDU VAPURU - 2 ADET BİLET

http://www.gittigidiyor.com/php/urun.php?id=617056#aciklama

            Bu vapurlar İstanbul’dan Hopa’ya kadar gider, sonra aynı şekilde geri dönerdi. İstanbul - Zonguldak - İnebolu - Sinop - Samsun - Ünye - Ordu - Giresun - Görele - Vakfıkebir - Trabzon - Sürmene - Pazar - Hopa’da yolcu ve yük indirir, sonra tekrar aynı limanlara uğrayarak yük ve yolcu alırdı. İstanbul’a gidiş - dönüş beş gün sürerdi.

            Ünye’de bu yolcu ve yükleme işi 2 - 3 saat sürerdi. Ünye’den esnaflarımız İstanbul’a satılmak üzere fındık, kendir, fasulye, mısır, elma, armut, canlı tavuk, yumurta, koyun ve benzeri ürünleri gönderirdi. Genelde vapurlar gündüz Ünye’de oldukları gibi, gece de gelirlerdi.

            Siyah vapurlar genelde yük ve posta taşırdı.. halk yolculuk için bunları eski ve bakımsız oldukları için tercih etmezdi. Halk arasında bu vapurlara “Baltabaş” derlerdi burunları sivri olmadığı için halk bunlara bu tâbiri uygun görmüştü.  Bunların isimlerine gelince, Aksu - Tarı - Sus - Cumhuriyet - Tırhan'dı.

Ege Vapuru Trabzon Limanı'nda

http://www.gittigidiyor.com/php/urun.php?id=38871#aciklama

            Bunların içinde en görkemlisi Cumhuriyet’ti, önünde yelkenli gemilerdeki gibi öne doğru uzanan bir boynuz vardı. Ünyeliler bu vapura bastonlu vapur derlerdi. En sık geleni Tarı ve Güneysu idi. Bazen aynı anda iki veya üç vapur birden gelip Ünye’nin tam orta yerine demirlerlerdi, bu harika tablonun seyrine doyun olmazdı, sonra teker teker hareket ederler, düdük çalarak Ünye’ye veda ederlerdi.

            Sonra beyaz gemiler gelirdi, Ege - İzmir - Ankara - Samsun – İskenderun - Ordu - Giresun - Trabzon. Ne çok gemimiz vardı, her hafta birkaç tane uğrardı Ünye’ye. Bunlardan Ordu - Giresun - Trabzon kardeş gemilerdi. Ege - İzmir ayrı bir kardeş, Samsun - İskenderun ise ayrı bir kardeştiler. En güzeli benim en çok sevdiğim gelişi ve gidişini hayranlıkla seyrettiğin "Ankara" idi. Ankara, İkinci Dünya Savaşı'nda Pasifik Denizi'nde hastane gemisi olarak kullanılmış, 'Pearl Harbor’ Japon saldırısında yaralanan askerler bu gemide tedavi edilmişlerdi. Savaştan sonra yolcu gemisi olarak değiştirilmiş ve Türkiye’ye satılmıştı.

1950 ANKARA VAPURU ANNE VE ÇOCUKLARI

http://www.gittigidiyor.com/php/urun.php?id=221800#aciklama

            Bu vapurlarda doğum olduğu zaman beyaz bayrak çekilirdi. Doğan bebeğin hüviyetine doğum yeri olarak vapurun adı yazılırdı. Ordu Vapuru'nda doğan bir vatandaşın hüviyetindeki doğum yeri hanesine “Ordu Vapuru” yazılmıştı.

Ankara Vapuru

http://www.unyeses.net/vapur.htm

            Ordu - Giresun - Trabzon en son alınan en yeni kardeş gemilerdi, kuğu gibi bembeyazdılar. Yason Burnu'nun ucundan dumanları görülür, yarım saat sonra nazlı nazlı inerler, Ünye’nin tam karşısına, sahilden bir buçuk kilometre açıkta kocaman bir kuğu gibi dururlardı. Samsun tarafından gelenler ise, açıktan Fener hizasına kadar gelir, sonra Fener'e doğru burnunu doğrultarak dik inerdi, sanki Fener'de karaya çıkacakmış gibi çok yakın geçer, birden dönerek limana inerlerdi, buradan bunları seyretmeye doyum olmazdı.

            Geminin daha Yason Burnu'ndan dumanı görünür görünmez yolcu ve yüklerini almış olarak hazır bekleyen motorlar ve onların çektiği “Çapar”lar (genelde yükle doldurulan taşıma mavnalarına “Çapar” derlerdi, bunların kendi motorları yoktu öndeki motora bağlanarak çekilirlerdi), hareket ederler, gemi demir atma yerine geldiği zaman onlarda geminin yanında olurlardı. Yolcular ve yükler boşaltılır, yolcular vapurun yanından indirilen bir iskele ile yukarı çıkar, yükler ise vinçler vasıtası ile ambarlara alınırdı.

Lülecizade Rıfat Efendi ve Sıddık Tekirdağlı'nın Otel ve Kahvehanesi, Cinbaş Necati'nin
Evi, Tatar Mahmut'un Evi, Liman Dairesi, Hükûmet Binası, Halk Fırkası Binası.


Ünye'nin 40 Parçalık İlk Kartpostal Koleksiyonundan (Gündoğdu Mağazası - 5 krş)
Ahmet - Gülay BİRBEN Fotoğraf Arşivi / Fotoğraf : Ahmet Hüseyin ŞEN

            Daha altı - yedi yaşlarında bir çocukken amcam beni de alır götürürdü, çocukluğum bu motorların üzerinde geçmiştir. Her seferinde gemiye çıkar güverteden uzaktaki Ünye’yi seyrederdim. Ta uzaklarda yemyeşil tepeler ve Ünye kıyıda, inci tanesi gibi dizilmiş evleri ile yeni bitmiş bir tablo gibi görünürdü.

            Ordu tarafından gelip İstanbul’a giden vapurlar yükleme ve boşaltma işleri bittikten sonra demir alır, burnunu Fener tarafına doğru çevirir, düdük çalıp Ünye’yi selâmladıktan sonra nazlı bir kuğu gibi yavaş yavaş gözden kaybolurdu. Motorlar geri döner, o günkü yükleme ve boşaltma işi bitmiş olur, motorlar, deniz durgun ise açığa demirlenir, fırtınalı veya dalgalı ise  karaya çekilirdi.

SDR@MENDERES ORDU VAPURU İLE
İZMİR'E HAREKET ETTİ - 15 MAYIS 1960 HÜRRİYET

http://www.gittigidiyor.com/php/urun.php?id=1517551#aciklama

            Yetmişli yılların ortalarına doğru bu iş kolu Ünye’de bitti, yolcu ve yük taşımacılığının kara yoluna kayması nedeniyle artık gemiler de gelmez olmuşlardır.

            Bu gemilerin çoğu da zamanla eskimiş yorulmuş, teknolojinin gerisinde kalmışlardır.  Kadeş, Tırhan, Aksu, Tarı, Güneysu jilet yapılmak üzere sökülmüş, Trabzon, Ordu, Deniz Kuvvetleri'ne verilmiştir. Ege, İzmir kardeş gemilerdi, biri yandı biri söküldü, Samsun - İskenderun kardeştiler jilet yapıldılar.

Foto : Osmanağazade Mustafa Nurettin - Eski İskele'de Vapura Binecek Yolcular ve Çaparlar


Gönderen : İbrahim GÜRKAN

            Ünye’de motorlar  ve mavnalar, bir müddet daha çalıştırıldı, sonra  onlar da zamana yenik düştüler, iş olmadığı için karada bakımsızlıktan çürüdüler, çoğu sökülerek,  motorları hurdacılara satıldı, odunları ise çömlek fırınlarında odun olarak yakıldı.

            Böylece Ünye’de deniz taşımacılığı ve motorlar, vapurlar dönemi kapanmış oldu.

“Ünye uzaktan, inci gibi dizilmiş evleri ile
yeni bitmiş bir tablo gibi görünürdü.”
Ordu Vapuru'nun güvertesinde söylenen bu yanık türkü
Fadime’ye ulaşır mıydı acaba?

Rıhtımda (Ünye İskelesi) Bir Vapur

Oy Benum Sevduceğum
Trabzon Türküsü
Kaynak Kişiler : Hüseyin Dilaver - Ahmet Yamacı

Oy Benum Sevduceğum (Da)
Olur Mı Böyle Keder
Of Sürmene Yaylası da
Onbeş Doktora Bedel

  Arafil Yomura Da (Oy)
  Gel Gidelim Pazar'a
  Ben Pazar'da Duramam (Oy)
  Beni Rize'de Ara

  Çıkalım Soğuksu'ya (Oy)
  Bir Eğlence Edelum
  Geldi Ordu Vapuru (Oy)
  Trabzon'a Gidelum
  Trabzon'un Feneri (Oy)
  İki Defa Döneyi
  Geldi Ordu Vapuru (Oy)
  Limana Mı Gireyi

  Trabzon Limanında (Oy)
  Vapurlar Dolaşıyı
  Var Akluma Gelende (Oy)
  Yüreğim Alişiyi

S/S İSKENDERUN VAPURU KARTPOSTAL

http://www.gittigidiyor.com/php/urun.php?id=398003#aciklama

Doğum yeri Ordu Vapuru
Hakan KABAHASANOĞLU/GİRESUN, (DHA)
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~5@tarih~2003-08-29-t@nvid~306781,00.asp

            İstanbul'da muhasebecilik yapan 52 yaşındaki Mehmet Uzunoğlu'nun nüfus cüzdanında doğum yeri olarak ‘Ordu Vapuru’ yazıyor. "Doğum olan gemilere beyaz bayrak asılırmış. Giresun Limanı'nda annemi almak için bekleyen amcam, vapurun direğinde beyaz bayrağı görünce benim doğduğumu anlamış" dedi. Nüfus Kâğıdı'nda doğum yerinin Ordu Vapuru olarak yazılmasının zaman zaman sorun yarattığını da kaydeden Uzunoğlu, ‘‘Özel sektörden muhasebeci olarak emekli oldum. Halen bir şirkette muhasebeci olarak çalışıyorum.

            En çok banka ve devlet dairelerinde sorunla karşılaştım. Doğum yerimi, ‘Ordu Vapuru' olarak söyleyince hangi il ve ilçeye bağlı olduğunu soruyorlar. Ya da işin içinden çıkamayıp Ordu diye yazıyorlar. Paket geliyor, Nüfus Kâğıdı'nı görünce vermiyorlar, İkametgâh İlmuhaberi istiyorlar. Bugüne kadar birçok sorunla mücadele ettim’’ dedi.


 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR